Zararlılarla "Doğal Mücadele"

Misafir Yazar fatihten@gmail.com


 

Zararlı hayvanların kültür bitkileri ve ürünlerinde yapabilecekleri zararların önlenmesi veya azaltılması amacıyla yapılan işlemlere zararlılarla mücadele denir. Yapılacak mücadelenin ekonomik olması gerekir. Yani mücadele için yapılacak masrafın sonuçta kurtarılacak ürünün değerinden fazla olmaması gerekir. Bu nedenle herhangi bir kültür bitkisi veya ürüne zararlı bir tür görüldüğünde mücadeleye karar verilmeden önce zararlının popülasyon yoğunluğu ve yapabileceği zarar derecesini önceden tahmin etmek gerekir. Bu amaçla Tarım Bakanlığı ‘zirai mücadele teknik talimatları’ ndan ve bu konuda çalışan araştırmacı kuruluşlardan yararlanılmalıdır. Ancak bazen gelecek yılın ürününü kurtarmak amacıyla veya devlet eliyle yürütülen mücadelede ekonomiklik ön plana çıkar.

 

Zararlı hayvan grupları

 

1-Düzenleyici (yasal mücadele)

 

2-Kültürel mücadele

 

3-Fiziksel ve mekaniksel mücadele

 

4-Biyolojik mücadele

 

5-Biyoteknik mücadele

 

6- Genetik mücadele

 

7-Kimyasal mücadele

 

8-Entegle mücadele

 

1-Düzenleyici (yasal mücadele)

 

Bu mücadele tarım bakanlığı tarafından kanun ve yönetmeliğe göre, yine bakanlık eliyle yürütülür. İkiye ayrılır.

 

a)Dış karantina: Ülke içinde bulunmayan zararlı hayvan türleri, bitki hastalık etmenleri ve yabancı ot türlerin,  girişini önlemeye yönelik çalışmalardır. 

 

Gümrük giriş yapacak her türlü tarım ürünü ve yumru, soğan, tohum vb. Bitki üretim materyalleri denetlenir. Temiz materyallere izin verilirken bulaşık olanlar ilaçlanır, imha edilir veya geri çevrilir. Yurt içinden , Süreyi kapsayan ‘ihracat sertifikası’ verilir. 

 

b)İç karantina: Yurt içinde herhangi bir bölgede bulunan ancak diğer yörelerde bulunmayan zararlı, bitki hastalığı veya yabancı ot türlerinin temiz bölgelere yayılmaması için yapılan çalışmadır.

 

2-Kültürel mücadele

 

Yapılan normal tarım faaliyetlerini, zararlıların popülâsyonlarını düşürecek zararlarını azaltacak veya engelleyecek şekilde düzenlemektir.

 

Başlıca metotları: 

 

a)Sağlıklı bitki yetiştirmek: 

 

Kültür bitkilerini uygun yer ve toprakta yetiştirmek: uygun dozlarda, dengeli bir gübreleme yapmak, Uygun bir ekim veya dikim sıklığı: toprak drenajı, sulama, budama ve temizlik gibi hususları kapsar. 

 

b)Zararlılara dayanıklı veya bağışık bitki çeşitleri yetiştirmek:

 

Asma köklerinde beslenip kurumalara yol açan Asma Flokserasına karşı dayanıklı olan Amerikan çeşitleri üzerine yerli asma çeşitleri aşılanarak bağcılık yapılması floksera ile en uygun mücadele şeklidir. Kabuğu sert olan fındık çeşit’i sivri fındık, fındık kurduna dayanıklıdır.

 

c)Ekim dikim ve hasat zamanını, zararlılar aleyhine olacak şekilde düzenlemek:

 

d)Yabancı ot ve organik artıkların tarla içi ve kenarından temizlenmesi 

 

Yabancı otlar birçok zararlılara yataklık ederler. Faydalı böceklerde bu bitkilerde barınabilecekleri için duruma göre hareket edilir. 

