2026 -1 Şiirlerim

Tahir Bulut tahirbulut@hotmail.com


K A L M A D I
Parayı saydık düdüğe
Üfleyecek hal kalmadı
Siyaset döndü kütüğe
Tutunacak dal kalmadı
***
Işler dayandı çıkara
Kimi mevki, kimi para
Fikir yönünden fıkara
Sağ kalmadı, sol kalmadı
***
Bir bakın olan bitene
Vicdan karışmaz bedene
Güçleri yeten yetene
Sağduyulu kul kalmadı 
***
İşim olmaz dur-durakta
Ateş sönmedi yürekte
Mecnun'a Leyla gerek de
Gidilecek çöl kalmadı 
***
Bekârların gözü yaşlı
Asık yüzlü, çatık kaşlı
Hepsi Tayyip'ten maaşlı 
Evlenecek dul kalmadı 
***
Elim bombanın piminde 
Her sözüm şaka deminde
Şairlerin aleminde 
Benden başka kıl kalmadı 
***
Kâh neşeli, kâhı yaslı
Kapatalım biz bu faslı 
Nerede Asım'ın nesli
Şimdi öyle döl kalmadı 
***
Tahir bu, her telden çalar
Şarjı çarcabucak dolar 
Zannederler koyun yolar 
Yolunacak mal kalmadı 

Tahir Bulut
*******************
Gönül kuşun uçmuş ise dallara 
Gelir diye bakma sakın yollara 
Hasret ile vur mızrabı tellere
Hasret beklenenden vefalı imiş 
Tahir Bulut
*****************
Uzun ömrün kısa hikâyesi...
Çocuktum, aklım eriyordu; 
Yaşlandım, aklım eriyor...
Tahir Bulut
*****************
Nefsi haya'da ara, 
Rengi boyada ara,
Süt, yoğurt olmamışsa; 
Suçu mayada ara...
Tahir Bulut
***********************
S E V G İ 
“Sevgi emektir” derler.
Böyle bakan sevgiyi somutlaştırır. Sevgi içseldir oysa;nedeni,niçini olmayan,gönülden gönüle akan,maddeye uzaktan bakan,mantıksıza yeşil ışık yakan bir olgu.
Dünyada en kıymetli varlıktır benim için sevgi. Her türden dünya nimetinden nasibimi alıp duyu organlarımı doygunluğa erdirmeme rağmen doyamamışım sevgiye;ya gönlümün genişliğinden,ya da,gözümün açlığından olmalı.
Her şeyimi ama her şeyimi bila ücret paylaşabilirim sizinle,
ekmeğimi,
ceketimi,
değersiz şiirlerimi,
gücümü-kuvvetimi,
şahsıma ait dünyalık neyim varsa paylaşabilirim ihtiyacı olanlarla,
sevdiğimi asla!!
Işığı ben olayım isterim,
aşığı ben olayım.
Benim güneşimde ısınsın içi;
öyle uzak yıldızlardan, sarambula(Ateş böceği) ışığından aydınlanmasın yolu.
Onun ipiyle ineyim kör kuyulara,
onun teşviğiyle dalayım anaforlara!
Ondan alayım ilhamımı,
onunla duyurayım namımı,
onunla tedavi edeyim sol yanımı,
onun uğruna akıtayım kanımı,
feda edeyim canımı.!
Sevgide kıblekahı olayım;
niyeti bana olsun,
diyeti bana.!
Öyle kırpıntı sevgiler koymasın gönül soframa;
kepçe kepçe doldursun ruhumu,
kazan kazan.!
Boynu bükülecekse benden yana bükülsün,
gözlerinden yaş dökülecekse,bana dökülsün.!
Gözlerine ben bakıp,elini ben tutayım,
başını yaslasın omzuma,ben avutayım,
uzansın dizlerime,ben uyutayım.!
Böyle bir sevgili nerden bulayım?
Fakat.Bir bulayım;
Ondan gayrısını yazarsam ne olayım.!!!
Tahir Bulut 
******************
Çocuk.!
Çook zenginsin, çok.!
Dedelerin vardır; amcaların, dayıların, abilerin vardır.
Dağ gibi baban vardır, baban.!.
Zamanla dedeler terk eder, amcalar, dayılar terk eder.!
Güvendiğin dağın da duman çöker tepesine, beyaz bir örtüyle yolcu edersin.!
Yaşamın bütün ağırlığı çöker omuzlarına; gerçek manada geçim kaygısına düşersin.!
