'Sıradan Bir Ülkücü'nün Not Defteri'

Misafir Yazar fatihten@gmail.com

16 Nisan 2017 Anayasa referandumunun sonuçları belli olmaya başladığından itibaren, sürekli bir konu tartışılıyor siyasette. Yeni Parti?

Siyasi arenada sürekli bu konunun konuşulması ve üzerine yorumlar yapılması bile, Türk siyasetinde yeni bir siyasi oluşuma ihtiyaç olduğunun gerekliliğini ortaya koymaktadır. 

Yeni parti konusu konuşulurken iki isim öne çıkmakta ve yorumlar ağırlıklı olarak bu iki kişiden yola çıkarak yapılmaktadır. 

'Abdullah Gül ve Meral Akşener'

2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile görevi sona eren Abdullah Gül, görevinden ayrıldıktan sonra aktif siyaset yapmamış, zamanını yurtiçi ve yurtdışı konferanslarda kişisel hatıralarını ve düşüncelerini paylaşmakla geçirmiştir. Kişisel kanaatim ise, kendisi bundan sonra aktif siyaset yapmayacaktır.

Diğer bir isim olan Meral Akşener ise 30 Kasım 2015 tarihinden itibaren, MHP'de yaşanan parti içi muhalefet sürecinin en önemli aktörlerinden bir tanesidir. 

16 Nisan referandumunun sonuçları incelendiğinde ve yorumlandığında ortaya çıkan, siyasetin merkezinde yeni bir siyasi oluşum ihtiyacı fikri ile Meral Akşener ismi kabul edelim veya etmeyelim artık iç içe girmiştir. O zaman burada bir karar vermek gerekmektedir. Karar verebilmek için ise bir soru sormak ve cevabını bulmak gerekmektedir.

17 Nisan 2017 itibari ile hükümet sistemi değişmiş olan Türkiye'de, %50+1 oy nasıl alınır?

MHP'de yaşanan parti içi muhalefet sürecinin taraflarından Koray Aydın ve Suat Başaran, MHP'den ayrılıp merkez veya ideolojik bir parti kurma fikrine baştan karşı olduklarını açıkladılar. Referandum sürecinde Hayır kampanyası yürüten Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanları'nın da ekseriyetinin MHP'den ayrılma fikrine sıcak bakmadıklarını düşünecek olduğumuzda, MHP'de ki parti içi muhalefetin tamamının yeni kurulacak partide yer alacağını düşünmek hayalci bir yaklaşım olacaktır. 

Buradan hareketle, MHP ve Ülkücü Hareket'in 3 parçaya bölündüğünü söyleyebiliz. 

1. Grup mevcut genel başkan Bahçeli ile mutlu olan azınlık, 2. Grup Koray Aydın, Suat Başaran ve Atila Kaya'nın başı çektiği sadece MHP'de siyaset yapılmalıdır diyenler, 3. Grup ise Meral Akşener'in liderliğini yaptığı, içinde Ülkücülerinde yer alacağı yeni parti kurulmalı diyenler. (Kişisel olarak, Ümit Özdağ ve Sinan Oğan'ın uzun vadede 3. gruba katılacağını düşünüyorum.)

Şimdi sorumuzu tekrar soralım;

17 Nisan 2017 itibari ile hükümet sistemi değişmiş olan Türkiye'de, %50+1 oy nasıl alınır?

Türk siyasetinin mevcut şartları, toplumun sosyolojisi ve tercihleri dikkate alındığında, bunun üzerine 16 Nisan referandumunun sonuçlarının siyasete dayattığı %50+1 oy alma mecburiyetini de hesaba katarak bir değerlendirme yaptığımızda, siyasetin gerçekliği, insanları 3. Grub'a yönlendirecektir. 

Kabul edelim veya etmeyelim, Türk Siyaseti'nin tarihi ve siyasi hayatın getirdiği tecrübeler bize şunu dayatmaktadır. Sadece Türk Milliyetçileri'nden ve Ülkücüler'den müteşekkil hiçbir siyasi parti %50+1 oy alamaz.

Not: Alabileceğini iddia eden arkadaşlarımızın zengin fikirlerinden yararlanmak isteriz.

Bütün bu anlatılan hikayenin sonunda Ülkücü'ler bir karar vermek zorundadır;

Amaç ve hedef, Türkiye'yi yönetmek mi, MHP'yi yönetmek mi?

Türkiye'yi yönetmek diyenler ile MHP'yi yönetmek diyenler, çıksın karşımıza anlatsın, Ülkücüler bir tercihte bulunsun. 

Eminim ki hamaset yerine bu parametreler üzerinden siyaset konuşsak herşey daha güzel olacaktır.

Selam ve Dua ile.

Fatih Uçar