CAM KIRILMALARI-1

Misafir Yazar fatihten@gmail.com


Bu yazıyı parti içi bir seçimi kaybetmiş bir politikacının hezeyanı olarak görenler başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, gerçeklere gözlerini kapamak, üç maymunu oynamaya , her kademede küçük küçük iktidarlarının şehvetinde yaşamaya devam etmek istemeleri demektir.

Bu istek her birisinin günlük sıradan hayatları için önemli olabilir ,ama ülkemizin ve cumhuriyetin içinde bulunduğu bu en tehlikeli virajda ülkemizin geleceği için çok ama çok önemsizdir.

 

Aslında bakarsanız her siyasi davranışın. gruplaşmanın, pozisyon almanın ve taraf olmanın altında mutlaka sosyolojik bir neden olabilir, hatta dünya kapitalizminin bugünkü parasal değerlerine baktığınızda bile, küresel anlamda büyük rakamlarla ifade edilebilen, kentsel rantların büyüklüğü ve bunların paylaşımını sevk ve idare eden yerel yönetimlerde, daha etkin olabilmek için de olabilir. Bu durum tamamen ahlaki bir sorun kriminal bir durumdur.

 

Ama CHP deki sorun çok daha büyük ve yapısaldır. Onun için son il başkanlığı seçiminde genel başkanın üye profil ortalamasının dışında farklı sosyolojik yapıdan bir arkadaşımızı destek anlamında işaret ettiği bir gerçektir. Bu anlamda bu süreçte şahsımın da genel başkanın desteğini almaya çalıştığım da doğrudur. Bu durum her ne kadar normal demokratik seçimlerde doğal olmasa da, aslında son bir hamleyle bu büyük kırılmanın önüne geçebilirmiyiz çırpınışıydı.

Bütün bunları ifade ederken seçilen arkadaşımızla ilgili olarak olumsuz hiçbir şey söylemek hattimize değildir. aksi kendilerine haksızlık olur.Çünkü ben sayın başkanı partili bir arkadaşım yoldaşım olmasının dışında tanımadığım gibi kendileri ile hiçbir sorunum olmamıştır.

 

Yapısal sorun diye tarif etmeye çalıştığımız durum tamda iktidara gelemeyişimizin temel gerekçesidir. Bütün bunları analiz ederken rakamları doğru okumak gerçeğe ulaşmada yolumuzu açacaktır,tabiki eğer gerçeklerle yüzleşmek istiyorsak. Onun için en son seçimlerde almış olduğumuz yüzde yirmi beş oyu iyi analiz edersek, bu oyun içerisinde CHP örgütünün katkısı çok sınırlıdır. Bende dahil örgüt içerisinde çalışan arkadaşlarım, özellikle kadınlar, kısıtlı sayıda gençler belki kızacaklar ama gerçeği ısrarla kovalamalıyız diye düşünüyorum.Almış olduğumuz oyun büyük bir kısmını verenler partinin politikalarıyla,liderinin kim olduğuyla,örgütünün çalışmalarıyla,adaylarının kimliği ve uzmanlık alanlarıyla hiç ama hiç ilgilenmediler doğrusu. 

Peki biz bu oyu kimden aldık?

 

Ağırlıklı olarak

Büyük oranda kentli seçmenlerden,aydınlardan,

Liberallerden,

Eski ANAP ve DYP nin kentli cumhuriyetçi kesiminden,

Öğretmenlerden cumhuriyet dönemi memur ve bürokratlardan,

Anadolu’da geleneksel olarak CHP li kalabilmiş olan ailelerden,

Gerçek dindarlardan, 

kismen kentli gençlerden ,

Üniversite öğrencilerinden,

Kismen azınlıklardan,

 

Kismen hiristiyan,Musevi,Katolik, Süryani,gibi Farklı din mensuplarından

CHP genel merkez propaganda çalışmalarının, büyük reklam ve tanıtım faaliyetleri ve maliyetlerinin, örgüt emekçilerinin çok büyük özverili koşturmasının inanın ki yüzde birlerle ifade edilebilecek bir katkısı olmamıştır olamamıştır. Keşke olabilseydi.Bütün bu çalışmalar partiye oy vermeyen veya vermeyecek farklı sosyolojik kitleleri veya sınıfları partiye oy vermeye ikna edememiştir.

 

Bütün bu analizleri yaparken Genel başkanın özverili ve disiplinli çalışmalarını görmezden gelmek, kendilerine büyük haksızlık olur.Bizzat benimde şahit olduğum, mesleğimden dolayı çok eskiden beri tanıdığım ve çalışma temposunu bildiğim ve takip ettiğim, bitmek bilmeyen enerjisi, isteği , disiplini, ve arzusu takdire şayandır.ama dediğim gibi biz gerçeğin peşinden koşmaya devam edeceğiz.

 

Partinin üye yapısının sosyolojik ortalaması ile oy verenlerin sosyolojik ortalaması örtüşmediği gibi istatistiksel olarak tarif edilemeyen ve anlamlı bulunmayan vahim bir tabloyla karşı karşıyadır gerçekte partimiz . Maalesef bu tablo her geçen gün biraz daha içinden çıkılmayacak bir durum haline gelmekte, daha kötüsü parti içerisindeki mücadelesini bırakan çok sayıda insan yılgınlık ve bezginlik içerisinde köşesine çekilmiş veya çekilme durumundadır.

