AFET RİSK YASASI İÇİN ANAYASA MAHKEMESİ KARARI NELER SÖYLÜYÜR

1 Mart 2014 t.li Resmi Gazetede Yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.2.2014 t. 2012/87 E. 2014/5 K.sayılı “Yürürlük Durdurma Kararı “üç bölümde incelenebilir:

AFET RİSK YASASI İÇİN ANAYASA MAHKEMESİ KARARI NELER SÖYLÜYÜR
18 Eylül 2012 - 09:35

       

 

 

I- 6306 s.Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkındaki yasada iptal edilen ve yürürlüğü durdurulan hususlar:

 

A)

            1-6306 s.yasa uyarınca açıklanacak davalarda yürütmeyi durdurma verilemeyecek olmasını, nerede ise tüm hukukçular iptal nedeni olarak görmekte idi, Nitekim AYM, yasasının “Bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.” cümlesini iptal etmiş ve yürürlüğünü durdurmuştur.

 

2-6306 s.y. uyarınca yapılacak planların, 3194 sayılı İmar Kanunu mevzuatında belirtilen kısıtlamalara tabi olmayacağı cümlesi ile 5373 s.lı Zeytinciliğin Islahı hakkındaki kanun, 6831 s.lı Orman kanunu, 7269 .lı Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun, 189 s.lı Milli Savunma Bakanlığı İskan İhtiyacı fazlası gayrimenkullerin Satılması hakkındaki kanun, 2565 s.lı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri hakkındaki Kanun, 2634 s.lı Turizm Teşvik Kanunu, 2863 s.lı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 3621 s.lı Kıyı Kanunu, 4342 s.lı Mera Kanunu, 5366 s.lı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması hakkında Kanun, 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu, 2960 s.lı Boğaziçi Kanununun, 6303 s.lı kanunla çelişmesi halinde yukarıdaki kanunların uygulanmayacağı fıkrasını iptal etmiş ve yürürlüğünü durdurmuştur. 

 

II- 6306 s.lı yasada iptal edilen fakat koşulları oluşmadığından yürürlüğü durdurulmayan hususlar: 

 

B)

            1-Hazine dışındaki Kamu İdarelerinin mallarının bedelsiz olarak Toki’ye ve idareye bırakılması cümlesi ile 6306 s.k.nun uygulama alanı içinde olup da, riskli olmayan yapıların da 6306 s.y. ya tabi olduğu fıkrasının yürürlüğü durdurulmamıştır. 

 

2-6306 s.k. uyarınca adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde belirtilen adreslere (mernis) yapılan tebligatın geçerli olacağı fıkrasının yürürlüğü durdurulmamıştır. 

 

3-6306 s.k. uyarınca gerçekleştirilecek her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, 4734 sayılı İhale Kanunu 21. maddesinde belirtilen pazarlık usulü ile yapılacağı fıkrasının yürürlüğü durdurulmamıştır.

 

III- 6306 s.y.nın iptal edilen fakat iptal kararında yürürlüğe girmelerinin zaten ertelenmiş olmaları nedeniyle yürürlüğü durdurma taleplerinin reddedildiği hususlar:

 

C)

            1-Bakanlık  veya İdare tarafından yapılan tespit işlemlerinin ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesi ve tapu müdürlüğünün, maliklerin arsa paylarına masraf tutarı kadar müteselsil ipotek koyması ,cümlelerinin yürürlüğü erteleme nedeniyle durdurulmamıştır.

 

2-Bakanlık TOKİ veya İdarenin riskli alanlarda, riskli taşınmazlarda ve rezerv yapı alanlarında 6306 s.k. kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince her türlü imar ve yapılaşma işlemlerinin geçici olarak durdurabileceği fıkrasının, erteleme nedeniyle yürütmesi durdurulmamıştır. 

 

3-Bakanlık ve İdare tarafından yapılan yıkım masraflarının ilgili tapuya bildirileceği ve maliklerin arsa payları üzerine masraf tutarında ipotek konacağı cümlelerinin erteleme nedeniyle yürütmesi durdurulmamıştır. 

 

1V-    6306 s.y.nın iptal edilmeyen, dolayısıyla ile yürürlüğü durdurulmayan hususlar:

 

D)

            1-Büyükşehir Belediye sınırları içerisindeki ilçe belediyelerinin “Bakanlıkça yetkilendirilmesi halinde” ibaresinin, 

 

2-a)Riskli yapıların tespit usul ve esaslarına ve yapılacak itirazlarının değerlendirileceği teknik heyet oluşumlarına,

  b)Riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarındaki Hazinenin Özel mülkünde bulunan taşınmazların Toki’ye ve idareye bedelsiz devri konusunun,

  c)Tescil dışı alanlar, tapuda hazine adına tescil edildikten sonra Bakanlığın tasarrufuna bırakılır veya Toki’ye ve idareye devredilir, fıkrasının,

    d)Mera Kanunu kapsamındaki riskli alan ve riskli yapılarda yaşayanların nakli için Bakanlıkça ihtiyaç duyulan taşınmazların tahsis amacı değiştirilip, tapuda Hazine adına tescil edilir ve bu taşınmazlara 6306 s.k. uygulanır, fıkrasının,

