4- ORMAN ARAZİLERİNİN YAĞMALANMASI
IV. ÜÇÜNCÜ BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE BAĞLANTI YOLLARI PROJESİ ORMAN ARAZİLERİNİN YAĞMALANMASI ÖNLEMLERİNİ GÜÇLEŞTİRECEKTİR.
TMMOB Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Besim Sertok’un belirttiğine göre; üçüncü köprü yapıldığında İstanbul ormanlarının üçte biri büyüklüğündeki alan, arazi yağmasına açık hale gelecek. ( Radikal Gazetesi / Serkan OCAK 28.05.2010)
“Açıklanan 260 kilometrelik güzergâhın 182 kilometresi ormandan geçiyor. Otoyolların iki yanındaki güvenlik amacıyla açılan 40x40 metre alan da eklendiğinde 182 km uzunluğunda ve 125 metre genişliğinde yol yapımı anlamına geliyor. Toplamda sadece asfalt kaplı alan 2 bin 275 hektar olacak.”
“Bundan daha tehlikeli olan, bu yolun çekim gücüyle oluşacak yerleşimlerdir. Yüzde 20’si orman alanlarından geçen, TEM otoyolunun çekim gücüyle oluşan Sultanbeyli ve Sarıgazi gibi yerleşimler yerlerinin büyüklüğü 25 bin hektar büyüklüğündedir.”
“Yüzde 70’i orman alanlarından geçmesi planlanan yeni yolun gerçekleşmesi halinde, basit hesapla 85 bin hektar orman alanı, bu yolun çekim gücüyle oluşacak, orman ve hazine arazilerinin gasp ve işgal edilmesiyle ortaya çıkacak yerleşimlere sahne olacaktır. Bu büyüklük İstanbul ormanlarının üçte biridir.”
* “İstanbul’da orman ve hazine arazilerinin gasp ve işgal edilmesiyle elde edilen 2B arazileri en az 200 TL/m2 fiyatla satılıyor. 85 bin hektar (850 milyon metrekare), 200 TL/metrekare birim fiyatla çarpıldığında, 170 milyar tutarında bir getirim ortaya çıkıyor.”
V. ÜÇÜNCÜ BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE BAĞLANTI YOLLARI PROJESİ “DOĞAL SİT ALANI” KARARLARINA AYKIRI NİTELİKTE
BİR UYGULAMA ÖNGÖRMEKTEDİR:
İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 15.11.1995 tarih ve 7755 numaralı kararı ile Beykoz’un kuzeyi I. Derece, Sarıyer’in kuzeyi ise II. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir.
Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Bağlantı Yolları Projesi; “Doğal Sit Alanı” kararına aykırı ve açıkça bu kararı yok sayan bir yaklaşımın ürünü olduğu açıktır.
Kararın “ 5-j) Bu kararla birlikte bölgede bundan böyle hiçbir ağacın kesilemeyeceği, kıyı dolgusu, hafriyat, düzenleme v.b. uygulamaların yapılamayacağı ve bölgenin doğal dokusu ile tescilli ya da henüz tescili yapılmamış kültür varlığı niteliğindeki yapı ve tesislerin (Köy içlerindeki ahşap evler, eski bağ evleri, çeşmeler, eski mezarlıklar, camiler, dini yapı kalıntıları ve her türlü taşınmaz değerler) Kurulumuz izni olmadan yıkılamayacağı ve onarılamayacağı koşulunun da ilgili kurumlara bildirilmesine,
………………………..
Karar verildi.” biçimindeki hükmü de, bunun açık bir göstergesidir.
VI. ÜÇÜNCÜ BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE BAĞLANTI YOLLARI PROJESİ “İSTANBUL ULAŞIM ANA PLANI”NA AYKIRIDIR.
Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Bağlantı Yolları Projesi; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, İTÜ ULAŞTIRMA VE ULAŞTIRMA ARAÇLARI UYGULAMA ARAŞTIRMA MERKEZİ’NE hazırlattığı Aralık 1997 tarihli İSTANBUL ULAŞIM ANA PLANI’NA da aykırıdır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde hazırlanan bu planda, 3 üncü Boğaz Köprüsü ve çevre yolları ile ilgili değerlendirmelere esas olacak şu bilimsel görüş ve sonuçlar yer almaktadır.
……….
Yukarıda belirtildiği gibi, kentin ana arterleri üzerindeki trafik tıkanıklıklarını gidermek için yeni yollar yapmak, hem kentin doğal ve tarihi yapısını tahrip etmesi hem de orta ve uzun dönemde yeni ulaşım sorunları yaratması nedeniyle uygun bir çözüm değildir.”
………..
Ulaşım planları kent planlarının ayrılmaz ve çok önemli bir öğesidir ve kent planları ile birlikte geliştirilmelidir. Gelecekteki ulaşım talepleri, öncelikle, gelecek için öngörülen arazi kullanım kararlarına göre oluşacak kent yapısına bağlıdır. Arazi kullanım yapısı ile ulaştırma sistemi arasındaki etkileşim iki yönlüdür. Kentin arazi kullanım yapısı (nüfus, istihdam, sanayi, ticaret, okullar, konut alanları ve MİA dağılımı) ve ulaştırma sisteminin karakteristikleri ulaşım taleplerinin büyüklüğünü ve niteliklerini belirlemektedir. Öte yandan, yeni bir ulaştırma projesi ile belirli bölgelere ulaşılabilirliğin sağlanması, orta ve uzun dönemde o bölgelerin arazi kullanım yapısını da etkilemektedir. Arazi kullanım planları ile ulaştırma arasındaki ilişkileri iyi anlayarak ve kentin gelecekteki arazi kullanım yapısını doğru planlayarak gelecekteki ulaşım taleplerini azaltmak, diğer bir deyimle birçok ulaşım sorununun ortaya çıkmasını önlemek mümkündür”
Görüleceği üzere, Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Bağlantı Yolları Projesi; bu bilimsel rapora da aykırıdır. Ulaştırma konusunda Türkiye’nin en önde gelen bilimsel kurumlarından birinin hazırlamış olduğu bu ulaştırma raporu, İstanbul’un ulaşım sorunu ile ilgili temel doğruları vurgulamış ve bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne uygulaması gereken bir rehber sunmuştur. Ancak bu rapor hiç dikkate almamış ve uygulamamıştır.
VII. ÜÇÜNCÜ BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE BAĞLANTI YOLLARI PROJESİ ANAYASA’DA, YASALARDA VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERDE YER ALAN
HÜKÜMLERE; HUKUKA AYKIRIDIR.
İstanbul’un Kent içi Ulaşım ve Trafik sorununu çözmek adına, mevcut durumu daha da kötüleştirecek ve bunu yaparken İstanbul’un, sürdürülebilir yaşam açısından son derece önemli olan doğal değerlerinin zarar görmesine neden olacak Üçüncü Boğaz Köprüsü ve Bağlantı Yolları Projesi dav, Anayasa’ya, yasalara ve uluslararası sözleşmelere de açıkça aykırıdır. Şöyle ki;