|
 |
| . |
|
AYVANSARAY TÜRK
MAHALLESİ YENİLEME PROJESİ BAŞLIYOR
Fatih
belediyesi, Şener Grup, Ütopya Mimarlık tarafından, Eğrikapı
ve Haliç arasındaki Anemas Zindanları’na komşu bölgede
gerçekleştirilen proje, 16 adet 2 - 3 katlı eski binanın
röleve - restorasyon - restitüsyon çalışmaları ile 32 adet
yeni binayı kapsıyor.
Proje Tarihi: 2005 , Arsa Alanı: 18.000 m2 , Toplam İnşaat
Alanı: 16.000 m2
Ayvansaray Türk mahallesinde yıkım ve
hafriyat Sulukule vari başladı, Müze denetiminden uzak
yapılan hafriyata semt sivil toplum kuruluşları müdahale
ederek suç duyurusunda bulundu. 29 Mart 2012 sabahı inşaat
alanına gelen Febayder önderliğindeki birçok sivil toplum
kuruluşu basın açıklaması yaparak ilçemizdeki yenileme
projelerinde hukukun çiğnendiğini, kanunların amir hükümleri
uygulanmadığı, Başta belediye olmak üzere resmi kurumların
uygulamalara duyarsız kaldığı şeklinde detaylı basın
açıklaması yaptılar.
Emniyet ve Müteahhit firma yetkilileri, Fatih belediyesi
başkan yardımcılarının gözlemci olarak katıldığı basın
açıklaması olaysız sona erdi.
 |
|
|
|
|
mart-ayvansaray ile sivilhareket
mart-ayvansaray1 ile sivilhareket
mart-ayvansaray2 ile sivilhareket
|
|
25 Mart 2012 Tokludede önünde basın
açıklaması http://www.febayder.com/content/25-eylul-tokludedeye-sadakat-icin-basin-aciklamasi |








 |
Değerli Basın Mensupları ve Kent Hareketleri
Bileşenleri
Fener-Balat-Ayvansaray
halkı olarak, son yıllarda Fatih Belediyesinin TARİHİ YARIMADA içinde
sürdürdüğü ya da sürdürülmesine izin verdiği tarihi katliamları;
Arkeoloji Müzesinden habersiz ve Koruma Kurul Kararları olmadan
denetimsiz yapılmasına göz yumduğu yeraltı eserlerine ve arkeolojik
kalıntılara zarar verici nitelikteki kazı çalışmalarını ve yine yasalara
aykırı şekilde gerçekleşmesine müsaade edilen birinci derece tarihi
eserlerde tahribat yaratıcı nitelikteki inşaat faaliyetlerini, bölgeyi
adeta istila eden dozer ve kepçe trafiğinin her gün yaşamımızda
yarattığı psikolojik taciz de düşünüldüğünde dehşet ve şaşkınlık içinde
izlemekteyiz
Bizler yıllarca tarihi yapıları koruma amaçlı 2683 nolu yasa ve Anıtlar
Kurulunun sıkı denetiminden dolayı evlerimizin bakımını yapmaktan, akan
çatılarımızı onarmaktan, hatta rengi solan duvarlarımızı boyamaktan
mahrum edildik. O çok kullanılan tabirle evimize çivi çakmak için bile
Anıtlar Kurulundan izin almak zorunda bırakıldık. Birçok komşumuz evine
küçücük bir müdahalede bulundu diye yıllarca mahkemelerde süründü, para
cezası ödemek zorunda kaldı. Şimdi deniyor ki evlerinize bakmamışsınız
biz geleceğiz ve gerekeni yapacağız;Ve gereken olarak yaptıkları
Sulukule’de ve Tarlabaşında görüldüğü gibi yıkım, katliam…
Sonuçta önemli olan soru şudur? Son yıllarda ülkemizde ne değişti ki dün
sımsıkı korunan tarihi yapılarımızın, bugün belediyeler tarafından,
kurullar tarafından onaylanmış projelerle toplu halde yıkımına izin
verilmektedir? Bu nasıl bir çelişkidir ki daha dün tarihi sit
alanlarında kuş uçurtulmayan, en küçük inşaat ya da kazı faaliyetinde
ortalığın ayağa kaldırıldığı Türkiye’de bugün belediyeler bu derece
pervasızca yıkım yapabilmekte, yıkılan tarihi binaların yerine modern
binalar inşa edebilmekte, Arkeoloji Müzesinin haberi bile olmadan ya da
Koruma Kurullarının onayı bulunmadan izinsiz, belgesiz, denetimsiz yerin
kat be kat altına inen kazılar yaparak ya da yapılmasına göz yumarak yer
altındaki arkeolojik zenginliğe telafisi mümkün olmayan zararlar
verilmesine sebep olabilmektedir. Üstelik ne ironidir ki bütün bu
faaliyetlerin ‘tarihi koruma ve yaşatma’ adına yapıldığı iddia
edilmektedir.
