TÜRK'Ü BÖYLE BİTİRDİLER!
TÜRK’Ü BÖYLE BİTİRDİLER!
23 YILDAN BERİYE İSE SATIŞLAR TOPTANA DÖNDÜ!
''Bu yazımın tamamını Allah rızası için okuyun, eşinize, çocuklarınıza da okutun. Torunlarınızın okumaları için de bir tarafta önemle saklayın lütfen. Böyle giderse, 12 Bin yıllık Türk yurdu Anadolu'da ne Türk, ne de İslâm kalacak''
Büyük Türk Atatürk’ün ölümünden sonra GAFLET ve DALÂLET ÖTESİ bir dönem başladı ve Türkiye uluslararası pazarlarda satışa sunuldu. Bu satış halen de olanca hızıyla devam etmekte olup 25 yıldan beriye ise satışlar toptan yapılmaya başlandı ki maden arama ruhsatları bunlardan sadece bir tanesidir.
Bütün kötülükler Batı’dan geldiği için Atatürk, aşağıdaki şekilde vasiyette bulunur;
‘’Batıdan ve ABD’den uzak durun ve sakın ola ikili anlaşma yapmayın. Yüzünüzü Doğuya dönün, Irak- İran ve Suriye ile dâima anlaşma içinde olun, Rusya ile dost geçinin ve dostluk bağlarını zedelemeyin ama dikkati de elden bırakmayın’’
Atatürk Bekir Sami'yi İngiltere’ye gönderir.
Dış işleri yetkilisi olarak İngilizlerle anlaşma yapmaya çalıştığı için Bekir Sami Atatürk tarafından hemen geri çağrılarak görevinden alınır.
Atatürk’ün ölümünün ardından ABD ile Eğitimden siyâsete, savunmadan ekonomiye varıncaya kadar öylesi korkunç ikili anlaşmalar yaptık, bu ikili anlaşmaların sonucunda ABD’nin emri ile uçak, motor ve ağır sanayimizi durdurduk. Biz o tarihlerde başta Danimarka olmak üzere uçak satıyorduk.
İşin en acı tarafı;
Türkiye’de satılacak olan ABD mallarının reklâm ve tanıtım işini devlet olarak biz üstlendik (ne acı ve ne komik)
1949 da CHP Bursa Milletvekili bir Meclis toplantısında kürsüye çıkarak;
‘’ABD büyük bir millettir ve onun bir Peygamber kadar temiz olan Başkanını buradan saygı ve hürmetle anıyorum’’ der.
1949 da bir Maarif Komisyonu kurarak, Türk çocuklarının eğitimini ABD’ye teslim ediyoruz. Bu komisyonun Başkanı ise ABD’nin Türkiye Büyükelçisidir. Hâlen daha böyle devam ediyor ve de AKP ve ERDOĞAN bu yapıyı özenler muhafaza etmektedir.
PİSLİKLER VE İHANETLER DEVAM EDİYOR!
1999 a gelindiğinde bu sefer de Türk çocuklarının eğitimini SOKRATES ve ERASMUS PROĞRAMLARI ile Avrupa’ya devrediyoruz.
Okutacağımız ders kitaplarımızı ve konularını artık Sokrates ve Erasmus Proğramlarıyla Avrupa tespit ediyor.
İHANET DEĞİL DE NEDİR?
Okullarımızda uygulanan Erasmus ve Sokrates Proğramlarının hedefi; çocuklarımızın milli ve mânevi kimliklerini yok ederek onlara Batı kimliğini benimsetmektir.
Bizim her üniversitemizde Erasmus Proğramından sorumlu bir AJAN PROF. vardır.
Çocuklarımıza;
Dilini unutturacaklar,
Tarihini unutturacaklar,
Kültürünü unutturacaklar,
İnancını unutturacaklar,
Bizi biz yapan örf, adet ve geleneklerimiz yok edilecek...
Böylece;
Kendi değerlerini aşağılayan, Türk kimliğinden uzaklaşmış, milli, insâni ve kültürel tüm değerlerini reddeden bir nesil yetiştirecekler. Bütün bunları Erasmusçu Proflar ve iktidarlar tarafından gerçekleştirecekler.
RÜŞVET ve AJAN!
Avrupa Birliği yetkilileri, rüşvet ve ajan kelimelerini kamufle etmek için yeni metotlar geliştirdiler!
Kelime oyunu ile rüşvetin yerini, PROJE BAZINDA YARDIM aldı.
Son yıllarda sıkça duyar olduk ''Filanca kurum ve kişiye AB veya ABD Proje bazında şu kadar Dolar- Euro yardım etti'' diye. Bu yardımı alan projelerin tamamı ihanet ve Türk'ü yok etme, Türk Devletini çökertme faaliyetleridir.
Bu teslimiyetimiz, 27 Aralık 1949 da ABD ile yapılmış olan Maarif Anlaşmasıyla başlar.