Baban terk eder özgüvenini yanında götürerek...
Büyükler yönünden fakirlik çöker ocağına...
Bir de bakarsın önünde birkaç ''abi'' dediğinden başka kimse kalmamıştır; sıkıştığında tanışacağın, akıl soracağın kimse kalmamıştır.!
Akıl verme pozisyonunda olduğunu hissedersin ve sorumluluk katmerli vurur tokadı ensene...
Ah çocuklar, ah.!.
Çok zenginsiniz çook.!.
Dedeleriniz,amcalarınız,dayılarınız,abileriniz var.
Yol göstereniniz, yön göstereniniz, akıl vereniniz var.!
En önemlisi; güvenebileceğiniz bir çınar, bir dağ var arkanızda; babanız.!.
Kıymetini bilin... 
Babasız kuzularımızı bağrımıza basıyoruz; onlar da bizim evlatlarımız; her türlü arkalarındayız...
Tahir BULUT
*****************
UMUTLARIM
Geçti baharımın filizkıranı
O yaza bağladım umutlarımı
İçtim ilaç diye hep baldıranı
Ayaza bağladım umutlarımı
***
Gem'i azıda at girmez tavlaya
Şerri bohçalayıp attım avluya
Avuç açıp yalnız Yüce Mevla'ya
Niyaza bağladım umutlarımı
***
Ömür hamamında gün keselerim
Cicili-bücülü elbiselerim
Kumaşlardan tüm renkleri silerim
Beyaza bağladım umutlarımı
Tahir Bulut 
***********************
Kaç Karakoç kurban oldu yoluna?
Kaç Kısakürek'in kırdın belini?
Gurbet eli yazdın Nazım kuluna;
Veysel'in, Neşet'in kestin telini... 
Bilirim Dünya'da çözüm yok sana.!
Hakikatsın ölüm, sözüm yok sana... 
Tahir Bulut 
7 HAZİRAN 2012 tarihinde Rahmete kavuşan Kahramanmaraşlı şair Abdurrahim Karakoç'u ölümünün 14. Sene-i devriyesinde rahmetle anıyorum.
Bir başka Kahramanmaraşlı şair olan Cahit Zarifoğlu da 7 HAZİRAN 1987 yılında rahmete kavuşmuştu, O ve şiirde adları geçen diğer gönül insanlarına da Yüce Mevla'dan gani gani rahmetler dilerim. 
Mekânları ebedi cennet olur inşallah... 
Tahir Bulut 
*****************
Hangi dostumu görsem ya suskun, ya nefessiz;
İyisi mi, buradan gitmeli sessiz sessiz..
Tahir BULUT
***************
Ağlamıyorum; gözüme HOHOL kaçtı.!
"Ne haldesin" diye sorma arkadaş.!
Istibismeno çorba gibiyim.!
Zurzulis ediyoruz işte.
Bu çay yüzünden millet burduklos oldu
Suyu bile andikros etmeye fırsatları yok.
Çay alım yerlerinin önünü görseniz; insanlar hoholis olmuş durumda;
Herkes birbirine bacaris ediyor.
Geçen ben de gideyim dedim, taşa takildim, ayağım zarabadis etti
Can verirken ladaris ermesek bari
Baktım da, öyle oksobis yorumlar yazdınız ki, forfolos oldum.
Yüreğim farfadaris etti.!
Tahir Bulut 
Burada size yabancı gelen kelimeler Doğu Karadeniz'de dilimize giren rumca kelimelerdir. Bazı köylerimizde bu dili ana dili gibi kullananlar olduğu halde bu dili hiç kullanmayanlar bile bu kelimeleri bilir. Aslında bu dil rumca değil Latince'dir. Dante "İlahi Komedya'yı Latince yazmıştır. Günümüzde birçok tıbbı terim Latince'dir(Kolo: popo demektir.Kolonoskopi, popodan giriş anlamı taşır. Gastroloji; mide bilimi. Gastro; mide demektir. Bunun gibi hemen hemen bütün tıp terim ve sözcükleri Latince dır).
Benim yedi sülalem yedi göbekten beri Latince bilmemesine rağmen dillerimize girmiş bu kelimelerden yüzlercesini kullanırız günlük konuşmalarımızda.
Bu yazıyı gören insanların okurken geçmişi hatırlamaları için yazdım.
Yazıda kullanılan ve insanların çoğunun anlamadığı Latince kelimeler:
HOHOL: Toz, kıymık.