 

3-Hazine’ye devredilen malların, tahsis ve devir işlemleri tamamlanmadan Maliye Bakanlığınca satılamaz, kiraya verilemez, tahsis edilemez, ön izne veya irtifak hakkına konu olamazlar, fıkrası ile riskli alan ve yapılardaki elektrik, su ve doğalgaz verilemez, verilen hizmetler durdurulur, fıkrası,

 

4-Riskli yapı tahliye ve yıkımına ilişkin uygulama ve süreler ( Yasanın 5. maddesinin 1, 2, 3 ve 4 no’lu fıkraları)

 

5-a)Bina yıkılarak arsa haline getirilen taşınmazlarda, pay oranlarının tescili, tefrik ve ifraz işlemlerinin, paydaşlarının 2/3 çoğunluğunun olmaması halinde acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği gibi uygulama hükümlerinin (Yasanın 6. maddesinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 11 ve 12 no’lu fıkraları)

   b)Yasadaki, 3194 s.lı İmar Kanundaki imara ilişkin hükümler ihtiva eden özel kanunlardaki kısıtlamalara tabi değildir, cümlesinin,

 

 6-6306 s.k. amacı için kullanılacak gelirlerden Orman Kanuna göre orman dışına çıkarılacak yerlerden elde edilecek gelirler ile yine 6306 s.k. uygulamaları için öngörülen vergi, resim, harç ve sigorta muafiyetinin,

 7-Riskli yapıların, tespit, tahliye, iş ve işlemleri ile değerlendirme işlemlerini engelleyenler hakkında TCK uyarınca suç duyurusunda bulunulacağı ve riskli yapı tespit usul ve esaslarının Yönetmelikle değerlendirileceği, fıkralarının,

 

 8-6306 s.k. tabi riskli yapı ve alanlar hakkında 7269 s.lı Afet Dolayısıyla alınacak tedbir ve Yardımlara Dair Kanunun uygulanıyor olmasının, 6306 s.k. uygulamalarına engel teşkil etmeyeceği, cümlesinin,

 

 9-Yasanın 12.maddesi ile Kamulaştırma Kanuna eklenen fıkra ile, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı meslek odalarının her biri tarafından belirlenecek bilirkişi listelerinin yöntemi ve sayısı, fıkralarının,

 

10-Yasanın 14. maddesi ile 3194 s.lı İmar Kanununa eklenen ek 5 .ve geçici 14. madde ile bu kanun uyarınca çıkarılacak yönetmeliklerden imar uygulamalarına ilişkin olanlar, beldenin şartları da gözetilerek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanıp R.G. yayımı ile yürürlüğe girer, önceki imar uygulamalarına ilişkin olarak Belediyelerce çıkarılan yönetmelikler yeni yönetmeliğe göre bir yıl içinde değiştirilir, aksi takdirde bir yıllık sürenin bitiminde yürürlükten kalkar, hükümlerinin,

 

11-Yasa ile, 5366 sayılı kanuna eklenen, Yenileme projelerinin gerektirdiği uygulamaların, verilen süre içinde yapı malikince yapılmadığı takdirde, yapılan masrafların malikinden tahsil edileceği, 5366 s.k. kapsamında açılacak kamulaştırma bedel tespit ve tescil davalarında görev alacak bilirkişilerin Sermaye piyasası kanununa tabi olarak faaliyet gösteren değerleme uzmanları arasından seçileceği, hükümlerinin,

 

12-Yasanın 19. maddesi ile Çevre Şehircilik Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen fıkraların,

 

Yasanın 22. maddesine yönelik (madde 2876 s.lı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Alanı içerisinde yer alacak tesis ve alanların yönetimi başlıklı

104. maddesini yürürlükten kaldırıyor. )

 

İptal istemlerini ise AYM 27.2.2014 t. 2012/87 E. 2014/41 s.lı kararı ile reddettiği için yürürlük durdurma taleplerini de reddediyor. 

 

 

1 Mart 2014 t.li Resmi Gazetede yayınlanan yürürlülük durdurma kabul/red maddeleri yukarıdaki gibi. Ancak Anayasa Mahkemesinin kabul veya red gerekçelerini 27.2.2014 t. 2012/87 E. 2014/41 K. sayılı ilâmının yayımından sonra görebileceğiz.

 

Açıkça bir Anayasa Kuvvetler Ayrılığı ihlâli olan, asla yürütmeyi durdurma kararı verilemez maddesinin iptal ve yürürlülük durdurması kuşkusuz hukuk adına bir kazanım.

 

Ancak örneğin rezerv alanındaki yeni proje bütünlüğünü bozan, fakat her hangi bir yapı riski olmayan binanın da yıkımını öngören maddenin, iptal edildiğini görmekle beraber, niçin yürürlük durdurma koşullarının oluşmadığını, doğrusu AYM karar gerekçesinde görmeyi merakla bekliyorum. 

           Tıpkı, iptali reddedilen diğer madde gerekçeleri gibi.

