"BAS PARAYI AL YAYLAYI!.
"BAS PARAYI AL YAYLAYI!.." (SAMİ ÖZÇELİK)
11 İLDE 126 ALAN YAYLA OLMAKTAN ÇIKARILDI
Yeşil Yol Projesi yapılmaya başlandığında ülkenin aydınları, gerçek doğasever insanları bunun büyük bir felaket olduğunu ve amacın dağları, yaylaları ranta, madencilere açmak olduğunu söylemişlerdi. Karşı çıkan insanlar anında “HAİN” “ilan edildi. “Bunlar Ülkenin kalkınmasını istemeyen dış güçlerin maşalarıdır” dendi!.
Oysa bu yolları yapanlar, hangi hesap içinde yaptılar? Samsun’dan Sarp kapısına kadar 2 bin rakım üzerinden yollar yapıldı. Dağlar, yaylalar büyük zarar gördü. Bu yaylaların hepsinde yollar vardı aslında. sadece birbirine bağlı değildi. Yeşil Yol projesi aynı zamanda büyük bir ranttı!.
Oysa buradaki yollar yılın en çok 3-4 ayında açık olabilecekti. Ama bir söz var. Bir yer ulaşılmaz ise senin değil. O halde buraların ulaşılır hale gelmesi lazımdı ki birilerinin olabilsin!.
11 İLDE 126 ALAN YAYLA OLMAKTAN ÇIKARILDI
Yayımlanan listede Adana’dan 9, Artvin’den 1, Bolu’dan 3, Erzurum’dan 7, Eskişehir’den 3, Giresun’dan 35, Kahramanmaraş’tan 20, Kastamonu’ndan 1, Konya’dan 35, Kütahya’dan 7 ve Trabzon’dan 5 alan bulunuyor.
14 milyon metrekarelik alan, yaklaşık olarak İstanbul’un Kağıthane ilçesi büyüklüğüne denk geliyor.
Kararda referans verilen söz konusu kanunun ilgili maddesinde şu ifadeler yer alıyor:
“Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir”
yüz yıllardır yaylacılık yapan bunun için asırlar önce yayla yapmış insanlara yaylanız kaçak kira vereceksiniz, bazılarını yıkacağız dediler!. Ama şimdi yaylaları ranta açıyorlar. anladınız mı niçin böyle bir şey yaptılar?
Bugün 14 Milyon metrekarelik yayla alanları “yayla” olmaktan çıkarılarak ranta açıldı. Bu kararı tek başına cumhurbaşkanı Erdoğan verdi. Kimseye bunun nasıl bir zarara yol açacağını sormadı bile!. Bir yandan ülke dışında Mehmetçiklerimiz canları pahasına vatan toprağı için savaşırken, diğer yandan ülke içinde topraklarımız ranta açılıyor!. Asla para ile ölçülmemesi gereken topraklarımız, yaylalarımız, derelerimiz, ormanlarımız, madenlerimiz, dağlarımız, her şeyimiz para için satılıyor!. Vatan elden giderse paranın ne anlamı var?
Türkiye artık, “Yaptım oldu” anlayışından hızla kurtulmalı. Bu ülke bir kişinin babasının malı değildir. Bu ülke 82 milyonun, henüz tüyü bitmemiş milyonların vatanı, ülkesi beşiği, mezarı, dünyası, ahreti ve cennetidir. Bu nedenle bir kişinin demesiyle, yazdığı yazı ile satılamaz ve satılmamalı. Mutlaka mahkeme edilmeli. Bu millet aç kalmıştır, ayağına çarık bulamamıştır. At pisliğinin içinden buğday denlerini çıkarıp dövüp ekmek yapmış yemiştir. Mermi yemiştir, hunharca katledilmiştir. Ama asla toprak satmamıştır!.