Bölgeyi tanıyan herkes bilir ki 8500 yıllık bir geçmişi olan ve birçok
kültüre, dine, medeniyete ev sahipliği yapmış bölgemizin, toprağının
üstünde kalan kısmı kadar altında kalan kısmı da aynı değerdedir. İçinde
yaşamakta olduğumuz tarihi yarımada bütünüyle bir höyüktür ve arkeolojik
açıdan denetimsiz hiçbir müdahaleye izin verilemeyecek kadar mutena bir
bölgedir. Bu tür tarihi ve arkeolojik açıdan değerli yerlerde gerekli
arkeolojik rapor olmadan, Arkeoloji müzesi Müdürlüğünün izni ve Koruma
Kurulunun kararı olmadan herhangi bir müdahalenin gerçekleştirilmesi
2683’e göre de 5366’ya göre de mümkün değildir.
Oysa uygulamalara baktığımızda, Fatih Belediyesi - Sulukule’de olduğu
gibi, yasanın öngördüğü şekilde herhangi bir ciddi arkeolojik
araştırmaya baş vurmadan, gerekli raporları hazırlamadan, Koruma Kurulu
ve Arkeoloji Müzesinden gerekli izinleri almadan gece yarıları ya da
sabah namazı, kuşluk vakti gerçekleştirdiği kepçe operasyonları ile
yerin dibine kadar kazı yapmakta, bu esnada yer altında bulunan
arkeolojik kalıntılara bilinçli olarak zarar vermektedir. Bu arada bütün
bu faaliyetler gizlice ve sinsice yapıldığı için yer altında hazine
bulunmuş olsa bile bundan kimsenin haberi olmamaktadır. Şimdi bu durumda
ülkemize ait bu hazinelerin ya da arkeolojik değerlerin güvenli ellerde
olduğunu kim iddia edebilir, biri orada çıkan arkeolojik kalıntıları yok
etse, ortadan kaldırsa ya da bir küp altın bulup el koysa bundan kimin
haberi olacaktır, kim bu konuda gerekli tedbirleri alacaktır. Tedbir
alması, denetlemesi gereken belediye zaten bu kazıları gizlice yapıyorsa
ve buradaki eserlere bizzat kendisi zarar veriyorsa, belediyelerden bu
tarihi ve arkeolojik değerleri kim nasıl koruyacaktır. Birileri bunları
ortaya çıkarıp suç duyurusunda bulunduğu zaman bir şey değişecek midir
peki? |
|
|
BENZER HABERLER:
AYVANSARAY PROJESİNDE ÖNGÖRÜLEN YAPILANMA
TEKLİFİ
Ayvansaray
Türk Mahallesi Projesi Yenileme Değil, DÖNÜŞÜMDÜR
Aralık 2013
Ayvansaray-Balat-Fener'den manzaralar
GAZETECİLERİ TARTAKLAMA VE
TEHDİDE 5 AY HAPİS
AYVANSARAY'DA KAMUSAL ALANDA BASINA
ARBEDE
AYVANSARAY TÜRK
MAHALLESİ YENİLEME PROJESİ BAŞLIYOR
Ayvasaray,Unkapanı
projesi 2009
Proje ayvansaray,
detaylar
UNKAPANI MEYDANI VE GERİ
ALANI YENİLEME PROJESİ |
|
 |
YORUMLAR:-------------------------------------------------------------------------------- |
|
|