Başbakan Binali Elazığda Gerçeği İtiraf Etti

Misafir Yazar fatihten@gmail.com

BU ÜLKEYİ 15 YILDIR GERMİYONOĞULLARI MI YÖNETİYOR?

Dördüncü kuvvet olan basın üzerindeki baskılar sonucu, başta TRT olmak üzere birkaç istisna dışında tüm basın ve medyanın iktidarın kontrolüne geçtiğini, televizyonların, radyoların, gazetelerin, billboardların iktidarın haber ve reklamlarıyla dolu olduğunu, tek adam rejimi gelmeden ‘tek manşet’ ve ‘tek kanal’ döneminin şimdiden hayata geçtiğini ifade eden Koray Aydın, bütün bu yaşananların daha şimdiden Saddam, Kaddafi ve Esad rejimini hatırlattığını söyledi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın Elazığ mitingindeki “15 senedir bu ülkenin getirildiği bu rezil hale bakın. 15 senedir ülkeye getirilen terör örgütlerinin haddi hesabı yok. Bu gidişe dur diyoruz. Evet diyoruz” şeklindeki sözlerini hatırlatan Koray Aydın, “bunlar herhalde bu ülkeyi kimin yönettiğini bilmiyorlar. Bu ülkeyi Germiyanoğulları mı yönetiyor? Herhalde Başbakan da gizli ‘hayırcı’. Çünkü aklı başında olan bir insanın böyle bir şey söylemesi pek mümkün değil” şeklinde konuştu.



Hayır Çıkarsa Başbakan Bile Sevinecek

16 Nisan referandumu öncesinde Niyet Hayır Akıbet Hayır Toplantıları’nı sürdüren Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın, Kırşehir’de bir düğün salonunda düzenlenen toplantıda vatandaşlara hitap etti.

Kora Aydın’ın “Kırşehir’in eren huylu, alp yürekli yiğitleri, Anadolu kadar engin, elif gibi doğru bacılarım, başbuğumuzun emaneti bozkurt kardeşlerim” diye başladığı konuşması sık sık alkışlarla kesildi.

Daha önce Kırşehir’e çok defa geldiğini, hatta belediye ara seçiminde bir ay süreyle kalıp Genel Sekreter Yardımcısı sıfatıyla seçimi koordine ettiğini belirten Koray Aydın, bu seferki gelişinin çok daha farklı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: “Bu defa bütün sıfatlarımdan arınarak, sade bir vatandaş olarak aranızdayım. Allah göstermesin bu referandum belki bir son haykırış, belki son çırpınış, belki de köprüden önceki son çıkıştır. Büyük bir millet, büyük bir devlet bir kişinin yönetimine, bir kişinin ihtirasına teslim edilmek isteniyor. Türk milliyetçileri olarak buna evet dememiz hiç bir şartta mümkün değildir. Çünkü bunu yapmaya çalışan arkadaşların bir de bir acelesi var. Sanki yangından mal kaçırıyorlar. Sanki padişaha kelle götürüyorlar. Bir gecede Başbakan değiştirenlerin, milletin onlara 15 yıldan verdiği o büyük yetkiyi, o sınırsız yetkiyi acımasızca kullanan bu beyler, şimdi parlamenter sistem bize yetmez diyorlar” dedi.

Üstün körü söylemlerle ve ucuz söylemlerle Türk milletinin ve devletinin demokrasi tarihinin lekelendiğini vurgulayan Koray Aydın, “öyle durumlarla karşı karşıyayız ki bu gün ülkeyi yönetenler referandumda hayır oyu kullanacaklara ‘terörist’, olmadı dış güçlerin işbirlikçisi, olmadı PKK, HDP ve FETÖ örgütlerinin yandaşı diyerek saldırıyor. Bu tabloyu Türkiye hiçbir zaman hak etmiyor” şeklinde konuştu.

BU KADAR YANILAN VE ALDATILAN BİR İKTİDARA BU YETKİLER FAZLA

Referandumda hayır diyenlere yönelik başta Cumhurbaşkanı ve diğer siyasilerinin söylemlerini hazırlattığı görsellerle Kırşehirlilerle paylaşan Koray Aydın, Cumhurbaşkanı’nın “Hayır Kandil’e gider”, “ Hayır eşittir çukur” sözlerinin yanı sıra AKP’li bir başkanın “hayır diyenin kanı şüpheli, Türk değil, Müslüman hiç değil” şeklindeki söylemlerinin kabul edilemez olduğunu, Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alan zihniyetten başka bir söylem beklenemeyeceğini söyledi.

İktidar yetkililerinin sözde çözüm sürecinde PKK ile ilgili söylemlerinden görsel örnekler veren Koray Aydın’ın “bu ağır sorumluluk bu ağır vebal hiçbir zaman unutulmasın diye bunları hatırlatmak için söylüyorum. Görseldeki AKP/PKK/HDP mutabakatını unutmayın. mutabakata varanlar, şimdi kalkmışlar kendilerinin dışındakileri suçlayabilecek kadar büyük bir yüzsüzlük örneğini gösterebiliyorlar. PKK ve HDP ile iş tutup çözüm süreci adı altında o ihanet projesiyle ülkeyi bölünmemin eşiğine getireceksin, evlatlarımızın katilleriyle iş tutacaksın, burnunun ucunu dahi göremeyecek kadar acziyet göstereceksin, yaptığın balkon konuşmalarında FETÖ’nün en tepesindekine selam göndereceksin, ağlayıp sızlayıp ‘ne istediniz de vermedik’ diye söyleneceksin, şimdi de kalkacaksın kendin dışındaki insanlara bunlarla beraber olduğunu söyleyerek, hiç utanmadan, hiç sıkılmadan, hiç yüzün kızarmadan suçlama yapacaksın. Yok böyle bir şey” şeklindeki sözleri uzun süre alkışlandı.