 

Av.Hilâl Küey/ İzmir/04.03.2014  

----------------------------------------------

 


Prof. Dr. Gürsel Öngören : Kentsel dönüşümde bundan sonra ne olacak?

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören ; Anayasa Mahkemesinin Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un bazı maddelerini iptal etmesini yorumladı.

 

Gürsel Öngören; “Anayasa Mahkemesi kentsel dönüşüm mağduru vatandaşı biraz rahatlatmıştır. Artık İdare Mahkemeleri yürütmeyi durdurma kararları verebileceklerdir. Bugüne kadar idare mahkemelerinde açtığımız davalarda yürütmenin durdurulması talebinde bulunamıyorduk. Sekiz ay, bir yıl davanın sonucunu beklemek zorunda kalıyor ve zaman kaybediyorduk, bu arada yıkımlar olabiliyordu. Şimdi, riskli yapı, riskli alan kararlarının iptali ve bu konuda yapılan Bakanlık il müdürlüklerinin işlemlerinin iptali için idare mahkemelerinde açtığımız iptal davalarında yürütmenin durdurulması kararının verilmesi yasağı kaldırılmıştır. Bu iptal kararından sonra, İdare mahkemelerinde açılan;  apartmanların boşaltılması ile yıkım kararı ve  1/3 azınlık daire sahiplerinin hissesinin komşulara satılması kararlarının iptali için dava açıldığında, hakimler, yürütmenin durdurulması kararı vererek uygulamayı ve idari işlemleri durdurabilecekler” dedi.  

 

Öngören şöyle devam etti: “Bir idare hukukçusu olarak Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen 6306 sayılı Kanun çıktığından beri üç konunun Anayasaya ve insan haklarına aykırı olduğunu belirtiyorduk. Birincisi, açılan idari davalarda, kamu kurumlarınca yapılan uygulamanın hakim tarafından acilen durdurulmasını sağlayacak olan “yürütmenin durdurulması kararı” verilmesinin yasaklanması. İkincisi 2/3 çoğunluk kararına karşı çıkan 1/3 azınlık daire sahiplerinin hisselerinin komşulara satılması. Üçüncüsü 6306 sayılı Kanuna, diğer kanunlarla çelişki halinde üstünlük sağlanması.

 

Bu üç konudan ikisini Anayasa mahkemesi iptal etmiştir.

 

Riskli alan kararlarının iptali için açılan davalarda artık davanın başında mahkeme,  işlemi açıkça hukuka aykırı görüyorsa ve uygulanmasının geri dönülmez zararlara yol açacağını düşünüyorsa yürütmesini durdurarak buradaki durumu davanın sonuna kadar donduracaktır. Yine riskli alanda Devlet tarafından yapılan uygulamalara karşı vatandaş dava açarak yürütmenin durdurulması kararını hemen alabilecek; evinin boşaltmasını, tahliyesini veya yıkımını davanın sonuna kadar önleyebilecektir. Anayasa Mahkemesinin bu kararları İdare tarafından Fikirtepedeki kentsel dönüşümde uygulanan hukuksuzlukları, idare mahkemelerinin acilen durdurmasını da sağlayabilecektir.

Gürsel Öngören; “Riskli binalarda ise riskli yapı kararlarının hukuka ve teknik ilkelere aykırı alınması halinde açılan davalarda idare mahkemesi uygulamayı durdurabilecektir. Yine riskli yapının 60 gün içinde boşaltılması ve riskli yapının yıkılması hakkındaki kararlara karşı dava açıldığında il müdürlükleri veya belediyeler tarafından verilen kararların yürütülmesini mahkeme, davanın başında durdurabilecektir. Ancak riskli yapılarda, 2/3 çoğunluğun binanın yeniden yapılmasına katılmayan azınlıkta kalan dairelerin komşulara satılması yönündeki hükme Anayasa Mahkemesinin duyarsız kalmasını görmek düş kırıcıdır” diye ekledi.

 

Kentsel dönüşüm kapsamında Bakanlığın veya belediyelerin yaptığı yeni imar planı değişikliklerinin 3194 sayılı İmar kanunu ve diğer mevzuata aykırı olabileceğine izin veren 6306 sayılı Kanun maddesinin de Anayasa Mahkemesi tarafından iptali doğrudur. İmar planları il bazında, ilçe bazında ve semt bazında bütünlük ve harmoni içinde olmalıdır. Bakanlık ve belediyelerce, parsel veya ada bazında plan değişiklikleri ile imar planlarının bütünlüğünün bozulmasına Anayasa Mahkemesi izin vermemiştir.

 

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Öngören; açtığımız davalarda inşaat şirketlerinin ve komşuların yeni bina paylaşımında daire ve işyeri sahiplerine yaptığı haksızlıklara karşı hukuk mahkemelerinde “ihtiyati tedbir kararları” alarak hak kaybını önlüyorduk, şimdi de Anayasa Mahkemesinin bu kararı ile idare mahkemelerinde ve Danıştayda açtığımız davalarda “yürütmenin durdurulması kararı” alarak hukuksuzluğu ve hak kayıplarını davanın başında durdurabileceğiz” diyerek sözlerine son verdi.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum