İDAM ÜZERİNE

Misafir Yazar fatihten@gmail.com


Bazı acınası, zavallı, akli düşünceden, felsefeden, mantıktan uzak; son yüzyılın batı mihraklı, temelsiz, 

 

insan ve toplumsal hakikatlerden uzak uydurma değerlerinin zehir kuyusuna düşmüş birileri şu 

 

cümleyi kurar dururlar ‘’Bizler insanların en temel hakkı olan yaşam hakkını savunuruz; o yüzden 

 

idama karşıyız.’’ 

 

Konu üzerine azıcık düşünelim: İnsanın en temel hakkı olan yaşam hakkı suçlu için var da bu suçlunun 

 

yaşama hakkını elinden aldığı insanın ve hatta insanların yaşama hakkı yok muydu? Bu ne çelişki? Bu 

 

ne dengesiz bir düşünme metodu ki böyle ucube bir sonuca varıyorsunuz? 

 

Efendim hapis de ölmek gibiymiş.! Bak; başkalarının aklına kendi aklını ucuzca satmış; sana 

 

sesleniyorum beni iyi dinle ve anla.! Biyolojik ve manevi yapısının bütünü içerisinde akılların 

 

alamayacağı kadar değişkene sahip davranış ve buna bağlı olarak hazlar vardır. Sen şimdi bu hakların 

 

tamamını bir insanı öldürerek elinden alan insanı hapse atarak o caninin; en basit açıklamasıyla 

 

sadece yeryüzünde gezebilme hakkını ve dolaylı yoldan buna bağlı olarak bir kaç hakkını kısıtlayarak 

 

kendini medeni mi zannediyorsun? Peki tecavüz edilip canice öldürülen 6 yaşındaki bir çocuğun 

 

büyüme hakkını, elmayı ısırıp yeme, kana kana su içme, koşma, oynama, üzülme, sevinme, büyüme, 

 

sevme, sevilme, evlenme, evlat sahibi olma, yaşlanma, torunlarını görme vs. vs. vs. haklarını 

 

vicdanında nereye oturtuyorsun??

 

Eee ne yapalım olan olmuş, ölen ölmüş diğer cani insanı idam ederek öleni geri mi getireceksin? Diye 

 

son bir çırpınışla sorabilirsin. Biz de deriz ki; ölen ve hatta taşlaşan senin yüreğin ve vicdanındır lakin 

 

kendinden haberin yok. Yine de cevap verelim ki aklı ve vicdanı olan nasiplensin.

 

Dinle zavallı; lokal anlamda idam genel anlamda ceza suçlu ile mücadele etmez, suç ile mücadele 

 

eder. Kısasta sizin için hayat vardır diye emreden bir dinin mensubu isen zaten bu konuyu 

 

tartışmazsın dahi. Affetmek fazilettir ancak affedilecek şey vardır, affedilmeyecek şey vardır 

 

karıştırma. Yok, bu din dediğin şeyi tanımam dersen el cevap; ceza caydırıcı olmalı ki; suça eğilimi 

 

olanların birçoğu bu caydırıcılık prensibi gereği güdülerini kendi can korkusundan engelleyebilsin.

 

Sanki biz önüne geleni asın diyoruz da hanımefendiler, beyefendiler kurtarıcılığa soyunuyorlar.

 

O canileri korumayı medenilik zanneden zavallıların birçoğunun; bir inanç ve insanlık hakkı olan başını 

 

örtme hakkını dahi kızlara çok gördüğünü ve bu bahane ile kendileri gibi düşünüp yaşamayı tercih 

 

etmeyen insanların eğitim hakkını dahi nasıl engellediklerini hatırlatmayı bir borç bilirim. 

 

Bir de ‘’empati’’ diye bir terim uydurdular ve benim yerime kendini koy ve bana saygı duy, beni anla 

 

derler.

 

Ey zavallılar; sizin 6 yaşındaki göz nurunuz, saçını dahi tararken nazik, nazenin davrandığınız evladınıza 

 

birisi tecavüz edip işkenceyle onu öldürse yine çıkıp ben idama karşıyım der misiniz?? Caninin yerine 

 

kendinizi koyup onu anlamaya çalışır mısınız? Yani sizin teriminizle empati kurar mısınız?

 

Ya da bir bombacının yerleştirdiği bomba ile havaya uçan alış veriş merkezinde annenizi, babanızı, 

 

eşinizi ve çocuklarınızı parçalanmış vücutlarından tanımaya çalışırken; durun o bombacıyı idam 

 

etmeyin onun yaşama hakkı var. Der misiniz??

 

Bana cevap verseniz ne olur vermeseniz ne olur? Kimi kandırıyorsunuz? Neyin peşindesiniz? Ben ve 

 

benim gibiler iyi biliriz.!!

 

Bu inadınız sizi olsa olsa o cani ile birlikte cehennemin dibine götürür. Sizi tutmak istemem yolunuz 

 

açık olsun.

 

Anlayana son söz: İdam cezasının varlığı insanlığa verilmiş en büyük yaşam hakkıdır. İdamın kalktığı 

 

yerde insanların yaşam hakkı elinden alınmış olur.

 

Özkan Mustafa KÜÇÜKKURAL

 

(Sosyal Antropolog)