4 Şubat 1923 – Lozan

Lozan Barış görüşmeleri, 4 Şubat 1923’de kesildi ve Türk Kurulu geri döndü.

4 Şubat 1923 – Lozan
18 Eylül 2012 - 09:35

ABD delegasyonu, konferansın kesilmesinin ana nedenini, Washington’a; “Türklerin özel yargı hakları ve ekonomik imtiyazlara ait hükümlerde her türlü uzlaşmayı reddetmeleri ve ulusal egemenlik konusunda ödünsüz davranmasıdır” diye bildirmişti. 91 yıl önce Türkiye’yi yönetenler, Batının karşısına bambaşka bir nitelikle çıkıyor ve dünyanın tümünü şaşkına çeviriyordu.

 

Konferansta etkisi açıkça görülen Lord Curzon, İsmet Paşa’yı Hindistan’daki uyruklarından biri gibi görüyor, Fransız temsilcisi Bompard ona eski bir Osmanlı Sadrazamıymış gibi tepeden bakıyordu. Sınırlar, askeri eyleme bağlı olarak büyük oranda belirginleştiği için fazla zaman almayacak, “ekonomik bilinçten yoksun Türklere”, geçmişten gelen ticari ve hukuki ayrıcalıklar (kapitülasyonlar) yenileriyle birlikte kolayca kabul ettirilecekti. Eski düzen yeni koşullarla sürdürülecek önemli bir dirençle karşılaşılmayacak, konferans uzun sürmeyecekti. Bağlaşıklar (müttefikler), İsviçre’nin Leman Gölü kıyısındaki kent Lozan’a bu düşüncelerle gelmişlerdi.

 

Konferansa 12 ülke katıldı ancak “esas görüşme ve tartışmalar İngiltere’yle Türkiye arasında oldu.” İsmet Paşa’yı “en yüksek fiyat koparmak için pazarlık yapan, sonunda verilen fiyata razı olan halı satıcısı” gibi gören Lord Curzon, karşısındakini eski Osmanlı Türk’ü sanıyordu. Ancak yanıldığını çabuk anladı. “İlkelerini her şeyin üstünde tutan, vatansever bir tutumla” karşılaştı. “Doğulularda böyle şey olmaz”, “Türkler nasıl bu hale geldi?” diyerek şaşkınlığını dile getiriyor, “nedenini bir tülü anlayamadığı” değişimi, çözmeye çalışıyordu.

 

Lozan’da ortaya çıkan “yeni Türk tipi”, ulusal hakların savunulmasında yüksek nitelikli bilinç ve direnç gösteriyor, oraya neden geldiğini, neyi nasıl elde edeceğini biliyordu. Batı gazetelerinde şaşkınlık ifade eden yorumlar yapılıyor, The Times, “acaba Türkiye bir mucize ile uygar bir devlet mi oldu?” diye soruyordu.

 

Kaynak:

 

Metin Aydoğan,

 

Ülkeye Adanmış Bir Yaşam -2 Atatürk ve Türk Devrimi, 10.Basım, sf.34

YORUMLAR

  • 0 Yorum