1001 Direk Sarnıcı özellikleri
1001 direk sarnıcından izlenimler, sarnıcın bazı özellikleri
18 Eylül 2012 - 09:35
Philoxenos Sarnıcı
Sarnıcın İçişleri
Philoxenos Sarnıcı ( Yunanca : Κινστέρνα Φιλοξένου ), ya da Binbirdirek Sarnıcı , bir adam yapımı yeraltı rezervuarı İstanbul arasında yer alan Konstantin Forumu ve Konstantinopolis'in Hipodrom Sultanahmet semtinde. Bu restore edilmiş ve şimdi bir turistik olarak ziyaret edilmektedir. Giriş İmran Öktem Sokak 4 yer almaktadır.
Philoxenos Sarnıcı: çift sütunların orijinal yüksekliğini gösteren bir kazı havuzu
Sarnıç sık olarak tanımlanan bir saray, altında inşa edildi Antiochos Sarayı 5. yüzyılda. [ 1 ]
Rezervuar 3640 m'lik bir yüzey alanına sahip 2 40,000 m depolama, 3, su ihtiva etmektedir. [ 1 ] sarnıç geniş oluşmaktadır hypostyle tonoz desteklenen bölme. [ 1 ] 224 sütunlar, uzun her 14-15 metre yapılır, bir mermer yakın gelen Marmara Adası . Her sütun mermer halka ile birleştirilmiş iki sütun bir süperpozisyon, olduğunu. Sadece üst kolon ve alt sütun bir kısa kollu böylece görünür böylece sarnıcın zemin sonra takviye edildi. Orijinal yüksekliği sarnıcın ortasında, dört sütunlu bir kazılarla ortaya çıkartılan yapının havuzda görülebilir. Sütunların çoğu, hem de kapaklar, bir Yunan ile kazınmış olan mason işareti . [ 1 ]
Restorasyon
Sarnıç tarafından restore edilmiş I Justinyen saray tamamen 475 yılında çıkan bir yangında tahrip edildikten sonra, 6. yüzyılda. Sonra şehrin fethi ile Osmanlılar 1453 yılında, sarnıç kullanılmaz hale düştü, ve inşası sırasında yeniden keşfedilmiş kadar unutuldu Fazli Paşa 17. yüzyılda aynı sitede 'ın sarayında. [ 1 ]
1001 kolonlar
Adı Binbirdirek çevirir Türkçenin gerçek sayısı sadece 224 olmasına rağmen "1001 Sütunlar" gibi.
Kaynaklar
^ kadar Git: a b c d e Müller-Wiener (1977), s. 280-81
Kaynaklar
1- Alexander Kazhdan (ed.), Bizans'ın Oxford Sözlüğü , 3 cilt, Oxford University Press, 1991 (. ISBN 0-19-504652-8 ), sv Constantinople, Anıtlar: Sarnıçlar, vol. 1, 518-519;
2- Müller-Wiener, Wolfgang . (1977) Bildlexikon zur Topographie İstanbulun: Byzantion, Konstantinupolis, İstanbul bis zum Beginn d. 17 JH. (Almanca). Tübingen:. Wasmuth ISBN 978-3-8030-1022-3 .
Binbirdirek Sarnıcı ve ‘Kalemin Dilinden’ sergisi
Binbirdirek Sarnıcı, İstanbul’daki ikinci büyük sarnıç.
Yerebatan Sarnıcı’nın gölgesinde kalan, varlığından pek çoğumuzun haberdar olmadığı, ziyaretçilerinin büyük kısmını turistlerin oluşturduğu bu sıradışı mekanı ‘Kalemin Dilinden’ sergisi sayesinde gezme şansı yakaladım. Tarihçesini sarnıcın resmi internet sitesine bırakıp (bkz.http://www.binbirdirek.com/Tarihce) izlenimlerimi ve görevliden aldığım ilginç bilgileri paylaşmak istiyorum sizlerle.
Öncelikle isim konusuna değinelim. İçeride elbette ki 1001 adet direk yok. Rivayete göre ‘binbir’ dilimizde bereketi simgelediğinden bu isim verilmiş. Sarnıcın yüksekliği yaklaşık 20 metre. Bu uzunlukta yekpare taş bulunamadığı için sütunlar üst üste konulmuş iki parçadan oluşuyor. Bir diğer rivayete göre halkımız direklerin üst üste bindirilmesinden ötürü ‘bindir direk’ adını vermiş ve zamanla ‘binbir direk’ halini almış. (Üst üste bu iki parça taş, bilezikler vasıtasıyla tutturulmuş) Sütun gövdelerine pek çok sayıda Grekçe harfin işlenmiş olduğu dikkat çekiyor. Bunlar sarnıcın yapımında çalışan ve sütunları işleyen taşçıların işaretleri imiş.Bizans döneminde su Kemerburgaz’dan kemerler vasıtasıyla gelirmiş. Osmanlı sarnıç olarak kullanmamış, burada ipek işlenmiş. İşçiler çok çukurda kalıyor, soğuk oluyor diye doldurmaya karar verilmiş. Sarnıcın doğal derinliğini kenarda bırakılmış 5 metrelik havuzdan görebiliyoruz. Şimdiki kapı da o sıralarda açılmış, orijinal kapısı kullanılmıyor.
Sarnıcın Yerebatan’la bağlantısı olduğu söyleniyor. Bunlar gibi hala bu bölgede bilinmeyen sarnıçlar olacağı düşünülmekte. Binbirdirek Yerebatan’dan daha önce inşa edilmiş. Sütunların mermeri Marmara adasından getirilmiş ve buraya özel yerinde yapılmış. Yerebatandakiler ise toplama. Bu yüzden Yerebatandaki sütunlar farklılık arz ederken burada tek tip sütunlar var.
Sarnıç kapıdan girer girmez kendini fark ettirecek derecede nemli. Ben bu havadan çok hoşlandım ama astım hastaları için iyi olmayabilir, dikkat etmekte fayda var. Tepedeki brandaları soruyorum. Yukarıda yeşil alan olduğundan kışın kar, yağmur; yazınsa sulamalar nedeniyle damlamalar oluyormuş. Genellikle yemek organizasyonlarında kullanılan sarnıçta bu durum problem oluşturmasın diye brandalar gerilmiş.
Gelelim sergiye. Eşsiz bir sanat hat. Çünkü hem okunan, hem seyredilen, hem de üzerinde düşünülmesi gereken bir sanat. Bu yönüyle Batı’nın kaligrafisinden ayrılıyor. Latin harfleri Arap harfleri kadar esnek ve estetik olmadığı için Batı’da güzel yazı sanatı belirli bir aşamada kalmış. Bizde ise özellikle Osmanlı hattatları bu harfleri muhteşem bir sanat eseri haline getirmişler.Rivayete göre, dünyanın önemli ressamlarından Pablo Picasso’ya hat sanatı örneklerimiz gösterildiğinde İspanyol ressam, “Varmayı düşündüğüm hedefe Müslümanlar beş yüz sene önce ulaşmış.” der.







YORUMLAR