ANNE
Sokaklar karanlık, karışık, ıssız
Yalnızım bu koca şehirde anne
Çoğu zaman şaşkın, ürkek, kararsız
Boğulacak gibi, nehirde anne
Sığamadım dünya dar geldi bana
Ne tarafa gitsem, itildim anne
Hasretim sevgiye, en çok da sana
Kucaktan kucağa atıldım anne
Ümit besliyorum, hani olur ya
Bir kapı açılır sabaha anne
Bazen insan üç beş kuruş bulur ya
Bakınıp gezerim, bir daha anne
Birde çocukların elinde simit
Yanımdan geçerler, gözlerim anne
Fakirin, derler ya ‘ekmeği ümit’
Hayalde bir şeyler közlerim anne
Bir selam verenim olsaydı eğer
Açlıktı, tokluktu fark etmez anne
Üstte başta yokta, hayali değer
Bakışın gözümden hiç gitmez anne
Bazen ellerinden ılık bir suyla
Bir kaşık çorbaya muhtacım anne
Sıcacık yatakta derin uykuyla
O güler yüzlerin, ilacım anne
Akşam olup herkes eve dönerken
İçim burkularak, ağlarım anne
Evlerin ışığı bir bir sönerken
Tutamam kendimi, çağlarım anne
Nedense burada yaşamak çok zor
Bu şehirde sabah olmuyor anne
Biraz gezinmeye insan korkuyor
Yüreğime sevgi dolmuyor anne
Bir anne yanında çocuklarıyla
Geçse buralardan dolarım anne
Hücum eder dertler kör oklarıyla
Kirli saçlarımı yolarım anne
Kimseye derdimi açamıyorum
Ne tutsam elimde kalıyor anne
Acı ve kederden kaçamıyorum
Her tarafta beni, buluyor anne
Baharla yaz çabuk gelip geçiyor
Hayaller heveste kalıyor anne
Kara bahtım kışı mekân seçiyor
Yoksulluk ömrümü çalıyor anne
Dün gece bir parkta uzanacaktım
Tekme tokat beni attılar anne
Tuza ekmeğimi az banacaktım
Onu da döktüler, çattılar anne
Yaşamak nasıldır, nedir ki hayat
Huzur pazardan mı alınır anne
Yediğim, içtiğim her gıda bayat
Ne zaman, nerede kalınır anne
Arada otursam kuytu bir yere
Yüreğim hasretle dalıyor anne
Kalkmak istiyorum günde bin kere
Ellerim havada kalıyor anne
İbrahim Kalkan