Bu ülkenin yer altı kaynaklarının tamamı neredeyse yabancı şirketlere satıldı. Bunların toplam ruhsat alanı yaklaşık 300 bin KM kareye ulaşmış!. Ülkenin neredeyse %40’ına denk geliyor!. Limanları, fabrikaları, yolları, köprüleri, aklınıza gelen her şey özelleştirme adı altında elimizden alınmıştır!.
Mazlum Çoruh, sen ölmeseydin eğer; bugün sözün olacaktı biliyorum. BOP’un ülkemizdeki seyrini ne de güzel anlatırdın. Zeka kıtlığında olan bile anlayacak şekilde. BOP Artvin’de ÇEP’e bürünmüştür derdin!. Çoruh Enerji Planı ile Dünyanın en hızlı akan nehirlerinden Çoruh’u öldürdüklerini söylerdin. Çoruh üzerinde daha küçük santraller ile daha çok enerji üretebileceğimizi ve kadim vadiyi de kaybetmeyeceğimizi anlatıyordun!. Sana tek bir kişi bile cevap veremiyordu. Çünkü kitabın ortasını söylüyordun....
Barhal’ın zirvelerine Kaçkarların Altıparmak geçidinin etrafında dolaştın. Suyun dağlardan denize kadar olan macerasını, seyrini anlatmak için 70 yaşını geçmişken dolaştın. İTÜ’de Yüksek Lisans yapıyordun. Bunlar benim sözümü emekli mühendis iken dinlemeyecek, bari akademisyen olayım da belki dinlerler, bizi bekleyen büyük tehlikeyi anlatırım.” Diyordun.
Ve sonrasında Mazlum Çoruh; Oğlum korkarım benim ömrüm buna yetmeyecek. Ben öyle hissediyorum. Vaktin daraldığını, bunun için geç kaldığımı hissediyorum” diyordun. Öyle de oldu Mazlum Çoruh.
Sen bu dünyadan göçüp gittin. Ruhun şad olsun, mekanın cennet. Ama bize çok büyük ve çok ağır bir yük bıraktın. Keşke bu yükü taşımayı öğretseydin. Birkaç yürekli insan belirleseydin, onların isimlerini verseydin. Tek başıma bunu nasıl kaldıracağım, altından nasıl kalkacağım bilemiyorum. Mazlum hocam; Artvin’de gazete künyelerinde adı gazeteci olarak geçenlerin sayısı toplamda 60’ı buluyor.
Ama bunları görecek, yazacak kalem 2, bilemedin 3 bile olmayacak!. Çok üzgünüm. Sıkıntıdan “ZONA”ya yakalanmıştın. Korkarım bu gidişle ben de bir şeylere yakalanacağım. Evet, şaşırmadık, yayla yolları boşuna yapılmadı. "Yeşil yol" bu rantın kamuflaj kod adıydı!. Oradaki yeşil “doların yeşili”ydi. Bas parayı bul karayı misali, bas parayı al yaylayı!. Kuveytlisi, arabı, ingilizi, parası olan herkes basacak parayı alacak yaylayı!. Biz de bununla borç kapayacağız!. Altın yumurtlayan tavuğunu kesen cahil köylü durumundayız dostlar.
Hiç unutmam. Artvin’in unutulmayan valilerinden birisi de şimdi AKP Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu’dur. Bir turizm sempozyumunda yaylaların turizme açılmaması gerektiğini söylüyordu. Haberlere konu oldu. Aydoğdu’nu yerel ve ulusal basın yerden yere vuruyordu. Şimdi aynı şeyi mi düşünüyor, yine açıklama yapabilir mi bilemiyorum.
Ama çok haklı bir şey söylüyordu 15 yıl önce!. Ülkemiz elimizden gidiyor. Haritada bizim görünse de içindekileri yani neredeyse tüm varlıkları başkalarının elinde!. Madenleri, ormanları, suları, yaylaları, limanları, yolları, köprüleri, gördüğünüz her şey parayı bastıranların. Biz kendi ülkemizde paryayız artık! -Sami Özçelik-