ARMEGEDON, BÜYÜK ORTODOĞU SAVAŞINI BEKLERKEN YAŞADIKLARIMIZIN FARKINDA DEĞİLİZ.

Misafir Yazar fatihten@gmail.com

Savaş başladı, Hızla devam ediyor.

Bizde savaştaki yerimizi aldık, Şimdilik Dünya aktivistlerinin safında görülüyor olsakta ibre her an bizim üzerimize döneceği aşikar.

Bu konuda bir tedbirimiz varmı?

Varsa bilen söylesin......

Türker Ertürk'ün muhteşem gözlemlerini okuyunuz:

ARTIK SAVAŞLARDA ATEŞ VE MANEVRA ASLİ UNSUR DEĞİL

Artık savaşların karakteri, özellikleri, yapısı ve genetik kodları değişti. Günümüzün savaşlarında; çatışma ile barış, asker ile sivil, cephe ile emniyetli bölge, dost ile düşman kavramları arasındaki hatlar bulanık ve belirsizdir. Bu savaşlar tek merkezden yönetilmez, ateş ve manevra gücü asli unsur olmaktan tamamen çıkmıştır.

I.Dünya Savaşı’nda ölenlerin yüzde 95’i asker, yüzde 5’i sivildi. II. Dünya Savaşı’nda ölenlerin yüzde 33’ü asker, yüzde 67’si sivildi. Günümüzdeki savaşlarda ise kayıpların sadece yüzde 5’i asker, yüzde 95’i sivillerden meydana geliyor. Bu “asker-sivil” kayıp oranları bile savaşların karakterinin ve özelliklerinin nasıl değiştiğinin sayısız örneklerinden biridir.

DÖRDÜNCÜ NESİL SAVAŞ

Uluslararası hukuk açısından Suriye, hiçbir ülkeyle savaş halinde değil. Hiçbir ülke Suriye’ye harp ilan etmedi! Ama Mart 2011’de başlatılan vekâlet savaşı ile Suriye’de taş taş üstünde bırakılmadı, 500 bin Suriyeli yaşamını kaybetti, ülke nüfusunun beşte üçü evini, barkını terk etmek zorunda kaldı ve göçe zorlandı. Sadece Türkiye’ye, bu ülkeden gelen 4 milyona yakın sığınmacı var.

Günümüzdeki bu savaş türü;“Dördüncü Nesil Savaş (FourthGenerationWarfare)” veya “Hibrit Savaş(HybridWarfare)” olarak adlandırılıyor. Devlete bağlı olmayan aktörler, terörizm, medya, hukuk, psikolojik harekât, zihin kontrolü, beyin yıkama, toplumsal mühendislik, ekonomik manipülasyonlar, Sivil Toplum Kuruluşları (STK), vekâleten savaştırılan güçler, hatta hedef ülkenin çeşitli yöntemlerle ele geçirilmiş siyasetçileri ve devlet adamları,özellikle1990’lı yılların başından itibaren formülize edilen bu yeni nesil savaşın unsurlarıdır.

ESAS SORUN NE?

Her ikisine de ABD katılmış olsa da I.ve II. Dünya Savaşları; Avrupa merkezli güçlerin mücadelesi neticesinde başladı ve yayılarak küreselleşti. Hala devam eden ve şimdilik ne zaman biteceği kestirilemeyen III. Dünya Savaşı ise; Amerika, Avrupa ve Asya’da bulunan güçlerin mücadelesi şeklinde, küresel olarak devam etmektedir.

Bugün sorun III. Dünya Savaşı’nın çıkıp çıkmadığı, ne zaman çıkacağı tartışması değildir. Çünkü savaş zaten çıktı ve devam ediyor! Esas sorun; bu savaşın nükleer savaşa evirilip evirilmeyeceği, bu savaşın yıkıcı etkilerinden asgari zararla nasıl ülkemizi kurtaracağımız, küresel olarak savaşın nasıl bitirebileceği ve ülkesel olarak buna katkı yapıp yapamayacağımızdır!

ESAS SORUN NE?

Her ikisine de ABD katılmış olsa da I.ve II. Dünya Savaşları; Avrupa merkezli güçlerin mücadelesi neticesinde başladı ve yayılarak küreselleşti. Hala devam eden ve şimdilik ne zaman biteceği kestirilemeyen III. Dünya Savaşı ise; Amerika, Avrupa ve Asya’da bulunan güçlerin mücadelesi şeklinde, küresel olarak devam etmektedir.

Bugün sorun III. Dünya Savaşı’nın çıkıp çıkmadığı, ne zaman çıkacağı tartışması değildir. Çünkü savaş zaten çıktı ve devam ediyor! Esas sorun; bu savaşın nükleer savaşa evirilip evirilmeyeceği, bu savaşın yıkıcı etkilerinden asgari zararla nasıl ülkemizi kurtaracağımız, küresel olarak savaşın nasıl bitirebileceği ve ülkesel olarak buna katkı yapıp yapamayacağımızdır!

ARTIK TÜRKİYE OTOKRATİK BİR ÜLKE OLDU!

Türkiye’deki rejim değişikliği;Renkli Devrimler gibi olmadı, uzun sürdü. Çünkü eksik de olsa Türkiye,parlamenter sisteme sahip, demokratik bir ülkeydi. Türkiye haricinde rejim değişikliği yapılmış ülkelerin ortak paydası; hepsi otokratik ülkelerdi ve tek adam tarafından yönetiliyordu. Şimdi,Türkiyede otokratik bir ülke oldu!

Esas tehlike de burada başlıyor! Bugüne kadar askeri müdahale yapılmış ve iç savaşa sürüklenmiş tüm ülkelerin ortak özelliği;otokratik ve tek adam tarafından yönetiliyor olmalarıydı!

İÇ SAVAŞ KAPIDA MI?

Anımsarsınız,15 Temmuz 2016 Darbe Girişiminden önce dış dünya basını“Darbe geliyor” diye yazıyordu ve geldi! Şimdi de “Türkiye kanlı bir hesaplaşmaya gidiyor ve iç savaş kapıda”diye yazıyorlar ve ekranlarda anlatıyorlar!

Ne diyorsunuz; bakanları yeni açıklanan iktidar iradesi bu öngörüyü geçersiz kılacak, halen bütün şiddeti ile devam eden III. Dünya Savaşı’ndan ülkemizi asgari zararla çıkarabilecek ve 16 yıldır yaptığı icraatlarıyla iflas ettirdikleri ekonomimizi kurtarabilecekmiş gibi gözüküyor mu?

Türker Ertürk

Makalenin tamamnı okumak için tıklayınız