BATI ve KADIN!.

Mustafa Küçükkural kucukkural@gmail.com

Ortaçağda, kadının ruhu olmadığını söyleyen, cadı diye canlı canlı yakan batı sanayi devrimiyle bu cinsin köle gibi çalışabildiğini keşfetti.
8 Mart 1857'de haklarını isteyen kadınların 129 tanesini yine canlı canlı yaktı.

19. Yüzyıl sonlarında kadının daha ideal bir tüketici olduğunu fark etti ve kadın dernekleri kurdurdu.
Özgürlük maskesi altında onları sokağa döktü.

Derken erkeklerin doğal olarak kadınlara olan talep ve ihtiyaçlarından faydalanmak üzere onları cinsel bir meta-mal gibi kullanmaya başladı.

Sonra kadının toplam yaşam içindeki etkinliğini arttırmak üzere "sübnimimnal" çalışmalar yaptı ve toplam yaşam içindeki karar verme gücünü arttırdı. Sözde ekonomik özgürlül maskesi altında aileden, eşinden bağımsız hale getirdi.

Aile birliğini bozdu ki "tek" başına yaşayan insanların sayısı artsın. Her tek başına yaşayan insana, ev, araba, eşya satabilsin.

Çıplaklığı, teşhirciliği, fuhuşu, resmi olmayan cinsel birlikteliği ve dahi yetmez, kadın kadına, erkek erkeğe ilişkileri destekledi.

Kanunlarında yasak olan milletleri, yobaz, gerici, çağdışı olarak niteledi. Kanunlarını değiştirmeleri yönünde baskı yaptı..
Türkiye'de bu işin sürecini bilenler bilir, bilmeyenler azıcık araştırsın..

Şimdi Türkiye'de, bu söylediklerimin hepsi serbest. Yetmez Istanbul Sözleşmesi adı altında belgeler icat ettiler ve bu yönde kanunlar çıkardılar..
Kadın üzerinden tüm toplumu, haz ve şehvet düşkünü yaptılar. 
Tabiki de AKP'liler bana herzamanki gibi bol bol kızacak..

Bu konuda, son 21 senedir yapılanlar, geçmiş 80 senede yapılanların 10-100-1000 katıdır.