7-8 milyon bina çürük, Yıkacağız
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki 7-8 milyon bina depreme dayanıksız çürük yıkacağız diyor. Fakat Müteahhitlerin yaptığı bu çürük binaların inşasına göz yumarak suç ortağı olan Belediyeler, Mimar ve Mühendislere neden hesap sorulmaz Hiçbir sorumluluğu olmayan mülk sahipleri 2. defa mağdur ediliyor. Mülkleri ellerinden hile ve desise ile alınarak mücavir alan dışına sürülüyor, Dayanıksız diye yıkılan evini yüksek fiyatlarla satın almak zorunda bırakılıyor
Her depremden sonra aynı uyarılar yapılıyor; Binalarınız çürük, Depreme dayanıksız, Binalarınızı yenileyeceğiz.
Son Ege depreminden sonra geçmişte olduğu gibi Çevre Bakanı Özhaseki; "1999 yönetmeliği öncesinde Türkiye'de yapılan yaklaşık 7,5 milyon civarında yapı stoğu var. Bunların büyük çoğunluğu depreme dayanıksız ve yaşam için elverişsiz. Bunların yıkılması lazım" dedi.
Halbuki sözkonusu bu milyonlarca bina ilgili belediyelerin denetim ve gözetiminde, Yetkili Mimar, Mühendislerin imzası ile resmi izinli müteahhitler atrafından inşa edildi.
Bilindiği üzere betonun yarı ömrü 50 yıl, Yani sağlıklı beton bir asır kullanılabilir.
1999'dan önce yapılan binaların en az 2050 yılına kadar sorunsuz kullanılması gerekirken depremden hemen sonra Bilhassa Akp hükümetleri döneminde "Binalarınız çürük hepsini yenieleyeceğiz." söylemleri hız kesmeden devam ettirildi.
Şimdi vatandaşın ne suçu var? Binaları gerekli sağlamlıkta sağlam malzeme ile yapmayan kim? Belediyeler, zamanında denetlemediği, Depreme dayanıksız inşa edildiğini itiraf ettiği binaların yenilenmesinde neden sorumluluk almaz, Neden maliyeti en aza indirmek bir yana 3-5 misli bedelle yenileme projeleri dayatır.
Neden devletimiz 15-20 yılda çürük olduğunu tespit ettiği binaların sorumluları hakkında yasal işlem yapmaz?
Bu gün çarpık kentleşme gerçeğini beyan eden yetkililer bu çarpık kentleşmede kendilerine neden sorumluluk yüklemez?
Dün olduğu gibi bu günde söylüyoruz, bu deprem odaklı dayatlamalar tamamen Rant projeleridir. Burada iyi niyet görmüyoruz, Esenlerde Vatandaşın elinden dayatma ile alınan 3-4 katlı parsellerin üzerine 22 katlı devasa binalar yapılıyor, mülk sahiplerine 1+1 direyi 36 bin liraya satıyorlar. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz, Sulukulede 20-30 bin liraya mülk sahibinden hile ile alınan parselin üzerine 200 bin liraya 4 daire yapan Toki-Belediye, Bu gün bu binanın değeri 3-4 milyon lira ediyor, Bumu adalet ve hukuk!
ŞİMDİ HALKI TEDİRGİN ETMEK İÇİN 2-3-4 ŞİDDETİNDEKİ YER HAREKETLERİ "DEPREM" DİYE BASINA SERVİS EDİLİYOR.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Anadolu topraklarının yüzde 71inin deprem riski altında bulunduğunu, Türkiyede her yıl 200 bini İstanbulda, 300 bini Anadoluda olmak üzere 500 bin yapının kentsel dönüşüm yoluyla yeniden yapılması gerektiğini söyledi.
"BELEDİYELER İMAR PLANINI DELMEMELİ VE ÇANAK TUTMAMALI"
"İklim değişikliğine bağlı olumsuzlukları önlemler alarak önleyebiliriz. Depremlere sağlam zemin ve buna dayanıklı yapılarla yani depremlerle savaşarak değil, önlemler alarak yüz yüze gelebiliriz. Anadolu topraklarının yüzde 71i deprem tehdidi altındadır. Depremlerle savaşılmaz önlemler alınır. İnsanların canını depremlerde değil, kötü yapılaşmalar almaktadır. Gereken çalışmalar yapıldığı takdirde depremleri can kaybı olmadan atlatabiliriz ama imar planlarını delme çalışmaları Kaçak yapılaşma olursa, belediyeler buna çanak tutarsa, insanlar ne yazık ki en ufak sarsıntıda dışarı çıkar. Mal ve can kaybı olur. Uzakdoğu'da görüyorsunuz evler sağlam olunca insanları meydana gelen depremler gece uykusundaki ninni gibi gelir.
TÜRKİYEDE 7.5 MİLYON YAPI RİSKLİ
Özhaseki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve hükümet olarak hesaplarının 7.5 milyon yapının elden geçirilmesi ve büyük bölümünün yıkılması gerektiğine değindi. Bakan Mehmet Özhaseki, Bakanlar Kurulu'na getirdikleri ve önümüzdeki günlerde meclise getirecekleri yeni düzenlemeler konusunda herkesin üzerine düşeni yaptığını belirterek şunları söyledi:
Deprem konusunda hedefimiz 15 yılda her yıl 500 bin yapıyı yenilemek, bunun altyapısını düzenlemek, finansman kaynaklarını bulmak olacaktır. Bu konuda dersimize çalıştık. Düzenlemeler Bakanlar Kurulunda uzun uzun anlatıp tartışmaya açtık. Her yıl 200 bini İstanbul'da 300 bini Anadolu'da olmak üzere 500 bin binanın yıkılıp yeniden yapılması gerekmektedir.