HER SAVAŞ CİNAYET DEĞİLDİR!

Misafir Yazar fatihten@gmail.com


                       

"ZORUNLU OLMADIKÇA SAVAŞ CİNAYETTİR"!!..

ÇOK DOĞRU BİR SÖZ.

ZORUNLU OLMAYAN SAVAŞA HAYIR DEMEK GEREKİR.

İNSAN OLMAK BUNU GEREKTİRİR...

PEKİ, SAVAŞ ZORUNLUYSA VE YAPILMIYORSA O ZAMAN DA İHANET OLMAZ MI?...

BÜTÜN MESELE BURADADIR İŞTE....

YANİ SİZE KARŞI BİR SAVAŞ İLAN EDİLMİŞSE, ARTIK BUNUN KABULÜ ZORUNLUDUR.

BU NOKTADA İLAN EDİLMİŞ BİR  "SAVAŞA HAYIR" DEYEMEZSİNİZ.

SAVAŞTAN KAÇAMAZSINIZ!..

ÇÜNKÜ İHANET ETMİŞ OLURSUNUZ...

DEMEK Kİ "SAVAŞA HAYIR" DEMEDEN ÖNCE, BİZE KARŞI BİR SAVAŞIN İLAN EDİLİP EDİLMEDİĞİNE BAKMAMIZ GEREKİYOR...

"YAKIN SAVAŞ TEHLİKESİ" İLE "ÖRTÜLÜ SAVAŞ"I DA SAVAŞ OLARAK KABUL ETMEK ZORUNDAYIZ...

***

Şimdi Irak ve Suriye sınırlarımıza bakarak bu konuda beyin cimnastiği yapalım.

Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) ve bu proje içerisindeki "Büyük Kürdistan"ı kurma çalışmaları toprak bütünlüğümüzü tehdit ediyor mu?

Etmiyor” diyorsanız,  sorun yok. Unutun gitsin!

Buradan itibaren yazılanları okumanız gerekmiyor...

Ediyor”  diyorsanız; bu savaşı yürüten küresel güçler (koalisyon güçleri denen 37 ülke) bize karşı AÇIK-GİZLİ-ÖRTÜLÜ-DÜZENLİ-DÜZENSİZ-KİRLİ BİR SAVAŞ YÜRÜTÜYOR MU YÜRÜTMÜYOR MU sorusuna cevap arayacağız...

Bu soruya yanıtınız "yürütmüyor" ise, yine bu sayfayı terkedin...

Gerisini okumanıza gerek yok..

Yanıtınızı "evet yürütüyor" ise, savaşı kabul etmekten başka çareniz yoktur!..

***

Şimdi de şu tespiti yapalım:

Sıcak savaşın yürütüldüğü bu coğrafyadaki sivil halk bizim ülkemize sığınıyor

Öyle değil mi?

Bugün itibariyle 2,5 milyonu bulan bu insanların, yarın hangi sayıya ulaşacağını bilemezsiniz....

Onlara kapıları da kapatamayacağınıza göre, iş işten geçmeden bir şeyler yapmanız gerekmiyor mu?

Ne biçim insan, ne biçim Müslümansınız demezler mi?

En azından sivil halkı ve kendi halkınızı düşünerek bazı adımlar atmanız gerekmez mi?

Örneğin ilk aşamada "GÜVENLİ BÖLGE" yaratmak bizim yapabileceğimiz bir iş değil mi?

***

Bölge ülkeleri ile birlikte emperyalistleri geriletmek  de bir insanlık görevidir...

Bütün bunların acilen yapılması gereken dönemde; AKP'nin iktidarda olması neyi değiştirir?

İşlerin bu noktaya kadar gelmesinde, kuşkusuz birinci derecede sorumlu olan AKP hükümetleridir.

Böyle dahi olsa, ülkemizin yüksek çıkarları için bu yönde atılacak adıma karşı çıkabilir miyiz?

AKP'ye karşıyız diye, doğru yaptığı işlere de karşı çıkacak değiliz herhalde...

KONUYA BİRAZ DA BU YÖNÜ İLE BAKALIM DERİM…

***

Bu fırsattan yararlanarak şu gerçeği de söyleyelim:

AKP hükümetinin bir taşa iki kuş vurma hesabı içerisinde olabilir.

Büyük olasılıkla da öyledir..

Lakin sorunu sadece AKP'lilerin kendilerini kurtarması açısından ele alırsak analizimiz oldukça eksik kalır.

Yapmamız gereken önemli ve acil işleri DUYGUSAL NEDENLERLE yapamamış oluruz...

