.

AYVANSARAY'DA KAMUSAL ALANDA BASINA ARBEDE

Fatih Belediyesi'nin kentsel yenileme alanında ihaleyi alan firmanın sahibi Radikal muhabirini çekim yapmaması için tartakladı ve tehdit etti.
Ayvansaray’da 2005’te Fatih Belediyesi tarafından yenileme alanı ilan edilen tarihi Türk Mahallesi’nde skandallar bitmek bilmiyor. Radikal , geçen mart ‘Şener Grup’ adına çalışan ‘Altınboynuz Turizm İnşaat’ şirketinin Koruma Kurulu ve Arkeoloji Müzesi’nin izni olmadan tarihi alanda hafriyat çalışmaları yaptığını ‘Sur dibinde kepçeyle operasyon’ başlıklı haberiyle duyurmuş, kazıyı durdurmuştu.
Osmanlı Türk mimarisinin kalbi Fatih Ayvansaray’da, firmanın yıkıma devam ettiği istihbaratı üzerine pazar akşamı yıkımı belgelemek üzere mahalleye gittik. Mahalleye vardığımızda Fener Balat Ayvansaray Derneği’nin (FEBAYDER) Basın Sözcüsü, aynı zamanda İÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Çiğdem Şahin, şantiyenin yanındaki sokakta firma çalışanlarının az önce kendisini itip kaktığını, sinkaflı söz söyleyerek tehdit ettiğini ve sokaktan kovarak uzaklaştırdığını anlattı.
 

 
Şahin, kendisini derneğin basın açıklamalarından tanıyan firma sahibi Kadir Şener’in arkasından “O kadar haber yaptırdınız, savcılığa, polise şikâyet ettiniz, ne işe yaradı? Bakın yine yıkıyoruz’’ diye bağırdığını anlattı.

Sokak ortasında müdahale
Şahin’le olay yerine gittiğimizde firma çalışanları sokak ortasında kaynak yapıyordu. Kadir Şener ve çalışanları, etrafımızı sararak ‘‘Çekim yapamazsınız, belediyeden iznimiz var, siz kim oluyorsunuz?’’ diye bağırdı ve kameraya elleriyle vurarak çekim yapmamızı engellemeye çalıştı. Şener, daha sonra beni omuzlarımdan sarsarak itti, ‘‘Oraya girersen seni döverim!’’ diyerek tehdit etti ve kameramı aldı.
Kameramı zorla geri aldıktan sonra Şehit Tevfik Fikret Erciyes Polis Merkezi’ne giderek firma yetkililerinden davacı ve şikâyetçi olduk, ifade verdik.
Polisler şikâyetimiz üzerine Kadir Şener ve çalışanı Fırat Kula’yı da yakalayarak merkeze getirdi, ifadelerini aldı. Çiğdem Şahin, sokaktan her geçtiğinde inşaat firması çalışanlarının kendisini tehdit ettiğini anlatarak ifadesinde ‘‘Can güvenliğimden endişe ediyorum, başıma bir şey gelirse sorumlusu bu firma sahipleridir’’ dedi.

Çifte standart’ da yargıya taşınmıştı
Fatih Belediyesi 2005’te Ayvansaray’ı kentsel dönüşüm alanı ilan etti. Şener Grup adına Altınboynuz Turizm İnşaat Şirketi 16 adet eski binanın röleve-restorasyon-restitüsyon çalışmaları ile 32 adet yeni bina yapılması için ihaleyi aldı. Projede 50 konut, 5 ticari bina, 1 otel, 15 adet sivil mimarlık örneği yapı, 1 kat otoparkı ve sosyal tesis planlanmıştı.
Şener Holding mahallede parsel toplamaya başladı. Yaklaşık 70 hane, evlerini Şener Holding’e sattı, evler yıkıldı. Kalan 5-6 aile ise belediyenin elektrik ve suyu kesme gibi baskılarına rağmen hâlâ evlerini satmamakta direniyor.
Mahalle sakinlerinden 75 yaşındaki İsmet Hezer, 40 yıldır oturduğu evini satması için yapılan baskılara dayanamayarak daha önce intihara kalkışmış ve son anda kurtarılmıştı. Bir şişe tarım ilacı içmeden önce savcıya bir mektup bırakan Hezer, ölümüyle ilgili olarak firma sorumlusu ve yönetim kurulu başkanından hesap sorulmasını istemişti.