 

e)Toprak işlemenin zamanı, metodunu ve derinliğini zararlılar aleyhine olacak şekilde düzenlemek.

 

f) Bitki nöbetleşmesi zamanını (münavebe = rotasyon):

 

Konukçu bitki sayısı fazla olmayan ve fazla uçucu olmayan böcek türleri ve diğer zararlılara karşı uygulanabilir. Sadece buğdaygil bitkileriyle beslenen ‘buğdaygil gal’ ile en etkili mücadele yöntemi o araziye buğdaygiller dışında bitki ekmek veya nadasa bırakmaktır.

 

3-Fiziksel ve mekaniksel mücadele

 

Başlıca yöntemler:

 

A-Böceklerin yumurta kümelerini , topluluklarını veya yuvalarını iri ergin larvaları toplamak ve öldürmek.

 

( patates böceği, elma ağ kurdu)

 

B-Tuzak tesis etmek: 

 

Başlıca tuzak çeşitleri: ışık tuzakları, yem tuzakları, renk tuzakları, yapışkan tuzaklar, cinsel çekici tuzaklar. ( feromon) Bazıları ikili kombinasyon halinde kullanılırlar. Örneğin renk ve yapışkan tuzak feromon – yapışkan tuzak tipi gibi. Kemiriciler için mekanik tuzaklar.

 

C-Yakmak: 

 

Bir yöreye yeni bulaşmış tehlikeli bir zararlı hastalık etmeni veya yabancı ot türünün imhası için kullanılır.

 

D-Isıtmak:

 

Depolanmış tarım ürünlerinde ve bitki üretim materyalleri ( tohum, yumru, soğan vb. ) bünyesinde bulunan böcek akar ve nematod gibi zararlıları öldürmek için materyallin ısıtılması başarılı sonuç verebilir. Sıcaklık derecesi ve ısıtma süresi önemli olup materyale zarar verilmemelidir.

 

E- Soğutma:

 

Depolarda veya içinde bulunan gıda maddesi ve diğer materyallerde bulunan zararlıların büyüme beslenme ve çoğalmalarını engellemek için ortam soğutulabilir. 

 

F- Radyoaktif ışınlar kullanılarak depolanmış tahıllardaki zararlılar öldürülebilir. Pahalı ve riskli olduğundan az kullanılan bir yöntemdir. 

 

4-Biyolojik mücadele

 

Tabiatta genellikle her canlı türünün az veya çok sayıda düşman türleri vardır. Bu durumdan yararlanılarak zararlılara karşı düşman türlerden faydalanarak yapılan mücadeleye denir. 

 

Biyolojik mücadele metotları 3 e ayrılır.

 

a-Yerli doğal düşmanların korunması ve desteklenmesi:

 

Bir yöredeki doğal düşmanların yaz ve kış şartlarında barınmaları için bitki örtüsü tesis etmek. Doğal düşmanlara toksik etkisi az olan pestisitlerin tercih edilmesi. Avcı ve parazit böcek erginlerinin beslenerek daha güçlü olmaları ve daha fazla çoğalmaları için bol çiçek açıp bol nektar, bal özü ve polen taşıyan bitkilerin ekilmesi veya dikilmesi.

 

b-Yerli doğal düşmanların popülasyonlarının artırılması:

 

O yöredeki doğal düşman türlerinin zayıf ve etkisiz olması durumunda: laboratuarda kitle halinde çoğaltılarak araziye salınması veya bol bulunduğu yerlerden toplanıp az bulunduğu yerlere salınması şeklinde uygulanır.

 

- Doğal düşman ithali:

 

Yurtiçinde etkili doğal düşman türlerinin bulunmaması durumunda ithal edilerek laboratuarda çoğaltılan doğal düşman türleri araziye salınır. Başarılı biyolojik mücadele örneklerinin çoğunluğunda bu yöntem uygulanmıştır. 