İSTİBİSMENO: tam ekşimiş değil de ekşimeye yüz tutmuş yemek. Tam ekşimiş olanına "istibis etmiş" denir.
ZURZULİS ETMEK: Maksadına ulaşamamak. Boşa oyalanmak.
BURDUKLOS OLMAK: Çabuklamak yüzünden işi normal seyrinde yapamayıp çok efor sarfederek bir şey yapamamak; işin gereğini yapamamak.
ANDİKROS ETMEK: Çok sıcak su ile soğuk suyu karıştırıp ılık ve kullanmaya elverişli hale getirmek.
HOHOLİS OLMAK: Çözülemeyecek şekilde birbirine karışmak. (Bir iplik kukasını, iplik yumağını veya bir misinayı düşünün; çözülememesi ve bir daha kullanılır hale gelememesi anlamında bir deyim)
BACARİS ETMEK: Birisinin önüne istem dışı dikilerek iş yapmasını engellemek.
ZARABADİS: Düşme veya darbe sonucu vücudun bir organının incinmesi, kaslarda veya kıkırdaklarda , zedelenme. 
Damar damar üstüne gelme durumu.
LADARİS ETMEK: Acıdan veya başka bir nedenle vücüdun her tarafını istem dışı oynatmak.
OKSOBİS(EKSEBİS): Aksi, ters.
FORFOLOS: Her hangi bir dış etken yüzünden aklın karışması, ne yapacağını bilememek.
FARFADARİS: Çarpıntı. 
Tahir BULUT
**************************
Çocuk olsam,kurtulsam şu dünyanın gamından;
Yanağımda şarkılar; buselik makamından...
Tahir Bulut 
Dünya çocuk günüymüş; başta aç çocuklar ve Gazzeli çocuklar olmak üzere, tüm dünya çocuklarına güzel gelecekler dilerim...
Çocuk hakları savunucusu arkadaşım Av. Hikmet Ömeroğlu  ile Çaykara İşıklı Kalale'de...  
Not: Beni görmekten bıktınız sanırım; O yüzden arkadaşımla birlikte sadece yemeye hazırlandığım balıkları çektim..
Tahir BULUT
***********
Çift ayak şiire bir örnek 
YORGUN 
Mevlam lütfeyledi açtım
Misk-ü amber koku saçtım.
Kimi gözlerde ilaçtım;
Dalım yorgun-Gülüm yorgun...
***
Evin hali dünden fakir;
Ben fakir,o benden fakir.
Endazesi enden fakir,
Tulum yorgun-Kilim yorgun...
***
Şifa beklediğim merhem;
Zehir oldu dirhem-dirhem..
Arzuhalim kılsam mahrem;
Kalem yorgun-Dilim yorgun...
***
Namerdin elinde yular.
Yolumda kahpe pusular.
Koyverdim aparsın sular;
Salım yorgun-selim yorgun
***
Kim geçmemiş ki faslından;
Sureti çıkmış aslından..
Gelen Adem'in neslinden;
Zalim yorgun-Zulüm yorgun...
***
Türlü keşif,türlü icat.
Yok mudur geçmişe ricat?
Buysa insanlığa necat;
Alim yorgun-İlim yorgun...
***
Hani arzu,hani heves;
Can veriyor nefes-nefes..
Gaiplerden İlahi ses;
''Ölüm yorgun-Kulum yorgun..''
Tahir Bulut
*********************
Trabzon'a selam 
Selam sana Trabzon,Zağnos Paşa'ya selam
Cepkeni,çapulası,fese,puşuya selam 
Başındaki kaskette sekiz köşeye selam
Faroz'da selam olsun tüm kabadayılara
***
Öyle ferman buyurdu Fatih Sultan dedemiz
Beşbucuk asır oldu seni yurt yapalı biz
Beşyüzelli küsür yıl coşuyor karadeniz
Coşuyor dalga dalga vurarak kıyılara
***
Sırtını yasladığı Tonya,Maçka,Çaykara
Dağlardan kopar sular;bir çığlık,bir yaygara
Burda yaşayanlara demeyin ''bahtı kara''
Burada bahtiyarlık sığmıyor sayılara
***
''Özgürlük sembolüyüz,kilit tutmaz kapımız
İçimiz kıpır kıpır,hep taşkındır kabımız
Çepni,Laz,Gürcü,Çerkez sadece lakabımız 
Soyumuz dayanıyor Oğuz'dan Kayı'lara'' 
***
Yaylalarında açar renk-renk var-git çiçeği
Barındırır bağrında kurdu,kuşu,böceği
Şanla dolu geçmişi,aydınlık geleceği
Uzungöl'e uğrayan kapılır büyülere 
***
Tahir der ki, az gelir bir şiir her taşına
Bulutlar, dağlarının rastık çekmiş kaşına
Hasretlik çisil çisil dönerken göz yaşına
Yakup'um; Yusuf'umu düşürdüm kuyulara
Tahir BULUT 
**********************
Dostlar !
