HAYVAN SEVGİSİ Mİ DEDİNİZ?
Bazı uzmanlar, hayvan severlerimize derler ki:
“Kuşların yeri, havadır, ağaç dallarıdır;
kafesler değil.
Balıkların yurdu, denizler, göller ve okyanuslardır;
akvaryumlar değil.
Kedilerin, köpeklerin yeri, sokaklar, barınaklar, kır ve bayırlardır;
evler değil.
Şayet onları sevecekseniz, kendi mekânlarında seviniz.
Sizin yaptığınız sevgi değil; onları,
tutsak etmek, eza ve cefa etmektir.”
Bu tespit ve tavsiyenin takdiri sizlere aittir.
Bu bağlamda tarihi bir olayı paylaşmak isterim:
Yıllar önce, Mısır fatihi Amr İbn As,
Medine’deki Halife Hz. Osman tarafından görevinden alınır.
Görevden alınma yazısını okuyan komutan,
yaverine, Nil’in kenarındaki komuta çadırının
derhal sökülmesini ve hemen yola çıkılmasını emreder.
Emreder ama biraz sonra yaver geri döner:
“- Efendim, Çadırın bir köşesine güvercinler
yuva yapıp, kuluçkaya yatmışlar.
Ne yapmamı emredersiniz?
Bozalım mı yuvalarını?” der.
Mısır fatihi cevap verir:
“Onların da bu dünyada yaşama hakları vardır.
Çadırı sökme işlemini, onlar
yavrularını çıkarıncaya kadar geciktiriniz.”
Bu hikâyenin anlatmak istediğini pekiştiren
bir sözümüz vardır; hatırlar mısınız?
Hani, kibar ve zarif insanı tarif etmek için söylenen
“Karıncayı bile incitmez” sözü.
Ne güzel sözdür bu.