 

Doğal  Düşmanlar

 

İki ana gruba ayrılır: 

 

A- artropod’lar (eklem bacaklılar)

 

B- mikroorganizmalar A- artropod’lar (eklem bacaklılar)

 

Zararlıların doğal düşmanları olan böcek ve akar türlerini kapsar. Akar türlerinin hepsi avcı karakterde olup zararlı akarlar ve küçük boyutlu böcekler ve yumurtaları ile beslenirler. Böcekler iki ana gruba ayrılır:

 

1-Parazit Böcekler: Parazit böceğin dişisi yumurtalarını konukçu böceğin yumurtası, larvası veya pupası içerisine veya üzerine bırakır. Parazit yumurtalarından çıkan larvalar konukçu vücudunda beslenerek pupa olurlar. Bu arada konukçusunu öldürmez konukçusuna bağlı olarak yaşar. 

 

2- Avcı Böcekler: Konukçu böceğe saldırarak yakalar ve sokucu-emici ağızlı olanlar konukçularının vücut içeriğini emerler. Isırıcı çiğneyici ağızlı olanlar ise konukçularını yiyerek beslenirler. Ülkemizde parazit ve avcı böceklerle ilgili birçok başarılı biyolojik mücadele örnekleri vardır. 

 

Avcı böceklerden üç örnek: turunçgil unlu biti pseudococcus citri ‘ye karşı bir uğur böceği türü olan cryptolae…kış soğukları nedeniyle öldükleri için her yıl Adana ve Antalyada ki laboratuarlarda üretilerek çiftçilere satılmaktadır. 

 

Turunçgillerde ve diğer birçok meyve türlerinde zararlı olan torbalı koçnil (ıcheria purchasi)’ye karşı uğur böceği türü Rodolia cardinalis 50 yıl kadar önce ülkemize ithal edilmiştir. 

 

Güney bölgemizde etkin bir avcı türüdür. Marmara bölgesi zeytin ağaçlarında zararlı olan zeytin kabuklu biti saissetia olene’yı uğur böceği chilocorus bipustulatus başarı ile kontrol etmektedir. 

 

Parazit böceklerden üç örnek: Turunçgil unlu bitine karşı bir arı türü leptomastix dactylopi, Adana ve Antalyada ki laboratuarlarda üretilerek çiftçilere satılmaktadır.

 

İncir kurdu cadra cautella’ ya karşı bir arı türü olan bracon hebetor 1931 de yurdumuza ithal edilmiş ve her yıl aydın il müdürlüğü laboratuarlarında üretilerek kuru incir depolarına satılmaktadır.

 

Meyve ağaçlarında zararlı olan dut koçnili diaspis pantagonna’ ya karşı prospaltella berlesi 1943 de italyadan ülkemize ithal edilmiştir.

 

B-Mikroorganizmalar

 

Böceklerde hastalık oluşturan çok sayıda bakteri, mantar ve virüs türleri vardır. Ancak bunlardan çok azı zararlılarla mücadele etmeni olarak pratiğe verilebilmiştir. Bunlardan en iyi bilineni bakteri türü bacillus thuringiensi laboratuarda büyük miktarlarda üretilerek kelebek tırtıllarına karşı kullanılmaktadır. 

 

Bacillus popilliae ise bazı kınkanatlıları etkileyen bir bakteriyel ilaçtır.

 

5-Biyoteknik mücadele

 

Böcek davranışlarını etkileyen bazı maddeler kullanmak suretiyle zararlara karşı mücadele edilebilmektedir. Bu maddeler:

 

a) Beslemeyi önleyici maddeler: Bitkilere püskürtüldüğünde böcek tarafından mideye alındıktan sonra böceğin beslenme ihtiyacını yok eden tokluk duygusu veren maddelerdir. Henüz pratikte kullanılmamaktadır.

 

b) Böcek hormonları: Böceklerde büyüme, gelişme ve başkalaşım gibi faaliyetlerin normal işleyişinde önemli rol oynayan gençlik hormonu  sentetik olarak üretilerek böceklere verilmektedir.

 

Biyoteknik Yöntemler

 

Zararlıların yaşayışı ve davranışları üzerine etkili olan bazı doğal veya yapay maddeler kullanarak zararlıların normal davranış özellikleri bozulmak suretiyle uygulanan yöntemlere Biyoteknik yöntemler denir. Bu amaçla, bazı doğal ve sentetik bileşiklerden yaralanılır. Bunlardan en fazla kullanılanı feromonlardır. Zaralıların yoğunluklarını izleyip mücadeleye karar vermede kullanılır. Bunun için geliştirilmiş tuzaklardan yararlanılır. Örneğin, Elma içkurdu, Erik içkurdu, Doğu meyve güvesi, Salkım güvesi, Mısır kurdu, Yaprak büken gibi zararlılara karşı Yurdumuzda dahil olmak üzere, birçok ülkede kullanılmaktadır.

 

Zirai mücadelede, feromonlu ve cezbedici tuzaklar tarla veya bahçelere belli aralıklarla yerleştirilerek zararlılar kitle halinde yakalanarak yoğunlukları azaltılabilir.

 

Feromonların doğal düşmanlara, bal arılarına, tozlayıcı böceklere, omurgalı hayvanlara ve insanlara zararlı etkileri yoktur. Elma gövdekurdu’na karşı cezbedici tuzak kullanılarak kitlesel tuzaklama ile biyoteknik mücadele yapılabilmektedir. Beş ağaca 1 adet pekmezli besi tuzağı asılarak, üst üste 2 yıl kitlesel tuzaklama yapılarak bu zararlıyla kolaylıkla mücadele edilebilmektedir.

 

Biyolojik Mücadele

 

Genel anlamda, biyolojik mücadele kısaca “bir canlının diğer bir canlıya karşı kullanılmasıdır”. Kültür bitkilerinde zarar yapan böcek, hastalık etmeni ve yabancı otlara karşı, onlarla beslenerek yaşamını sürdüren doğal düşmanlarının kullanılarak yoğunluklarını azaltmak için yapılan işlemlerdir. Bilindiği gibi, doğada mevcut bu canlı etmenler zararlıyı dengede tutmaktadır. Biyolojik mücadele etmenleri dediğimiz bu canlılara, yetiştirilen bitkilerin zararlıları açısından doğal düşmanlar adı verilir. Çünkü bunlar zararlılara saldırarak onların yoğunluklarını azaltırlar. İnsanlar açısından ise bu canlılara yararlılar denir. Bu etmenler, avcı ve asalak böcekler, faydalı akarlar, bakteriler, virüsler, funguslar, kuşlar vb. canlılardır. Bunlar, insanlara zararlı olan böceklere saldırdıklarından ve onların yoğunluklarını azalttıklarından insanlara yarar sağlamış olurlar.

 

Biyolojik mücadelenin avantajları:

 

-Doğal dengeyi koruyucudur.

 

-Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur.

 

-Mücadele masrafları azalır ve ekonomik tasarruf sağlar.

 

-İlaç kalıntısı olmayan ürün elde edilmesini sağlar.

 

-Süreklidir.

 

Doğal düşmanların korunması için bahçe kenarına bunlara barınak sağlayan rüzgar kıran veya çit bitkilerinin dikilmesi gibi hususlar önemlidir.

 

Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan ilaçlar da doğal düşmanlara zarar verebilir. Bu nedenle ilaçlama yapmak gerektiğinde ruhsatlı doğal düşmanlara en az zararlı ilaçları seçilmelidir.

 

Tarladaki bitki artıklarının yakılması da doğal düşmanlara zarar verir. Tarladaki bitki kalıntılarının yakılması yerine toplanıp bir yere yığılması, yoncanın 15-20 gün arayla şerit halinde biçilmesi doğal düşmanların korunmasını sağlar.

 

Biyolojik  Yöntemler

 

Doğadaki canlıların popülâsyonları beslenme ilişkisinin gereği olarak belirli bir dengede devam etmektedir.

 

Zararlı türler ile beslenen birçok canlı türü vardır. İşte, bu canlılar zararlıları baskı altında tutarak popülasyon artışını  sınırlamaktadırlar. Bu canlılara doğal düşman adı verilir.

 

Zararlıların popülâsyonlarını ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak amacıyla, zararlıların predatörleri, parazitoitleri, parazitleri veya patojenleri kullanılarak yapılan mücadele çalışmalarına Biyolojik Mücadele adı verilir.

 

Yani, biyolojik mücadele, herhangi bir organizmanın yoğunluğunu, bu etmenlerin (predatörler, parazitoitler, parazitler veya patojenler) olmadığı zamanki yoğunluğundan daha az düzeyde tutmalarını  sağlayıcı faaliyetler olarak da tanımlanabilir.

 

Biyolojik mücadele tek başına uygulanabileceği gibi entegre mücadele programları ile birlikte de uygulanabilir.

 

Biyolojik mücadeleye karar vermeden önce zararlıların doğal düşmanlarının çok iyi tespit edilmiş olması  ve bu doğal düşmanların etkinliklerinin bilinmesi gereklidir.

 

I. Dünya savaşından sonra sentetik organik maddelerin sentezi ve zararlılara karşı aşın kullanımı sonucu, bu kimyasal maddelerin birçok olumsuz etkileri ortaya çıkmıştır.

 

Bunun sonucu olarak zararlılarla mücadelede kimyasal mücadele dışındaki mücadele Yöntemlerine önem verilmeye başlanmış ve biyolojik mücadele önem kazanarak zararlıların doğal düşmanlarının tespiti ve biyolojik mücadelede kullanılma olanaklarının Araştırılmasına ağırlık verilmiştir.

 

Günümüzde, entegre mücadele programlarında biyolojik mücadele oldukça önemli bir yer tutmaktadır.

 

Ancak, biyolojik mücadele ile ilgili yapılacak çalışmalarda zararlı türlerin doğal düşmanları dikkatli bir şeklide tespit edilerek, bunların Biyolojik ve Ekolojik Özelliklerinin ortaya konması zorunludur.

 

Dünyada günümüzde kullanılan biopestisitlerden, 104 bakteri (çoğunluğu B. thuringiensis), AA nematod, 12 fungus, 8 virüs ve 6 protozoa preparatınm, diğer taraftan zararlılara karşı biyolojik mücadelede kullanılan 107 adet doğal düşmanın bulunduğu belirtilmektedir.

 

Zararlılarla Mücadelede Biyolojik Savaş Yöntemleri

 

Bitkiler üzerinde yaşayan birçok canlı vardır. Bunlar, doğada canlılar arasında mevcut beslenme ilişkisinin bir gereği olarak zararlıların populasyonlarını baskı altında tutan canlılara doğal düşmanlar denir. Ayrıca bunlara yararlı böceklerde denir. Zararlı populasyolarının ekonomik zarar eşiği altında tutmak üzere onlar üzeride yaşayan organizmalardan yararlanılması ile ilgili çalışmalara biyolojik savaş denir.

 

Biyolojik savaş bir çok avantaja sahiptir. Bunlar, doğal dengeyi koruyucudur. Çevre ve insan sağlığına olumsuz etkisi yoktur. Diğer savaş yöntemlerinden daha ekonomiktir. Dayanıklılık sorunları yoktur ve süreklidir. Zararlıların doğal düşmanları zararlılar üzerinde şu şekilde yaşarlar.

 

Parazit; yaşamını tek bir konukçu üzerinde tamamlayan ve konukçusunu öldürmeyip zayıflatan organizmaya denir. Büyük baş hayvanlar üzerindeki keneler gibi.

 

Parazitoit; yaşamını tek bir konukçu bireyi üzerinde tamamlayan ve konukçusunu belirli bir süre sonra öldüren organizmalara denir. Bunlar yumurta,larva ve pupa parazitoiti olabilir.

 

Predatör (avcı); yaşamını birden fazla konukçu birey üzerinde tamamlayan organizmalara denir. Zararlılara karşı biyolojik savaş yöntemlerini üç grup altında toplayabiliriz.

 

 Birinci olarak doğal düşmanlarının populasyonlarının korunması. Özellikle bu konuda bitkilerde kullanılan pestisitlerdir. Parazitoitler insektisitlerden olumsuz yönde etkilenirler. Bunun için parazitoitlere etkisi düşük olan insektisitlerin seçilmesi bunların korunması bakımından önemlidir. Doğal düşmanların populasyonlarının korunmasında bazı kütürel işlemlerde önemlidir. Örneğin tarladaki bitki kalıntılarının yakılması yerine bir yere toplanıp yığılması gibi.

 

İkincisi de doğal düşmanların etkinliklerini artırılmasıdır. Bu konuda en önemli husus doğal düşmanların ergin beslenmesinin sağlanmasıdır. Bunun için kültürler arasında bol çiçek açıp, bol nektar, bal özü ve polen taşıyan bitkilerin dikilmesi veya kritik mevsimlerde erginlerin beslenmesi için kültürlere şekerli su pülverize edilebilir.

 

Üçüncüsü de doğal düşmanların populasyonlarını artırılmasıdır. Bu konuda doğal düşmanların etkinlikleri artırılması konusunda çalışmalar yapılmalıdır. Bazı yararlı böcek türlerinin özel olarak kitle halinde doğaya salıverilmesi gerekir.

 

Zararlılara karşı kullanılan biyolojik savaş etmenleri şunlardır;

 

Omurgalılar; biyolojik savaş etmeni olarak kuşlardan yararlanılır. Özellikle orman ağaçlarında zararlı böceklere karşı biyolojik savaş çalışmalarında kuşlar kullanılır. Ormanlarda suni barınaklar yapılarak kuşların toplanmasını ve barınmasını sağlamak suretiyle kuşlardan yararlanılır.

 

Böcekler; zararlılara karşı biyolojik savaş etmenlerinin çoğunluğu bu grupta yer alır. Özellikle avcı böcekler biyolojik mücadelede kullanılır.

 

Zararlılar üzerinde yaşayan akarların hepsi avcıdır. Konukçuları yani avları da genellikle bitki zararlısı akarlardır.

 

Entomopatojen bakteriler günümüze de zararlı böceklere karşı en fazla kullanılan mikroorganizmalardır. Spor oluşturanlar ve spor oluşturmayanlar olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Bakteriler böcek vücuduna besinleri ile birlikte ağız yolu ile gireler. Besinler ile alınan bakteri böcek vücudunda kristaller oluşturur. Böylece böceğin bünyesinde toksinler oluşması sonucu ölümüne neden olur.

 

Organik Tarımda Zararlılarla Mücadele Yöntemleri Nelerdir?

 

 

 

Organik tarımda, kültürel işlemlerin verim ve kaliteye olduğu kadar hastalık ve zararlılarla mücadelede populasyonu önleyici, azaltıcı ve tedavi edici birçok önemi vardır. Öneriler doğrultusunda hemen tüm kültürel işlemleri uyguladığımız ticari çeşitler gibi yerel çeşitlere de gerekli uygulamaların yapılması verim ve kaliteyi etkili bir şekilde arttıracaktır.

Organik tarımda kültürel önlemler, hastalıklarla bulaşmanın önlenmesi, zararlı tahribatının görüldüğü meyve, dal ve yaprakların toplanıp gömülmesi veya uzaklaştırılması, zararlının erken teşhis edilmesi ve dar alanda yok edilmesi, üretim materyallerinin temiz olmasına dikkat edilmesi işlemlerini kapsanmaktadır.

 

1. Kültürel Önlemler

 

Dayanıklı Çeşit: Aynı tür içerisinde bazı çeşitler bazı böcek türlerine tolerans olabilmektedir. Yaprakları tüylü çeşitler emici böceklere daha toleranslıdır. Sık salkımlı üzüm çeşitleri salkım güvesine daha hassastır. Tanen içeren tahıllar sap kurtlarına daha toleranslıdır.

