Britanya’nın Yedi Gizli Savaşı
Britanya’nın Yedi Gizli Savaşı
Mark Curtis
Britanya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da en az yedi gizli savaş yürütüyor ve bunlar herhangi bir demokratik denetim veya kontrolden muaf. Whitehall, artık yer altına inmiş durumda, ne parlamento ne de halkın bu savaşlar konusunda tartışma açmalarına, bunları mercek altına almalarına veya hatta bilgi sahibi olmalarına izin verilmiyor.
Bakanlar, kendilerini gizlemek için genellikle izinli oldukları konular hakkında yalana başvuruyorlar. Britanya, (diğerleriyle birlikte) İslam Devleti’ni yurtdışındaki düşman olarak belirlerken, Britanya halkı ve parlamentosunu da ülke içindeki düşman olarak gördükleri net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Suriye
Britanya, 2012 yılında Ürdün’deki üslerinden Suriyeli isyancı güçleri eğitmeye başladı. Bu, aynı zamanda SAS’ın İslam Devleti’ne karşı “görev üzerine Suriye içlerine sızdığının” haber verildiği döneme rastlıyor. Şu anda Britanya’daki özel güçler, “isyancı savaşçılar gibi giyinerek Suriye’nin doğusunda, içlere doğru ilerleyip IŞİD’e karşı vur-kaç baskıları gerçekleştiriyorlar” ve “sık sık Ürdün’deki üslerinden Yeni Suriye Ordusu’na yardım için Suriye’ye geçiyorlar.” Britanya özel kuvvetleri, ayrıca Yeni Suriye Ordusu’na eğitim, silah ve diğer ekipmanları sağlıyorlar.
Britanya uçakları, Parlamento’nun Aralık 2015’te aleni bir şekilde eyleme geçilmesi yönünde oy kullanmadan önce, 2015 yılında Suriye’deki IŞİD hedeflerine karşı gizli saldırılar gerçekleştirdi. Bu saldırılar, ABD ve Kanadalı güçlerle birlikte hareket eden İngiliz pilotlar tarafından gerçekleştirildi.
Britanya ayrıca Suriye’de gizli bir dron savaş programı gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz sene Reaper dronlar, Suriye’de İngiliz IŞİD savaşçılarını öldürdü ve bunu yine parlamento tarafından askeri eyleme onay verilmeden önce yaptı. Daha önce iddia ettiğim gibi, İngilizlerin gizli eylemi ve Suriyeli isyancılara verdikleri destek, Suriye hükümetinin mezalimi ve Rusya’nın şiddetiyle birlikte, korkunç bir çatışmayı uzatmaya yardımcı oluyor.
Irak
Yüzlerce Britanyalı birlik, resmi olarak Irak’ta yerel güvenlik güçlerini eğitmek üzere bulunuyorlar. Ancak, IŞİD’e karşı gizli muharip operasyonlara da girişmiş durumdalar. Kısa süre önce yayımlanan bir rapor, Britanya’nın ülkede 200’den fazla özel kuvvet askeri olduğunu ve bu kişilerin Musul’un güneyindeki Kürt Peşmerge kampındaki güçlendirilmiş bir üsten faaliyet gösterdiklerini ileri sürüyor.
Britanya’nın Reaper dronları ilk olarak 2014 yılında Irak’ta konuşlandırıldı ve Lincolnshire’da bir RAF üssünden uyduyla uzaktan uçuş gerçekleştiriyorlar. Britanya, 2014 yılı Kasım ayından beri Irak’ta 200’ün üzerinde dron saldırısında bulundu.
Libya
SAS güçleri, bu yılın başından beri Libya’ya gizlice konuşlandırılıyorlar ve Britanya birliğinin içindeki Ürdünlü özel güçlerle birlikte çalışıyorlar. Bunun ardından, IŞİD konusunda istihbarat toplamak ve hava saldırılarına yönelik potansiyel hedefleri belirlemek için Ocak ayında MI6 ve RAF’ın bir misyonu var. İngiliz komandolar artık Libya’nın ön cephelerinde savaşıyorlar ve saldırıları yönlendiriyorlar; ayrıca batıdaki Misrata kentindeki bir üsten istihbarat, denetim ve lojistik destek operasyonları yürütüyorlar.