Koray Aydın, bütün bunların millet tarafından unutulmayacağını ve zamanı gelince tarihe not düşüleceğini vurgulayarak, iktidarın kendilerinin bile inanmadığı bir şeyi milleti inandırmaya çalıştığını kaydetti.

İktidarın yurt içinde mağdur olma imkanı kalmayınca yurt dışından mağduriyet devşirme arayışına girdiğini örnekleriyle anlatan Koray Aydın, yarın bu ülkelerle tekrar bir araya geleceklerine işaret ederek “bu kadar yanılan bir iktidar şimdi kalkmış yetkilerin tamamını istiyor. Şimdi ne yaptığını bilmeyen, ne yapacağının garantisi olmayan, her an kafasını toslamaya hazır bir zihniyetin bu ülkeye ödeteceği bedelleri önceden görmek ve bu milleti uyarmak için buradayız” şeklinde konuştu.

HAYIR ÇIKARSA BAŞBAKAN BİLE SEVİNECEK

18 maddelik Anayasa değişikliğiyle ilgili ayrıntılı olarak analizler yapan Koray Aydın, ‘hayır’ çıkması halinde her şeyin yerli yerinde olacağını, Cumhurbaşkanının yerinde duracağını, ancak anayasal sınırlarına çekilmek zorunda kalacağını, başbakanın, bakanlar kurulunun, devlet kurumlarının hepsinin yerli yerinde duracağını belirterek “Başbakan da buna çok sevinecek, bana ihtiyaç yok diye kapı kapı gezip kendisine neden ihtiyaç olmadığı anlatan Başbakan bile ‘bana ihtiyaç varmış’ diye çok sevinecek” dedi.

Referandumdan ‘evet’ çıkması halinde ise Türkiye’nin yönetiminin allak bullak olacağını anlatan Koray Aydın, Partili Cumhurbaşkanının parlamentoyu kontrolüne alacağını vurgulayarak, Hitler’in de benzeri yöntemlerle yönetimi tek adam kurduğuna dikkat çekti.

Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in eşini Başkan Yardımcısı yapmasını örnek gösteren Koray Aydın, ‘evet’ çıkması halinde benzer uygulamaların Türkiye’de görülebileceğini, Partili Cumhurbaşkanının partisinin Milletvekillerini belirleyeceğini, bütün bürokratları atayacağını, devletin bütün mekanizmalarını adeta partisinin emrine tahsis edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanının meclisi feshetme yetkisi verildiğinin altını çizen Koray Aydın, Cumhurbaşkanının meclisi feshetme yetkisinin olmadığını iddia etmesine ilişkin olarak da “şimdi bu konuda yanıldığını anlarsa Cumhurbaşkanının izahatı kolay. Aldatıldım, kandırıldım der, işin içinden çıkar” dedi.

Hükümeti kendisi kuran, parlamentoyu kontrolüne alan Partili Cumhurbaşkanı’nın Hakimler Savcılar Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve yüksek yargıyı da kendisinin dizayn edeceğini ayrıntılı olarak anlatan Koray Aydın, her türlü anlaşmazlığın çözüm yeri olan yargının bağımlı hale gelmesinin ülke için tam bir felaket olacağını söyledi.

BU ÜLKEYİ 15 YILDIR GERMİYONOĞULLARI MI YÖNETİYOR?

Dördüncü kuvvet olan basın üzerindeki baskılar sonucu, başta TRT olmak üzere birkaç istisna dışında tüm basın ve medyanın iktidarın kontrolüne geçtiğini, televizyonların, radyoların, gazetelerin, billboardların iktidarın haber ve reklamlarıyla dolu olduğunu, tek adam rejimi gelmeden ‘tek manşet’ ve ‘tek kanal’ döneminin şimdiden hayata geçtiğini ifade eden Koray Aydın, bütün bu yaşananların daha şimdiden Saddam, Kaddafi ve Esad rejimini hatırlattığını söyledi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın Elazığ mitingindeki “15 senedir bu ülkenin getirildiği bu rezil hale bakın. 15 senedir ülkeye getirilen terör örgütlerinin haddi hesabı yok. Bu gidişe dur diyoruz. Evet diyoruz” şeklindeki sözlerini hatırlatan Koray Aydın, “bunlar herhalde bu ülkeyi kimin yönettiğini bilmiyorlar. Bu ülkeyi Germiyanoğulları mı yönetiyor? Herhalde Başbakan da gizli ‘hayırcı’. Çünkü aklı başında olan bir insanın böyle bir şey söylemesi pek mümkün değil” şeklinde konuştu.