Gelin; 
Gurur isek kırılalım.
Dargın isek sarılalım. 
Yaşlı isek baş köşeye kurulalım.
Vurulursak insanlığa vurulalım.
Giyelim kardeşlik bayramlığını 
Bayramlar anlasın bayramlığını 
Sevgiyle yeniden inşa edelim 
Dünyanın İslam'a hayranlığını 
Tahir Bulut 
*******************
YUNUS GİBİ
Kıran vurdu memleketi
Zalimler hakan olmuştur
Yedikleri yoksul eti
İçtikleri kan olmuştur.
 ***
Kula kulluk etmeyenin
Vicdanını satmayanın
Haram lokma yutmayanın
Mekânı zindan olmuştur.
 ***
Yalan dolan yazıp çizen
Kudretliye övgü düzen
Dün dinsizim diye gezen
Bugün Müslüman olmuştur.
 ***
Emeksiz zengin olanın
Kitapsız bilgin olanın
Sermayesi din olanın
Rehberi şeytan olmuştur.
 ***
Haramisi, soyguncusu
Uğursuzu, vurguncusu
Cellat ruhlusu, soysuzu
Bakan, sadrazam olmuştur.
 ***
Korkan varsa konuşmaya
Anlam yükleyip susmaya
Gerek kalmadı korkmaya
Çünkü korkulan olmuştur.
 ***
Sesime kulak ver gülüm
Tutsaklığa yeğdir ölüm
Nerde varsa böyle zulüm
Çaresi isyan olmuştur.
Ataol Behramoğlu
Visirli Mevlüt'un paylaşımlarından... 
************************
O L D U   MU 
Ey dünyayı baki sanan kereste
Gamsız,aymaz,endişeden vareste
Hayalinde köşk yaptın Everest'te
Kaf dağında çadır kuran oldu mu
Sözde dersin ''ahlaklıyım,yüceyim''
''Yoksula gün,zalimlere geceyim''
''Aptal mıyım her çeşmeden içeyim''
Bunları yapacak paran oldu mu
Medet umup elindeki şişeden
dem vurursun günübirlik neşeden
Karayı ak,ağuları aş eden
Gönül sohbetinde curan oldu mu
Hercaisin, beğenmezsin değmeyi
Can evinden koparırlar limeyi
Azrail'e iliklersin düğmeyi
Bu gerçeğe karşı duran oldu mu
Tahir Bulut
"İş, emek, özgürlük; bağımsız Türkiye."
Bir zamanların ünlü Karaoğlan sloganı...
***************************
Benden usandınız anlıyorum. Neylersin ki, şiir tutkum. 
Öyleyse Mülki'den gelsin güzel bir şiir.
Özgeçmişim  
Heba ömür ararsanız
Alın size özgeçmişim
Tevellütü sorarsanız
Elli dördü az geçmişim
***
Ne mal vardı ne metelik
Hint fakiri gibi kılık
Albümlerde rengi soluk
Birkaç kare poz geçmişim
***
Benden sorun açlık nedir
El gözünde hiçlik nedir
Bilmiyorum gençlik nedir
O günleri tez geçmişim
***
Kapılınca büyüsüne
Attılar aşk kuyusuna
Mutluluğun kıyısına
Uğramadan düz geçmişim
***
Eremedim muradıma
Taş koydular her adıma
Gören deli der adıma
Ben kendimden vazgeçmişim
***
Bamsı Beyrek rakibimdi
Ben var iken Rüstem kimdi
Harı gitmiş ateş şimdi
İçimde bir köz geçmişim
***
Mülkî geldi bakıp gitti
Gemileri yakıp gitti
Su üstünde akıp gitti
Bırakmadan iz geçmişim 
Aslan Avşarbey "Mülki"
Siyasal mezunu olan Avşarbey el'an vali yardımcısı olarak görev yapmaktadır. 
--------