Ancak, 15 tane İngiliz gücünden oluşan bir ekibin Libya’nın doğusunda Fransa’nın öncülüğündeki bir çok-uluslu askeri operasyon merkezine konuşlandığı ve firari durumdaki Libyalı general Khalifa Haftar’ı destekledikleri bildiriliyor. 2016 yılı Temmuz ayında, Middle East Eye’ın aktardığına göre, İngilizler, askeri güçleri Britanya’nın desteklediği düşünülen Trablus-merkezli hükümete karşı çıkan Haftar’a destek olmak üzere hava saldırıları koordine edilmesi için müdahil oldu.
Yemen
Hükümet, Yemen’de herhangi bir askeri personelinin olmadığını söylüyor. Bununla birlikte, Nisan ayında Vice News’ta yayımlanan ve yetkililerle birçok görüşmeyi temel alan bir raporda, Britanya’nın Yemen’de M16’dan sonra gelen özel güçlerinin Arap yarımadasındaki El Kaide (AQAP) ile mücadele eden Yemenli birlikleri eğittiği ve ayrıca AQAP’ın içine sızan güçlerinin olduğunu ortaya çıkardı. Britanya, “hedeflerin bulunması ve sabitlenmesinde, saldırıların etkilerinin değerlendirilmesinde, ABD’nin dron programı için hedeflerin tespit edilmesinde Yemenli istihbarat ajanslarının eğitilmesinde CIA ile birlikte önemli ve kalıcı bir rol oynuyordu.” Buna ek olarak, Yorkshire’da Menwith Hill’deki bir İngiliz casus üssü de Yemen’de ABD’nin dron saldırılarını kolaylaştırıyor.
Britanya’nın Yemen’de Suudilerin gerçekleştirdiği acımasız savaşı desteklediği, binlerce sivilin büyük oranda Suudilerin hava saldırıları sonucu ölümüne sebep olduğu yönünde (ana akım medya dışındaki mecralarda) yaygın iddialar söz konusu. Keza Britanya savaşın bir parçası. Hükümet, Suudi Arabistan’da konuşlu yaklaşık 100 kadar İngiliz askeri personelinin bulunduğunu söylüyor. Bunlar arasında, “az sayıda” bir kısım ise, “Suudi Savunma Bakanlığı ve Operasyonel Merkezleri’nde” bulunuyor. Bu merkezlerden Riyad’ta bulunan bir tanesi, Yemen’de Suudilerin bombardımanını koordine ediyor ve hava saldırıları gerçekleşirken kumanda odasında bulunan ve bombalanacak hedeflere erişimi bulunan İngiliz askeri personelini içeriyor.
Elbette Birleşik Krallık da Suudilerin kampanyasını silahlandırıyor. İngiliz hükümeti, 13 Ekim’de yaptığı açıklamada, Suudilerin Yemen’de Britanya’ya ait beş tür bomba ve füze kullandıklarını açıkladı. Aynı gün içerisinde, Britanya’nın Yemen’deki savaşın “bir tarafı olmadığı” yönünde Parlamento’ya yalan söyledi.
Britanya’nın 2014 yılında Suudi Arabistan ile imzaladığı gizli bir “mutabakat zaptı” ise kamuoyuna açıklanmadı, keza hükümete göre, bu durum Krallık ile “Birleşik Krallık’ın ikili ilişkisine zarar verebilirdi”. Bu anlaşmanın Suudi Arabistan’da Suriyeli isyancıların 2015 yılı ortalarından itibaren Britanya tarafından gizlice eğitilmesine yönelik bir atıf taşıması muhtemel. Ülkenin kuzeyinde çöldeki bir üsten hareket eden Britanyalı güçler, ABD’nin öncülüğündeki bir eğitim programının parçası olarak Suriyeli güçlere piyade sınıfı vasıfları kazandırıyor.
Afganistan
Afganistan’da halk, Britanyalı güçlerin 2014 yılı sonunda geri çekildiği söylendi. Bununla birlikte, Britanyalı güçler, Afgan özel güçler birliğinin oluşturulmasına ve eğitilmesine yardım etmek üzere geri planda kaldılar. Her ne kadar resmi olarak Afganistan’da sadece “danışmanları” olsa da, 2015 yılı Ağustos ayında Britanya’nın gizli güçlerinin IŞİD ve Taliban güçleriyle savaştığı aktarıldı. SAS ve SBS, ABD’ye ait özel güçlerle birlikte, neredeyse her gece askeri operasyonlarda yer alıyorlardı”, keza isyancılar başkent Kabil’e yaklaşmışlardı.
