BİR ZAMANLAR AŞK HAYATIMIZ BÖYLEYDİ

Misafir Yazar fatihten@gmail.com

Manita bulmak zor zanaattı...

Öyle kịzın yanına elini kolunu sallayarak gidemezdin.

Önce en yakın kız arkadaşıyla arkadaş olunacak.

Sonra malum pembeli zarf ve mektup kaĝıdına destan yazılır o kaĝıt evde hangi kolonya varsa bir iki damla sürülür,tam ortasına bir damla su,oda gözyaşı olurdu.

Arkadaşına deveden hendek atlatılarak verilirdi.

O gece bitmezdi oturur Nazım,Süreyya,Ümit yaşar ve digerleri hangisi varsa şiir ezberlenirdi.

Bittimi bitmedi tabiki kız nazlı, öyle hemen kabul edermi.

Sen geçtiĝi yolun köşesinde onu beklerdin.

Geçerken kokusunu,bakisini hissederdin.

Tabi geçince bir arka sokaktan bir deparla yine,yine önüne çıkardın.

Seni görene kadar giderdin.

Ve yine gece yine büyük bir şiir

Ezberleme işi ve bir kamyon çekirdek yenirdi.

Ve evvet beklenen haber gelirdi

teybe Elvis'den bir rock and roll kasedi takarsın,bir güzel eneji atar,dansin ortaminda hayaller kurarsın (sanki bir dans yarışması var ve o seni izliyor).

Ama yetmez,kesmedi abi.

Sokaĝa çıkılịr üç beş arkadaşa

Manitanın duruşunu,bakışını anlatırsın.

Geldik randevuya.

Genelde Cumartesi pazar ya pastane,ya bir çay(topluca eĝlenilen yerler).

O sabah elektrikler kesikse işin çok zor.

Tabiii ütüsüz pantolon gömlek giyilmezdi.

Yanan sobanın üstüne konan ütüyle ütü yapılır,gravat takilirdi.

Takım elbise helede lacivert prestijdi.

Ütüler yapılır,saçlara limon sürülürdü.

Sivri burun ayakkabı,ispanyol paça pantolon ve kalın bir kemer takılırdı.

Mendiller öyle selpak deĝil ha...

Güzel ipek yada pamuklu mendil 

Iki tane tasinir biri kendi,diĝeri ise sevdiĝine zor durumda yardimina gelirdi.

Pastanede ilk randevu çay ve limonata eşliĝinde sanki durusmaya çikan sanik gibi ürkek hallerle geçerdi.

Elini tutmak mı ne mümkün o ilk seferde olmazdı.

O gün bir saat gibi geçer evlere daĝılmadan varsa. ev tlf nosu alınırdı.

Yoksa ayvayị yerdin.

Gerçi varsada yoksada y i ne yerdin.

Onda varsa önce anneni kandịrıp okuldan teknik resim malzemesi isteniyor diye para alinip postaneye gidilir bes on tane jeton alinir sonra bir kiz ayarlanip ilk o konusturulurdu.

Sonra gelsin sohbet.

Yoksa artik sokaginda voltalar baslardi islikla muzik calinir duymasi saglanirdi.

90 ve öncesi kızlar kale gibiydi.

Onu fetih edecek erkek delikanlinin hasiydi.

Nedeni ise teknoloji zayifti...

Bize eĝitimi annemiz,babamiz,buyuklerimiz ve öĝretmenlerimiz verirdi.

Yani hem okullu hem alaylı eĝitim aldık.

Sokakta çamurlar arasında büyüyüp çamura bulaşmayan gençlerdik.

Yani bir manita bulmak zor zanaattı.

Cihan Çakır.

Kendimce dertleşme.