17 Ağustos deprem felaketi üzerine
DİKKAT !!!
Yürek taşıyan herkesin okuması gereken ibretlik bir şiir-yazı.
Bugün bu şiiri okumaya sıkılanlar depremde günlerce aç-susuz bir enkazın altında kalanları düşünsün ve kendini onların yerine koysun...
Önceden paylaştığım şiirin tamamını buldum.
Tahir Bulut
.................................................................................................
1999 depreminin üzerinden henüz 1 yıl geçmişti. İzmit istikametinden İstanbul'a doğru gidiyordum. Depremin izleri olan çadırlar ve prefabrik evler yol kenarlarında sıralanmıştı. İstanbul'a vardım ki deprem unutulmuş,her şey normale dönmüş ve insanlar günlük yaşamlarına devam ediyordu.
Oysa 1 yıl önce öyle miydi;insanlar yardım için adeta birbiriyle yarışıyordu.Zaman ne de çabuk sarmıştı yaraları,ateş düştüğü yeri yakmış;ölen öldüğüyle kalmıştı...
Bu karmaşık duygular içinde evime vardığımda aldım kalemi kağıtı ve aşağıda paylaşacağım hicvi şiiri yazdım. Öylesi ''çala kalem'' yazdım ki,belkide ömrümde en çabuk yazdığım şiirdir...
Yıl 99 yazında
Ağustos'un ortasında
Canlar ecel sofrasında
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Gece saat üç suları
Tüm marmara can pazarı
Ölenlerin yok mezarı
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Acı yürekler dağladı
Cümle alem kan ağladı
Taş eridi,sular yandı
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Kara yazılmış yazılar
Yürek yanar,ten sızılar
Gitti körpecik kuzular
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Yer yarıldı öbek,öbek
Kalmadı dikili direk
Bu sendeki nasıl yürek
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Evi olan fay hattında
İnsanlar enkaz altında
Sen se,araban altında
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
''Yatak'' dediğin teneşir
Çadır soğuk,yavru üşür
Dert mi pişir,aş mı pişir
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
N'olur çocuk bayram görse
Baba mı var harçlık verse
Ana mı var el öptürse
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Behey gafletten uyanmaz
Vurdumduymaz,umursamaz
Hava soğuk,hava ayaz
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Dolar kesen,akar arkın
Felek döndürüyor çarkın
Yıkıldı mı evin-barkın
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Sorma,''nerelidir bunlar''
Falan şehir,filan diyar
Deprem koymaz genç,ihtiyar
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Ata sözüdür,atılmaz
''Komşun açken tok yatılmaz''
Allah'tan geldi bu ikaz
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Bırak,''kafana takmayı''
Bırak kahve,bırak çayı
Nasıl yutarsın lokmayı
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Deme,''Bana mı düştü dert''
Hesap soran olur elbet
Bir gün sana gelir nöbet
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
''Çok üzgünmüş falanca zat''
Boş lafları bir yana at
İcraat gerek icraat
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
''Vah,vah;yazık''diye diye
Acı duyun ölesiye
Dokunun artık keseye
Kefenine cep taktın mı
Dünyaya kazık çaktın mı
Tahir,bunca sözü yazdın
Düşünüp,düşünüp dizdin
Kafa yordun,zaman ezdin
Kendin bir şeyler kaptın mı
Nefsinle savaş yaptın mı
Dünya fani,dünya yalan
Bak,hala yok bir ders alan
Sana söylüyorum ulan
Böyle bir acı tattın mı
Sen hiç çadırda yattın mı
Tahir Bulut
Ölenleri bir kez daha rahmetle anıyor,geride bıraktıklarına sabır ve metanet diliyorum...
.............................
Aşağıdaki foto Gölcük iskele meydanı ve parkı.
Buraya 18 Ağustosta geldiğimde iskele çatısına kadar, Park bu şekilde suların içindeydi, üç gün sonra gittiğimde sular çekilmiş parkta su yok, iskele eski halindeydi.
Deniz yükseldi diyemiyorum çünkü Kocaeli, İstanbul yalovada deniz hiç yükselmedi
Burada denizin 3-4 metre yükselmesi halinde İstanbuldada suların yükselmesi gerekirdi.
O halde burada park ve çevresi 4 metre civarı battı-çöktü üç gün sonra tekrar yükseldi, halen aynı şekilde duruyor
bu devasa toprak kütlesi nasıl 4 metre batar ve tekrar yükselebilir
Bu konu hiç gündeme gelmedi, Bu konuda bir bilgisi olan varsa lütfen yazsın
fatihten@gmail.com
Bir anekdot:
Bu şiiri Çaykara vakfı müdürü emekli tümgeneral Şahmeran paşa ve eşine okudum o zaman,ikisinin de gözleri doldu ve paşam bana şunları söyledi;''Tahir kardeşim,sakın bu şiiri kimsenin eline verme,geçer bir üçkağıtçının eline ve bunu okuyarak para toplar. Sen mesela böyle bir iş için yanıma gelip bu şiiri okumuş olsa idin,cebimdeki bütün parayı sana verirdim.''
Buradan Şahmeran Paşama ve değerli Zevcelerine hürmetlerimi,selamlarımı iletiyorum...