 

2016 yılı cumhuriyet ve onun laiklik başta olmak üzere var olan değerlerinin tarihsel süreç içerisinde en büyük tehlikeyle karşılaşacağı yıl olacaktır.Tehlikenin büyüklüğü bu rejim değişikliğ isteğinde Akp iktidarı ve küresel emperyalizmin anlaşmaya varmış olmasıdır.Batı emperyalizmi sevr i hayal etmekte ve Lozanı unutmamaktadır.İşte tam da bu noktada CHP en zayıf noktada yakalanmıştırki,cumhuriyetin en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde.

Başbakan Davutoğlunun anayasa değişikliği adı altında başkanlık rejimini dayatmaya çalıştığı ve bu anlamda CHP yi ziyaret ettiği birkaç gün önceki durum tıpkı koalisyon görüşmelerinin yapıldığı büyük aldatmaca dönemini hatırlattı.

 

CHP ve yönetimi şimdilik bu tuzağa düşmüş,sanki kendisine bir rol verilmiş gibi hevesle ciddi açıklamalarda dahi bulunmuştur. 

AKP nin her zaman yaptığı gibi hedeflediği noktaya varmak için normal yolların tamamını deniyor,diğer siyasi partileri bu oyuna alet ediyor,kendisi durumu çıkmaz bir noktaya taşıyor,ve sonra halka diyorki bakın herşeyi denedik bunlar sorun çıkarıyor,hadi referanduma veya seçime.Elindeki büyük medya olanakları ve başarılı algı yöntemleri ile başarılı oluyor.

 

Partimizin bu tuzağa düşmeyeceğini ve cumhuriyete sahip çıkma noktasında uyanık ve istekli olacağını umuyorum. Bulunduğumuz nokta köprüden önce son çıkış noktasıdır.

Yine umuyorum yaklaşık sekiz aydır devam eden parti içi seçimlerde bütün enerjisini, stratejik zekasını, parti içerisindeki farklı bölgelerden,dini ,,ve etnik gruptaki partili arkadaşlarını tasfiye etmek için kullananlar bu gerçeklerin farkındadır.

Bu arkadaşlarımızın en fazla ihtiyacı olan insanlar bu ülkenin her tarafından ve her bölgesinden demokrat insanlarıdır.Bütün ülkenin ihtiyacı olduğu gibi

Hep beraber şu soruya bir cevap arayalım 

 

BİZİM DOĞRULARIMIZA İNANMAYAN HALK AKP NİN YALANLARINA NEDEN İNANDI

Bu soruya doğru cevabı bulalım da bu iş bitsin, cevabını bulma umuduyla sevgiler

SEYFİ ERBAŞ

 

Necdet Hacıbayramoğlu 

seyfi bey çok iyi niyetlisin . il ve ilçe kongrelerinde neler yaşandı .biliyoruz.il başkan adayı olduğun için dile getiremiyorsun.aile olarak 80 yıldır CHP içindeyiz. milletvekili ön seçiminde başladı mezhepcilik . ilçe ve il kongrelerinde devam ediyor. kurultayda da aynı yöntem devam edecek. bunu herkes biliyor.7 hazıran 1 kasım seçimlerinde neden karadenizden ve trakyadan bu kadar oy kaybetti. CHP seçmenide bunu biliyor.artık bu bölgelerde kılıçdaroğluna kimse inanmıyor. çünkü mezhepciliği başlatan kendisi. artık bende ne söylerse söylesin kesinlikle inanmıyorum.yıllardır mezhepcilik yapılmadı da ne oldu da kılıçdaroğlu geldikten sonra başladı. ne kadar yapmıyorum söylesede çevresi açıkca seslendiriyor uyguluyorlar.

 

Özen Çerençe

 Ne Yazıktır ki CHP çoktan tarihe gömüldü Seyfi

 

Coşkun Aksu 

!!!Okşayan elin kıymetini bilmeyenler- tekmeleyen ayagı operler....!!! Seyfi Bey...Profil ve tarz mefta oldu ChP de...Siz gibi muhatabına karşıdan-yalın bakanlar kalmadı...Yuruyorken arkandan gelenlerin ayak izlerini kullemekle meşkul bir denklem kongreciligi...!..Tc denince aklna ilk cebindeki bahknotlaı sıvazlama endişesi.......Yine ve ilke ile ....ne edersin ki...!

 

Mahir Arslan 

Tebrik ediyorum Seyfi kardeşim çokda can Alıcı noktalara işaret etmişsin keşke herkes sizin gibi düşünse bu iş Çoktan bitmişti bazı kendini bilmezler sadece eleştiriyi kendilerine meslek edinmişler onlar yoksa herşey yanlış oluyor insan biraz partiyi d...Daha Fazlasını Gör

 

Yılmaz Yıldız 

Hangi büyük kirilmanin onune geçmek istediniz, gokhan zeybek adina niye cekildiniz. soyutlamalari birakin net cevap verin. genel baskandan niye isaret beklediniz. genel baskanin gormedigi neyi anlattiniz.

 

TC Ibrahim Şenaslan

 Arkataslar sorun chp yi fasistler iskal eddi parti kan kaybetmeye tevam edecek ben bu kisilere bundan sonra oy vermiyecegim benim gibi milyonlar var bunlarin yuzunden chpnin yuzu hic gulmeyecek ecevit ayrilma hakliligi simdi daha iyi anlasiliyor bu yaradiklar ne zaman chpden adilirsa o zaman chp iktitar olur selamlar herkese