Milletvekili sıraları satılık mı?

Misafir Yazar fatihten@gmail.com

'Elin kiri' olan para, milletvekili sıralamalarında büyüleyici bir araca dönüşebiliyor...

Meşrû/gayrimeşrû fark etmez, yeterince para stoku olan kimileri listenin üst sıralarında zahmetsiz yerler bulabilirken, o siyasî hareketin altına omuz koymuş olanlar silinip atılabiliyor...

"Karakterin, bilgin ve siyasî tecrüben kadar değil, paran kadar adamsın" şeklindeki aşağılık şablon partileri esir alabiliyor, tuhaftır kimsenin yüzü kızarmıyor...

'Bilim, kalite ve temiz isim'den ziyade, 'yağcılık, yalakalık, başka odaklarla ilişki gücü' cazip gelebiliyor, bir anda siyasette para kadar önemli bir kriter kesilebiliyor...


***

Tuhaf işler oluyor... Gazetedeki köşesinden HDP'ye oy toplayan bir yazar, kimsenin bilmediği sihirli bir dokunuşla 'sağ' bir partiden aday olabiliyor... Herkes şaşırırken o da 'merak ettim, geldim' diye açıklayabiliyor...

***

Siyaset, 'riyakârlar geçidi'ne dönüştükçe insanın midesi bulanıyor... Televizyonları işgal eden zavallı tartışmacıların mevsimlik hâlleri iç burkuyor... Ne yazık ki, partinin ve liderin o günkü pozisyonuna göre, daha doğrusu 'dalgalı kur'a göre pozisyon almak mecburiyetindeler...

'İyileri, kötüleri, doğruları, yanlışları, siyasî akaitleri, herhangi bir kabulleri' yok... Alabildiğine mobiller ve neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlık bilgilendirme sonucu öğreniyorlar ve ona göre hızla uyum sağlayıp konuşuyorlar...

***

Türk siyasetine Türk milliyetçiliğinin kalitesi lâzım... Lümpenliğin, cehaletin, pusuculuğun, durumu kurtarmak için her türlü taklayı atan ve siyasî oportünizme esir düşüp sloganla yetinen bir milliyetçiliğin değil, 19. Yüzyılın sonundan itibaren sahne alan 'kurucu' milliyetçiliğin kalitesine ihtiyaç var...

Hiç olmazsa 'karakter' olarak...

İşte o zaman, para, sistem ve güç karşısında sınav çok daha başarıyla verilir ve bu topluma bir model sunulabilir...

***

'Kuruş-duruş' paritesi her şeyi bozuyor ama her şeyi... Parayı herkes seviyor sevmesine de 'sağcılar' pek bir yaman seviyor!..

'Paraya, muktedirlere ve güce teslim olmamış', 'soğuk savaş'tan kalma kavramların kirletmediği, adalet duygusuyla bezenmiş, hukuk ve bilimi önceleyen bir milliyetçilik... Onu bulduğumuzda 'kalite'yi de bulmuş olacağız...

SERVET AVCI