BU ANLAŞMALARIN NETİCESİ OLARAK;
Atatürk,
İstiklâl Savaşı,
Düşmanın İzmir’den denize dökülüşü,
''Bayrak Şiiri'' gibi milli ruh uyandıran şiirler,
Batı’nın 1000 yıllık Türk düşmanlığı ve Şark Planı gibi konular ders kitaplarından çıkartılarak çocuklarımıza okutulmayacak ve bazı milli günlerin kutlanışı zaman içinde yavaş yavaş kaldırılacak.
BURAYA DİKKAT!
Şu an AKP, ABD isteklerine harfiyen uyan ve uygulayan tek siyâsi parti hüviyetindedir.
Atatürk,
İstiklâl Savaşı,
Düşmanın İzmir’den denize dökülüşü,
''Bayrak Şiiri'' gibi milli ruh uyandıran şiirler,
Batı’nın 1000 yıllık Türk düşmanlığı, Şark Planı gibi konular ders kitaplarından çıkartılarak çocuklarımıza okutulmayacak ve bazı milli günlerin kutlanışı zaman içinde yavaş yavaş kaldırılacak şeklindeki ABD direktiflerini AKP büyük bir gayretle bir bir uygulamıyor mu?
Menderes Hükumetinin Dış işleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu İngiltere de yaptığı konuşmasında söze;
‘’Karşınızda, kayıtsız- Şartsız size tâbi olacak, sizinle iş birliğine hazır bir ülkenin Bakanı olarak konuşuyorum’’ şeklinde başlar. Uluslararası sözlükte bu ‘’Kayıtsız- Şartsız teslimiz’’ demektir.
YIKIMIN BAŞ USTASI TURGUT ÖZAL!
1980 de Devlet Planlamanın başına getirilen Turgut Özal, ABD istihbarat elamanı gibi çalışarak, gece alınan ve henüz millete açıklanmamış devletin resmi kararlarını gizliden ABD’ye fakslıyordu.
İnönü zamanında ABD’den 4.5 Milyon Dolar borç alıyoruz.
Bu borcumuzun ödenmesinin ardından TBMM’de kürsüye çıkan CHP’li bir Bakan diyor ki;
‘’ABD’ye olan 4.5 Milyon Dolar borcumuzu ödedik, lâkin ABD’ye mânevi ve insâni olan borçlarımız var. ABD’nin maddi ve mânevi yardımları öylesi fazla ki, ABD’ye asırlarca sadık kalıp müteşekkir olacağız’’
VAH BENİM SAF ve MASUM MİLLETİM!
Geçmişten gelen bu GAFLET- DALÂLET ve İHANETE VARAN yıkım zinciri daha da artan bir sür'atle devam ettirilerek Türk milleti her gün biraz daha uçurumun kenarına doğru çekilmektedir.
YAZIMIN BAŞINDA
‘’Büyük Türk Atatürk’ün ölümünden sonra GAFLET VE DALÂLET ÖTESİ bir dönem başladı ve Türkiye uluslararası pazarlarda satışa sunuldu. Bu satış halen de olanca hızıyla devam etmekte olup, 23 yıldan beriye ise satışlar toptan yapılmaya başlandı’’ demiştim.
AKP Hükumetinin, Dış İşleri Bakanı ABDULLAH GÜL vasıtasıyla imzaladığı 9 veya 14 maddelik gizli COLİN PAUL anlaşması, geçmişin toplam ihanetlerinin kat ve kat daha üstündedir. Bu gizli anlaşmanın maddeleri hakkında TBMM'de hiç kimseye en küçük bir bilgi dâhi verilmedi
ERDOĞAN’IN İMZALADIĞI AB ANAYASASI İSE AYIBIN- GÜNAHIN VE ÇÖKÜŞÜN İBRETLİK BELGESİDİR!
Sn. Erdoğan’ın Roma’da Türk düşmanı bir papazın heykelinin altında imzaladığı AB Anayasasının giriş kısmı şöyle başlar;
‘’AB Anayasası ilhamını AB dininden almıştır’’
Sn. Erdoğan’a soruyorum;
‘’Avrupa'nın dini ne, sizin ve Türk milletinin dine ne?’’
Erdoğan’nın imzaladığı maddelerden biri de şu,
‘’AB olarak tüm üyelerimizle sık sık kiliselerle iş birliği yapacağız, papazlarla devamlı istişare halinde olacağız’’
İşte böyle bir AB Anayasası, hem de Türk ve İslâm düşmanı bir papazın heykeli önünde Müslüman olduklarını iddia eden Erdoğan ve Abdullah Gül tarafında imzalanmıştır. Bu Anayasanın ne olduğu Türk milletinden saklanmıştır.