Hükümet, 2014 yılında Afganistan’daki dron hava saldırıları programını sonlandırdığını açıkladı. Program, 2008 yılında başlamıştı ve ülkenin büyük kısmını kapsamıştı. Bununla birlikte, geçtiğimiz sene, Britanya özel güçlerinin ABD dronlarını kullanarak hava saldırıları gerçekleştirilmesi yönünde çağrıda bulunduğu açıklandı.
Pakistan ve Somali
Pakistan ve Somali, Britanya’nın gizli savaşlar gerçekleştirdikleri diğer iki ülke. Menwith Hill, ABD’nin her iki ülkede cihatçılara karşı dron saldırılarını kolaylaştırırken, Britanya’nın GCHQ’su (İngilizce: Government Communications Headquarters; siber saldırı ve tehditlere karşı hükümetin görevlendirdiği güvenlik ve istihbarat kurumu) ile birlikte bu saldırılarda kullanmak üzere ABD güçlerine “konumsal istihbarat” sağlıyor.
Hükümet, Somali’de ulusal orduyu geliştiren ve Afrika Birliği Misyonu’nu destekleyen 27 askeri personeli olduğunu açıkladı. Bununla birlikte, 2012 yılında aktarılana göre SAS, Somali’deki El Şabab İslamcı teröristlere karşı gizlice savaşıyor, Kenyalı güçlerle birlikte liderleri hedef almak üzere çalışıyordu. Bu kapsamda, 60’a yakın SAS askeri bulunuyordu ki bu neredeyse tam bir süvari taburu anlamına geliyordu. İçlerinde, Kenyalı hava kuvvetleri tarafından El Şabab hedeflerine karşı gerçekleştirilen hava saldırılarında davet edilen İleri Hava Kontrolörleri de bulunuyordu. 2016 yılı başında, Ürdün’de Kral Abdullah’ın, birliklerinin El Şabab’a saldırmak üzere “sınırı aşmak” üzere Britanya ve Kenya ile birlikte hareket etmeye hazır olduğunu belirttiği de aktarıldı.
Dronlar
10 adet Reaper dronu içeren RAF’ın gizli dron savaşı, 2007 yılı Ekim ayından beri Afganistan’da daimi bir operasyon içerisinde bulunuyor, ancak 2014 yılında gizlice Afganistan dışında da faaliyet göstermeye başladı. Reprieve adlı STK, Britanya’nın CIA’ye iletişim ağları sağladığını ve “bu ağlar olmadan ABD’nin söz konusu programı faaliyete geçiremeyeceğini” belirtti. Bunun, önemli bir endişe kaynağı olduğunu, keza ABD’nin gizli dron programının yasadışı olduğunu belirtti.
Körfez
Bu bile, bölgede Britanya’nın gizli operasyonlarının toplamı olamayabilir. Hükümet, 2015 yılında, diğer ülkelerin güçleriyle birlikte hareket eden 177 askeri personeli olduğunu açıkladı. Bunlardan 30’u, ABD ordusuyla birlikte çalışmaktaydı. Söz konusu güçlerin, bölgedeki muharebelere de dahil ediliyor olma ihtimali var. Örneğin Amiral Sör Philip Jones, Körfez’deki Britanyalı pilotların, ABD uçak gemilerinin güvertelerinden ABD yapımı F-18’ler uçurduğunu belirtti. Yani, ABD’nin hava saldırıları, Britanyalı pilotlar tarafından gerçekleştirilebilir.
Britanya’nın bölgede daha birçok askeri ve istihbarat varlığı bulunuyor. Edward Snowden’in ifşa ettiği dosyalar, Britanya’nın Umman’da üç adet GCHQ casus üssünden oluşan bir ağı –Timpani, Gitar ve Klarnet kod adlarıyla- olduğunu gösteriyor ve söz konusu üsler, Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez’e ulaşan birçok denizaltı kablosuyla bağlantı kuruyor. Bu üsler, Batılı istihbarat ajansları adına çok fazla miktarda elektronik posta, telefon görüşmesi ve web trafiğini ele geçirip bunları işliyor; ardından söz konusu bilgi, ABD’deki Ulusal Güvenlik Ajansı ile paylaşılıyor.