 

Yer Seçimi: Sıradışı alanlarda üretim yapmaya çalışılmamalıdır. Toprak ve iklim özellikline en uygun bitki tür ve çeşidi seçilmelidir. Zayıf bitkiler zararlı tahribatından daha fazla zarar görmektedirler. Süne, Beyaz sinek, Nematodlar belli alanlara yoğunlaşmıştır.

 

 Toprak İşleme: Derin sürüm çoğu zaman önerilmektedir.

 

- Ekin güvesi için hasattan sonra toprağı karıştırma,

- Nematodlar için yaz nadasında iki defa sürüm,

- Bozkurtlar için sonbahar derin sürümü,

- Meyve bahçelerinde sonbahar ve ilkbahar toprak işlemeleri,

- Zeytin sineği için kış döneminde toprak işlemeleri yararlı olmaktadır.

 

Gübreleme: Toprakta azot fazlalığı, bitkilerin hızlı gelişimine neden olmakta ve zayıf doku teşekkülü nedeniyle yaprak zararlılarının etkileri artmaktadır. Potasyum hücre çeperini kalınlaştırdığı için, emici böceklerin tahribatını azaltmaktadır. Yeşil gübreleme, yararlı böcekleri barındığı için çoğunlukla önerilir. Diğer yandan çiftlik gübresi iyice yandıktan sonra tarla ve bahçelere verilmelidir. 

 

Sulama: Karık veya tava sulama toprak zararlılarının populasyonunu düşürürken, birçoğunu da arttırmaktadır. Damlama sulama zararlı populasyonlarını genellikle azaltmaktadır.

 

Bitki sıklığı: Ekim ve dikim sıklıkları yaprak zararlılarını hızla çoğalmasını sağlamaktadır. Çapa bitkilerinin seyrek ekilmesi afit ve thrips gelişimini zayıflatmaktadır. 

 

Meyvelerde Gençleştirme: Gençleştirme amaçlı budamalarda kesilen dal ve diğer bitki kısımlarının uzaklaştırılması yararlı olmaktadır. Ayrıca budamadan sonra hızlı gelişen sürgünler zararlılardan daha az etkilenmektedir. 

 

Ekim Zamanı: Erken ekimlerde sap kurtları ve emici böceklerin zararı artmaktadır. Fasulyede geç ekim bruchus zararını önemli derecede azaltmaktadır. 

 

Ekim Nöbeti: Zararlılarla mücadelede en etkin yöntem, zararlı konukçularını ekim nöbetinden çıkarmak uzak ara ile sisteme almaktır. Şeker pancarında uzun süredir nematodlara karşı uygulanmaktadır. Burada benzer bitkilerle beslenen böceklere dikkat edilmelidir.

 

Tuzak Bitki: Böceklerin daha fazla tercih ettiği bitkiler tarla ve bahçe kenarlarına dikilebilir. Mısır kenarlarına şeker sorgum, lahanagillerin etrafına kolza ve hardal türleri,

Uzaklaştırıcı Bitki: Bazı sap ve yaprak kurtlarının ergin kelebekleri kekik ve nane kokusuna gelmemektedir.  

 

Örtü Bitkisi: Meyve bahçelerinde baklagiller alt bitki olarak yetiştirilmesi pek çok avcı böceğe besi ortamı sağlamakta ve zararlı kontrolünde başarı sağlamaktadır. 

 

Bitki Artıkları: Genellikle temizlenmeli veya parçalanıp kompost yapıldıktan sonra tarlaya verilmelidir. Yakma işleminden uzak durulmalıdır. Kompost yapma imkanı yoksa derin sürümle toprağa karıştırılmalıdır.

 

Elle Toplama: Pek çok böceğin erginleri büyük olduğu için elle toplanabilir. Meyvelerde sabah erken saatlerde ağaçların altına çarşaf veya branda serilerek silkelenir ve dökülen larvalar toplanarak imha edilebilir. Kurt zararı nedeniyle yere dökülen meyveler toplanarak uzaklaştırılır.