ÇÖKERTME FAALİYETLERİ HİÇ HIZ KESMEDİ
Tarım Yasaları,
Tarımın bitirilişi,
Şeker pancar- Tütün kotası,
Zeytinliklerin gaddarca yok edilişi,
GDO lu tohum kullanma zorunluğu,
Tarım arâzilerinin yapılaşmaya açılması,
İktisadi varlıklarımızın ecnebilere satılması,
Bankaların, sigorta şirketlerinin yabancılara devri,
Bölge Kalkınma Ajansları ve sınırsız yetkiler,
En korkuncu İKİZ YASALARIN TBMM' de kabul edilmesi,
Rezerv yasası ile milletimizin atadan kalan arâzilerine el konulması,
En verimli toprakların başta İsrail olmak üzere ecnebilere satılması,
ABD Cargilin arzusu ile Endüstri Bölge Yasaları ve daha yüzlercesi.
Ecnebilere, çıkardıkları madenlerin sadece ve sadece % 2 si bize bırakılması karşılığı verilen 380 Bin Maden Arama Ruhsatının verilmesi ki yarın bu arâzilerin tapusu da verilirse şaşmamak gerek.
ÜMİT ÖZDAĞ'IN ESİR ALINIŞI!
20 Milyona yakın yabancının mülteci aldatmacasıyla yurdumuza sokulması Türk milletine karşı yapılmış en büyük kötülüklerden biri olup, bu facia karşısında Türk milletini uyandıran Prof. ÜMİT ÖZDAĞ'IN ise tutuklanarak Silivri'ye hapsedilişi, ancak işgâl ordularının yapabileceği bir iğrençliktir.
Ya da, asker, polis, yaşlı, çocuk 56 Bin insanımızın ölüm emrini veren câni Öcalan'ı muhatap alınarak koca Türkiye Cumhuriyeti Devletini bu katilin ayaklarını altına verilmesini hangi ihanet türüyle izah edebiliriz ki?
TÜRK MİLLETİ OLARAK;
Devamlı surette kandırıldık,
İhanetlere uğradık, horlandık,
Aşağılandık, çalındık, soyulduk.
Bütün bunlar bir tarafa, Türk milletinin kurtuluş için bel bağlayıp güvendiği ve kaderini eline teslim ettiği BAHÇELİ ve BALGAT BEYLERİNİN yaptıkları diğerlerinin yapmış oldukları kötülüklerin tümüne bedeldir. Çünkü diğerlerine güvenmiyor, sadece MHP’ye bel bağlamıştık. MHP, bizim için Hz. NUH'UN GEMİSİYDİ. MHP artık yok hükmündedir.
MHP, kendi trafosundaki elektriği gizlice döşenmiş yar altı kablosuyla Aksaray'a kaçırıp Akasaray'ı ayakta tutmak için her türlü gayretin içindedir. Yâni sebebi meçhul bir Aksaray sevdası uğruna Balgat'ı zifiri karanlık bir duruma düşürmüştür.
AKP- MHP- BBP!
Bu üç kafadar, bu üç yıkım ekibi hakkında Türk milletinin cellâtları olarak daha şimdiden tarihe kayıt düşülmüştür. Bu üçlüye bir de dedeleri Dersim İsyanına karıştığı için idam edilen Kılıçdaroğlu'da katıldı.
Bu üç siyâsi partinin Genel Başkanları, Milletvekilleri, Belediye Başkanları, taşra yöneticileri, temsilcileri ve seçmen kitlesi gelecek nesillerimiz tarafından ibretle okunup, öfkeyle anılacaklardır.
BİLHASSA DA;
Son 23 yıl içinde İslâm dinine karşı yapılan kötülükler, İslâm'ın tahrip ve tahrif edilişi, son 200 yılda yapılan saldırılardan kat be kat daha fazladır.
Atatürk, Bursa Amerikan Maarif Kolejinde 3 Türk kız öğrenci Hıristiyan yapıldı diye 24 saat geçmeden Amerikan Maarif Kolejini kapatırken, AKP'nin 2003 de çıkardığı İmar Yasası sonucu yurdumuzda 42. 000 yasal KİLİSE EV açılarak, binlerce Müslüman çocuğumuz yasal koruma altında HIRİSTİYAN yapılmaktadır.
CHP, Müslümanı horladı, itti, kaktı, yere düşürdü.
AKP ise, İslâm'ın kendisini horladı, tahrip, tahrif edip insanları İslâm'dan uzaklaştırdı ki bunun bilerek yapıldığını düşünüyorum. Neticede dini yere düşürdü. Tekrar onu gönüllere koymak imkânsızlaştı.
''EL ADL''
Allah'ın sıfatlarındandır ve O' en büyük adâlet sahibidir.
Adâlet, bir mesele karşısında kişinin kendisini bile kayırmaması ve Allah adına konuşup yazmasıdır.
Bu yazımda, sadece, Allah'ın sevgisine ve Hz. Muhammed Mustafa'nın methine mazhar olmuş mazlum, masum, asil ve soylu Türk milletini, uğradığı adâletsizliklere karşı savunuyorum.
11 Haziran 2026
ORHAN KILIÇOĞLU