HALÂ ÜLKÜCÜLERİ

Misafir Yazar fatihten@gmail.com


HALÂ ÜLKÜCÜLERİ ELEŞTİRMEYE KALKAN, EYY AK'lıevveller!

 

Kaybetmenin dayanılmaz hafifliği içerisinde olduğunuz şu an ki ruh haliyle, hala eleştirmeye çalıştığınız Ülkücüler; Pırıl pırıl Türk Milletinin yanında duruyor.

Hırsız değiller. Haramları yok. Karunlaşmadılar. Arsız değiller. Yolsuz değiller. Bölücülerle işbirliği yapmadılar. Harama hile katmadılar. Kindar değiller. Ahlaki zaafları yok. Alo Fatih’leri yok. Ayakkabı kutuları yok. Sıfırlayacak milyon dolarları yok. Sarayları yok. Uzaktan kumandalı banka müdürleri yok.

Ermenilerden özür dileyen bildiriye imza koyan, açılım soytarıları… 

 

Yani içlerinde Türk ve Türklüğe dair hiçbir kırıntı olmayanlar en büyük ihanete el verdi, yol verdi. Türk milletini sağır etti. Gözünü bağladı.

Büyük yalanları doğru gibi sunanlar sahip çıktıkları siyaset cambazlarıyla beraber çamura battı.

Vatikan artığı sözde cemaat, sözde aydınlar, tatlı su solcuları, Türk Milletinin düşmanları bir oldu, dün “barış ve çözüm” yalanlarıyla bir masa etrafında toplanıp, İmralı canisi ile bir olup, bölücü bir partinin meclise girmesini sağladılar.

 

1983 Eruh-Şemdinli baskınından beri; parçalanan aileleri, mezara konan genç fidanları, sakat kalan gazileri, sağlıklarını kaybeden mazlumları, heba edilen yıllarımızı görmeyenlerin birden gözü açıldı. Bu da bana eski Türk Filmlerini hatırlatıyor.

“Kör oldum, kör oldum. Göremiyorum. Aman Allah’ım, göremiyorum…” sahnesinden sonra…

“Görüyorum, görüyorum…” sahnesine geçiş yapıldı.

 

Atalar ne demiş; eşek olmayana semer vurulmaz. Bu ülkenin asıl sorunu boynuna asılan yem torbasına tav olup milletini satan aydınlar ve siyasetçilerdir. Boynuna yem torbası taktıranın da;

Başüstüne efendim demekten başka çaresi yoktur.

Unutmayın!!.

 

Eşekler olmasa semer de olmaz, semerci de…

Hz.Mevlana; La-Tahzen / Üzülme…”Üzülme!” der … Ve devam eder “kaybettiğin her şey başka bir surette geri döner.

”Tevekkül"deyim.. Sabırla bekliyorum.. RABBİM İndireceğin hayra öylesine 

muhtacım ki.

Selam ve dua ile..

 

Mustafa GÜNAYDIN 8 Haziran 2015