Oysa Devlet yönetiminde duyguların yeri yoktur

***

Aslında bu olayın bir başka boyutu daha vardır:

"Koalisyon güçleri" adı verilen 37 ülkenin, doğrudan katıldığı bu kirli Suriye Savaşı'nda -Suriye'nin savaşı kaybetmesi halinde- Türkiye'nin zarar görmeden çıkabileceğini düşünmek akıl kari değildir...

Bu nedenle sürekli "BARIŞ" çığlıkları atmak bir anlam ifade etmiyor...

Aslında bu noktada "SAVAŞA HAYIR" propagandası koalisyon güçlerinin işine yarar!..

Farkında olmadan emperyalist fikirler savunulmuş olunur!..

Bu masum slogana inanan bölge halklarının birleşmesi engellenmiş olur!..

***

Ülkelerin orduları SAVAŞMAK için vardır ve gerektiğinde savaşacaklardır.

Yoksa ne diye bütçenin önemli bir kısmı onlara ayrılır?

***

Devam edelim:

Her şeyden önce, Suriye'nin savaşı kaybetmesi halinde; 2,5 milyon sığınmacının bir daha Suriye'ye geri dönemeyeceğini düşünürsek, bunların Türkiye'ye maliyetinin kalıcı olacağını dahesaba katmamız gerekiyor.

6 milyonu aşan işsizimize, 2,5 milyon daha eklenecek demektir.

Barınma olanakları bulunmayan bu insanlar -Bugün için Bodrum'a kadar geldiler- güvenlik sorunu da dahil, çok daha büyük problemleri bizimkilere ekleyeceklerdir..

Bunu görmemek için hayal dünyasında gezinmek lazımdır!..

Sıcak para ile ekonomisini yürüten Türkiye'nin bu ilave yükü taşıması kolay değildir...

BM'den yardım alamayan Türkiye, ila nihaye böyle devam edemez.

Olaya bu açıdan da bakıldığında şimdiden bazı tedbirlerin alınması zorunludur.

***

Suriye ile de anlaşarak -ki, Suriye bu konuda anlaşmaya hazırdır- sınır ötesinde GÜVENLİ BİR BÖLGE OLUŞTURMAK ve Suriyeli sığınmacıları kendi topraklarına götürerek,GÜVENLİKLERİNİ ORADA SAĞLAMAK en akıllıca yol değil mi?..

Şam yönetimi, savaşı kazanırsa, zaten sığınmacılar kendi yurttaşı olduğu için bu sorunu devralmak zorundadır...

TSK da görevini yapmanın huzuru içerisinde sınırlarımızın içerisine çekilir.

Mültecilerin kendi ülkelerine götürülmeleri halinde, bize olan MALİYETLERİ desıfıra yaklaşacaktır.

Çünkü ONLAR DA KENDİ TOPRAKLARINDA normal yaşamlarına döneceklerdir.

***

İkinci önemli husus "iKİNCİ İSRAİL KORİDORU" sorunudur.

Bu da Türkiye'nin TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ açısından hayati önemde bir TEHDİTTİR...

Koridor TÜRKİYE TARAFINDAN ENGELLENİRSE;

Petrolü Akdeniz'e akıtamayan sözde "Kürdistan" devleti, sadece kağıt üzerinde kalacaktır.

Çünkü parası olmayan hiç bir devlet yaşayamaz...

Emperyalistler de sonuna kadar böyle bir kukla devleti beslemezler.

Çünkü onların da nihai hedefinde Orta Doğu PETROLLERİNİN ELE GEÇİRİLMESİ vardır.

SINIR ÖTESİ GÜVENLİ BÖLGE OLUŞTURULMASI İLE "Büyük Kürdistan"ın kurulmasıengellenebilir...

Böylece toprak bütünlüğümüz de korunmuş olacaktır.

Kandil'in (Karayılan'ın) açıklamaları, "Türkiye'yi savaş alanına çevirecekleri" tehdidi, gerçeğin bu şekilde olduğunu göstermektedir…

Türkiye'nin bu hamlesinin arkasında; İran, Irak, Suriye, Rusya ve Çin de duracaktır...

Böylece "Levant"  ( https://tr.wikipedia.org/wiki/Levant  ) denen daha büyük projenin de önüne geçilmiş olacaktır…

***

Bu noktada dilerseniz biraz da NATO'cu olmayan Türk subaylarını dinleyelim.

Onların antatacakları bilinmeden bizim anlattıklarımız hem eksik kalacak hem de anlaşılmayacaktır...

BU NEDENLE AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIYI AÇIP İZLEMENİZİ ÖNERİYORUM...

http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/emekli-hava-pilot-tumgeneral-beyazit-karatas-tan-onemli-tespit-h65402.html

GÖRÜŞÜNÜZÜN DEĞİŞECEĞİNE EMİNİM...

TARTIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ…

Çünkü bilgi kirliliği devam ediyor...

Cemil Can