Radikal, daha önce Ayvansaray yenileme projesi kapsamına giren bir parsel için projeye evini vermek istemeyen vatandaşa 2, müteahhide 3 kat izin verildiğini de haberleştirmişti. Haberi yalanlayan belediye sonra sehven olmuş dedi ama suç duyurusunda bulundu. Savcı ise “Haber belgelere dayanıyor. Basının görevi kamuoyu adına elde ettiği olgulara dayanan bilgi ve fikirleri açıklamaktır’’ diyerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

SENİ DÖVERİM!
Radikal bölgede izinsiz ve arkeolog denetimi olmadan kazı yapıldığını belgeleyince, martta kazı durmuştu. Şu an kazı sürüyor, bir de eski duvar yıkılmış. Son durumu haberleştirmek için bölgeye giden Radikal muhabiri ise böyle ‘kovuldu’.
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr /
Radikal haberi ve olayın video görüntüleri:
http://webtv.radikal.com.tr/Turkiye/2400/tarihi-yarimadada-radikal-e-tehdit.aspx

Daha önce proje alanından haber yapan Radikal'e dava açan Fatih belediyesi haberi:

Fatih Belediyesi'nin Radikal'e açtığı dava reddedildi.
Savcı: Haber belgelere dayanıyor. İftira yok.
Basının görevi kamuoyu adına elde ettiği olgulara dayanan bilgi ve fikirleri açıklamaktır.

İftira yok’
Konuyla ilgili 5 ayrı haberin de bir bütün olarak değerlendirildiğinde hakaret ve iftira kastı taşımadığı, somut olaylara ilişkin kamuoyunu ilgilendiren konularda haber alma verme hakkı sınırları içinde yapılan bir habercilik olayı olduğu kanaatini taşıyan savcılık, ‘‘Somut olgulara dayalı yorum ve eleştiri taşıdığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Özgür Gündem davasında da orta ya koyduğu gibi, ‘Demokratik bir devletin makamları eleştiri kışkırtıcı veya hakaret edici olsalar bile, hoş görmeleri gerekir’ şeklindeki kararı da göz önüne alındığında herhangi bir hakaret içermeyen yazının iftira suçunun unsurlarını da taşımadığını’’ düşündü.
Basının kendi görev ve sorumlulukları ile tutarlı bir biçimde haber ve fikir aktarma hakkına sahip yönündeki içtihatlar göz önüne alındığında, ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun asli temellerinden olduğunu, toplumun ilerlemesinin ve her bireyin kendini geliştirmesinin temel koşullardan birini oluşturduğunu belirten savcılık makamı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10’uncu maddesine atıfta bulunarak şöyle devam etti:

AİHS’ye gönderme
‘‘Basının görevinin kamu yararını ilgilendiren başka alanlarda olduğu gibi siyasi konularda da bilgi ve fikirleri açıklamak olduğu, olguların varlığının kanıtlanabildiği oysa değer yargılarının doğruluğunun kanıta başvurularak ortaya konulamayacağı, kanatlerin bir olay ya da yanlış olduklarının kanıtlanmasının imkânsız olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Dalban davasında ortaya koyduğu gibi bir gazetecinin doğruluğunu kanıtlayamadığı sürece değer yargılarını ifade etmesinin engellenmesinin kabul edilemez olduğu, dolayısıyla doğruluğu denetlenebilir olgu veya verilerin yanı sıra doğruluğunun kanıtlanması söz konusu olamayacak fikir, eleştiri ve spekülasyonların dile getirilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesi çerçevesinde koruma altına alındığı, böylece suça konu olduğu iddia olunan yazı içeriği bütün olarak ele alındığında bazı olgulara dayandığı, bu olgular nedeniyle yapılan kanaati içerdiği, bu haliyle basın özgürlüğü sınırları içinde kalındığı anlaşılmakla, şüpheli hakkında yüklenen suçtan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.’’

 

 

BENZER HABERLER:
AYVANSARAY PROJESİNDE ÖNGÖRÜLEN YAPILANMA TEKLİFİ
Ayvansaray Türk Mahallesi Projesi Yenileme Değil, DÖNÜŞÜMDÜR
Aralık 2013 Ayvansaray-Balat-Fener'den manzaralar
GAZETECİLERİ TARTAKLAMA VE TEHDİDE 5 AY HAPİS
AYVANSARAY'DA KAMUSAL ALANDA BASINA ARBEDE
AYVANSARAY TÜRK MAHALLESİ YENİLEME PROJESİ BAŞLIYOR

Haber, Yorum, Resim göndermek için İrtibat: fatihten@gmail.com