Bu şehirleşme son 30-35 yılın anlayışı ile meydana geldi.
Peki bu hale gelmenin tetikleyici gücü neydi?? Tabi ki ''RANT'' denilen haksız kazanç kapısı. Arsa senin 4 kat imar, arsa falan kişinin 30-40 kat. Peki bu yapılan binalarla ilgili ortaya çıkan RANT kimin cebine tabi ki ortakların cebine. Hesapsız kitapsız yapılan bu binalar tüm şehrin estetiğini, trafiğini, sosyolojisini ve en önemlisi de psikolojisini değiştirdi. Stresi arttırdı, insanları madden ve manen birbirinden uzaklaştırdı. Bir akraba ya da bir dostunuzu ziyarete gitmez gidemez olduk. Oysa büyükler ''İnsan insanın zehrini alır.'' buyurmuş. Yani ne kırmızı mercedesiniz, ne 12 odalı villanız ne de diğer maddi imkanlarınız sizi mutlu etmez. Bunlar sadece geçici bir keyif verir. O da en fazla 3 gün sürer. Oysa sevmek, sevilmek ve paylaşmak sizi ömür boyu mutlu eder. Yani insana insan gerektir.
Oluşturulan bu binalar ve site anlayışı kişiyi kibir abidesi yapar. Yani kendini Zeus'un oğlu zannettirir. İnsanları değersizleştirir. Komşuluğu, dostluğu ve maneviyatı bitirir. Çocukların ''Sosyalleşme'' sürecini sekteye uğratır. Sosyalizasyon mahalle kültüründe olur. Site kültüründe olmaz. Site kelimesi size neyi hatırlatıyor.?? Tabi ki eski Yunan devletlerini. Yunan site devletlerinde sadece asiller insan statüsünde idi; kadınlar ve diğer insanlar, insan bile sayılmıyorlardı. Yani Müslüman maneviyatından uzak anlayışla kurulan bu şehirler bizleri ve gelecek nesillerimizi insanlıktan çıkarmaktadır.
Apartman denen gayri insani yapılar 1850 yıllarında Fransa ve Batıda kölelerin ve işçilerin oturması için uydurulmuş yapılardır.
İnsani ilişkileri yok eder.
Bu şehirleşmenin ortaya çıkardığı trafik sorununu sizlerin gerçek tecrübelerinize bırakıyorum.
Laf uzamasın diye burada kesiyorum Siz çoook fazlasını anladınız. Hürmetlerimle.
İBB bağımsız Başkan adayı: Özkan Mustafa KÜÇÜKKURAL