el etek öpme –dalkavukluk Türk siyasetinin temel hastalıkları arasındadır.
Otoriteye teslimiyet ve yaltaklanmak olarak da değerlendirebileceğimiz el etek öpme –dalkavukluk Türk siyasetinin temel hastalıkları arasındadır.
Bazı insanların karakter ve siyaset biçimine dönüştürdükleri bu omurgasız davranış biçimi hürriyet ve şahsiyetçilik ateşinde pişenlerde görülmemesi gereken bir davranıştır.
Bununla birlikte el etek öpenler bu ateşte pişenler arasında da varlığını devam ettirebilmektedir.
Bu tiplerin temel özelliği kendilerine nispeten bir değere sahip insanların eteklerine yapışarak hatta el etek öperek yükselme gösterebilmeleridir. Kılıktan kılığa girebilen her türlü ikiyüzlü davranışı göstermekten çekinmeyen uzaktan adam gibi görünen bu tipler için ahlak ve erdem değil uygun ortam ve şartlar önemlidir. İnsanı ve insanlıkları ucuza alırlar ve ucuza satarlar.
Kendi boylarını uzatmak yerine bütün vakitlerini başkalarının boylarını kısaltmaya harcarlar.
Öptükleri eli, hizmet ettikleri yerleri kimselerin kapmaması için insanüstü gayret gösterirler.
Hayatları boyunca sahip olamayacakları değerlere sahip olanlara kin kusar, tezgâh kurarlar.
Bilgi, yetenek ve zekânın görmezden gelindiği yerlerde varlıklarını sürdürebilen bu kapıkulu geleneğinin temsilcileri için şahsiyet ve kişilik anlamı bilinmeyen kavramlardır.
**
Eleştiri kültürünün zayıf eleştiriye tahammülün neredeyse hiç olmadığı Türk siyasetinde liderlerin eleştirilme olasılığı çok zayıftır.
Liderleri eleştirenlerin de siyasi yaşamlarının uzun olduğu söylenemez.
Doğruyu göstermek adına eleştiri koyanlarla dalkavuklar, el etek öpenler arasında yaşanan mücadelede eğer dalkavuklar ayakta kalırsa yozlaşma kaçınılmaz olur.
Ehliyet, liyakat, yetenek gibi kavramlar anlamsızlaşır ve bu değerlere sahip insanlar dışlanır.
Bu yozlaşma siyaset kadrolarını sadece kendi doğrularına inanmak ve aksi görüş sahiplerini dışlamak gibi bir körlüğe sürükler.
Shakspeare, “İktidar, dalkavukluktan hazzetmeye başladığı zaman, şeref daima ayaklar altında ezilir” der.
Siyasete dalkavukluk kültürünün hâkim olması hem yöneticiler hem de devlet için felakettir.
Dürüstlüğün getirisinin yerine, dalkavukluğun ve yalakalığın getirisini koyarsanız o ülke yok olmaya mahkumdur- Victor Hugo
Müjdat Öztürk