İDAM ÜZERİNE
Bazı acınası, zavallı, akli düşünceden, felsefeden, mantıktan uzak; son yüzyılın batı mihraklı, temelsiz,
insan ve toplumsal hakikatlerden uzak uydurma değerlerinin zehir kuyusuna düşmüş birileri şu
cümleyi kurar dururlar ‘’Bizler insanların en temel hakkı olan yaşam hakkını savunuruz; o yüzden
idama karşıyız.’’
Konu üzerine azıcık düşünelim: İnsanın en temel hakkı olan yaşam hakkı suçlu için var da bu suçlunun
yaşama hakkını elinden aldığı insanın ve hatta insanların yaşama hakkı yok muydu? Bu ne çelişki? Bu
ne dengesiz bir düşünme metodu ki böyle ucube bir sonuca varıyorsunuz?
Efendim hapis de ölmek gibiymiş.! Bak; başkalarının aklına kendi aklını ucuzca satmış; sana
sesleniyorum beni iyi dinle ve anla.! Biyolojik ve manevi yapısının bütünü içerisinde akılların
alamayacağı kadar değişkene sahip davranış ve buna bağlı olarak hazlar vardır. Sen şimdi bu hakların
tamamını bir insanı öldürerek elinden alan insanı hapse atarak o caninin; en basit açıklamasıyla
sadece yeryüzünde gezebilme hakkını ve dolaylı yoldan buna bağlı olarak bir kaç hakkını kısıtlayarak
kendini medeni mi zannediyorsun? Peki tecavüz edilip canice öldürülen 6 yaşındaki bir çocuğun
büyüme hakkını, elmayı ısırıp yeme, kana kana su içme, koşma, oynama, üzülme, sevinme, büyüme,
sevme, sevilme, evlenme, evlat sahibi olma, yaşlanma, torunlarını görme vs. vs. vs. haklarını
vicdanında nereye oturtuyorsun??
Eee ne yapalım olan olmuş, ölen ölmüş diğer cani insanı idam ederek öleni geri mi getireceksin? Diye
son bir çırpınışla sorabilirsin. Biz de deriz ki; ölen ve hatta taşlaşan senin yüreğin ve vicdanındır lakin
kendinden haberin yok. Yine de cevap verelim ki aklı ve vicdanı olan nasiplensin.
Dinle zavallı; lokal anlamda idam genel anlamda ceza suçlu ile mücadele etmez, suç ile mücadele
eder. Kısasta sizin için hayat vardır diye emreden bir dinin mensubu isen zaten bu konuyu
tartışmazsın dahi. Affetmek fazilettir ancak affedilecek şey vardır, affedilmeyecek şey vardır
karıştırma. Yok, bu din dediğin şeyi tanımam dersen el cevap; ceza caydırıcı olmalı ki; suça eğilimi
olanların birçoğu bu caydırıcılık prensibi gereği güdülerini kendi can korkusundan engelleyebilsin.
Sanki biz önüne geleni asın diyoruz da hanımefendiler, beyefendiler kurtarıcılığa soyunuyorlar.
O canileri korumayı medenilik zanneden zavallıların birçoğunun; bir inanç ve insanlık hakkı olan başını
örtme hakkını dahi kızlara çok gördüğünü ve bu bahane ile kendileri gibi düşünüp yaşamayı tercih
etmeyen insanların eğitim hakkını dahi nasıl engellediklerini hatırlatmayı bir borç bilirim.
Bir de ‘’empati’’ diye bir terim uydurdular ve benim yerime kendini koy ve bana saygı duy, beni anla
derler.
Ey zavallılar; sizin 6 yaşındaki göz nurunuz, saçını dahi tararken nazik, nazenin davrandığınız evladınıza
birisi tecavüz edip işkenceyle onu öldürse yine çıkıp ben idama karşıyım der misiniz?? Caninin yerine
kendinizi koyup onu anlamaya çalışır mısınız? Yani sizin teriminizle empati kurar mısınız?
Ya da bir bombacının yerleştirdiği bomba ile havaya uçan alış veriş merkezinde annenizi, babanızı,
eşinizi ve çocuklarınızı parçalanmış vücutlarından tanımaya çalışırken; durun o bombacıyı idam
etmeyin onun yaşama hakkı var. Der misiniz??
Bana cevap verseniz ne olur vermeseniz ne olur? Kimi kandırıyorsunuz? Neyin peşindesiniz? Ben ve
benim gibiler iyi biliriz.!!
Bu inadınız sizi olsa olsa o cani ile birlikte cehennemin dibine götürür. Sizi tutmak istemem yolunuz
açık olsun.
Anlayana son söz: İdam cezasının varlığı insanlığa verilmiş en büyük yaşam hakkıdır. İdamın kalktığı
yerde insanların yaşam hakkı elinden alınmış olur.
Özkan Mustafa KÜÇÜKKURAL
(Sosyal Antropolog)