Katar devleti, El Udeid hava üssünde IŞİD karşıtı koalisyona ait Birleşik Hava Operasyonları Merkezi’ne ev sahipliği yapıyor. Hükümet, elindeki yedi askeri personelin “daimi olarak Katar’a görevlendirildiğini” ve ilave sayıda “geçici personelin” de hava üssünde çalıştığını belirtti. Bunlar muhtemelen gizli güçler: Hükümet, “operasyonel güvenliği sağlamak üzere spesifik sayıları tartışmaya açmıyoruz” diyor.
Benzer şekilde, hükümet, altı askeri personelinin Birleşik Arap Emirlikleri’ne, ilave sayıda “geçici personelinin” ise Birleşik Arap Emirlikleri’nin Al Minhad havaüssüne “daimi olarak atandığını” söylüyor. Britanya’nın da Manama limanında (Bahreyn) askeri varlıkları bulunuyor ve bunların baskılayıcı silahlı kuvvetleri de gizlice Britanya komandoları tarafından eğitiliyor.
Kenya ve Türkiye
Kenya, Britanya’nın Kahawa Garrishon kışlalarına ve Laikipia havaüssüne ev sahipliği yapıyor. Buradan Kenya’nın zorlu arazilerinde askeri tatbikatlar gerçekleştiren binlerce birlik, Orta Doğu’da aktif operasyonlara konuşlandırılabilir. Türkiye de Britanya’nın askeri eğitimi için bir üs önerdi. Örneğin 2015 yılında Britanya, ABD’nin öncülüğünde Suriye’deki eğitim programının bir parçası olarak Türkiye’ye birçok askeri eğitmen konuşlandırdı, küçük silahlar sağladı, isyancı güçlere tıbbi eğitim ve piyade taktikleri öğretti.
Dolandırıcılık ağı
Bu gizli faaliyetler hakkında kendilerine soru yöneltildiğinde, Bakanlar iki yanıt veriyorlar: Ya, özel güçlerin operasyonları hakkında yorum yapmıyorlar. Ya da yalan söylüyorlar ki bu da resmi hükümet politikası olarak oldukça rutin bir hal aldı. Mantığı ise basit: hükümet, halkın bu operasyonlar hakkında bilgilenme hakkına sahip olmadığını düşünüyor ve etkilenmemelerini istiyor.
Savunma Bakanı Michael Fallon Temmuz Ayında Parlamentoya hükümetin birliklerin muharebe taahhüdü altına sokulmasından önce Avam Kamarası’nın konuyu tartışmasına olanak verilmesi anlaşmasına bağlı olduğunu bildirdi. Bu, açıkça doğru değil; keza Britanya’nın gizli operasyonlarının kapsamı da bunu gösteriyor.
Benzer şekilde, Mayıs ayında ilk kez açıklandığı üzere, Britanyalı birlikler gizlice Libya’da muharebeye giriştiler. Bu haber, Britanya’nın Libya’da IŞİD’le mücadele için “herhangi bir muharip rol üstlenmeyi” planlamadığının Fallon tarafından parlamenterlere açıklanmasından iki gün sonra geldi.
Apaçık ortada olan daha birçok dolandırıcılık ağı örneği mevcut. 2016 yılı Temmuz ayında hükümet, daha önceki bakanlık açıklamalarına ilişkin ayrı ayrı düzelti yayımladı ve bunlarda Suudi Arabistan’ın Yemen’de herhangi bir sivili hedef almadığı veya savaş suçu işlemediğini iddia etti. bununla birlikte, bu düzeltilerin aynı zamanda “Birleşik Krallık’ın Yemen’deki çatışmaya taraf olmadığı” iddiası taşıdığını çok az kişi fark etti. Söz konusu iddia, alenen birçok haberde de yalanlandı.
Britanya’nın dış politikası, aşırı bir üslup içerisinde. Keza Bakanlar, halk karşısında hesap vermek zorunda olduklarına inanmıyorlar. Bu, diktatörlüğün tanımı. Her ne kadar bu savaşlardan bazılarında Britanya, terörist güçlerle mücadele etse de, Birleşik Krallık’ın birçok müdahalesinin aynı güçleri teşvik edip savaşları uzatması, bir yandan da bölge halkı için felaket sonuçlar getirmesi, pek de azımsanacak bir durum değil. Britanya’da demokrasi noksanlığının ciddi şekilde ve acilen çözülmesi gerekiyor.