 

Kültürel önlemler birbirine entegre edildiği takdirde, zararlıların ekonomik zarar eşiğinin altında kalması mümkündür. Aksi takdirde organik kimyasal mücadeleyle desteklenmesi gerekir.

 

2. Biyoteknik Yöntemler

 

Tuzaklar: Böceklerin hareket halindeki erginlerini çekmeyi ve toplamayı amaçlayan bu yöntemde feromon, ışık ve besin tuzakları kullanılmaktadır.

 

Feromon Tuzakları: Karşı cinsi çekmeye yönelik olarak hazırlanır. Çiftleşme döneminde böceklerin salgıladığı salgılardan yararlanılır. 

 

Görsel Tuzaklar: Meyve sinekleri, galeri sinekleri için elverişlidir. Sarı renklileri en etkilisidir. Levhalara böcek öldürücü ilaçlar da sürülerek etkinliği artırılabilir. Zeytin sineğine karşı yaygın olarak kullanılmaktadır. 

 

Besin Tuzakları: Böceklerin tercih ettiği koku ve besin fermenteleri arazinin değişik yerlerine kaplar içinde konarak böceklerin toplanması ve imhasına yönelik hazırlanır. Şarap, sirke, şeker ve su en fazla kullanılan materyallerdir.

 

3. Biyolojik Savaş

 

Avcı Böceklerin Artırılması: Bu amaçla biyolojik çeşitliliğin artırılması, avcı böceklere konukçuluk edecek bitki türlerine ekim nöbetinde yer verilmesi gerekmektedir. 

 

Doğal düşmanların çoğaltılıp salınması: Kontrollü koşullarda pek çok avcı böcek türü üretilerek bahçelere salınabilmektedir.

 

4. Kimyasal Savaş

 

Bitkisel Kökenliler: Bitkisel kökenli çok sayıda etken maddenin böcek öldürücü veya uzaklaştırıcı etkiye sahip olduğu bilinmektedir.   

 

Azadirachtin: Tesbih ağacının yaprak, kabuk ve tohumlarından elde edilmektedir. 200 civarında böcek türüne etkili olduğu bilinmektedir. Ticari üretimi yapılmaktadır. Öldürücü, kısırlaştırıcı, beslenmeyi engelleyici etkileri vardır. 

 

Pyrethrum: Krizantem bitkisinin çiçeklerinden elde edilmektedir. Ambar zararlılarına karşı son derece etkilidir. Isırıcı ve emici böceklere uygulanmaktadır. 

 

Rotenone: Amerikan kökenli bir baklagilin köklerinden elde edilmektedir. Ticari üretimi bulunmaktadır. Yaprakla beslenen böceklere etkilidir.   

 

Nicotine: Tütün yapraklarından elde edilmektedir. Afitlere ve yumuşakçalara karşı kullanılmaktadır.   

 

Ryania: Güney Amerika kökenli aynı isimli bir bitkiden elde edilmektedir. Mısır sap ve koçan kurtlarına karşı etkilidir.   

 

Diğerleri:  

 

Arap Sabunu: Yaprak Bitlerine karşı etkilidir. Etki süresi kısadır.

 

Parafin Yağları: Zararlıların yumurtalarına karşı kullanılmaktadır.

 

Kaya Unu: Toz halinde verilmekte ve böceklerin solunum sistemlerine zarar verilmektedir. 

 

Mineral Yağlar: Bazı yağlara organik tarımda sınırlı düzeyde izin verilmektedir. 

 

Bacillus thuringiensis: Biyolojik mücadelede en fazla kullanılan bakteridir. Böcek yumurtalarına uygulanmaktadır.

 

Organik Tarımda Bitki Koruma Yöntemleri…..     

 

Zararlılara Karşı Kullanılan Preparatlar 

 

Crysanthemum cinerariaefolium'dan elde edilmiş preparatlar; ısırıcı ve emici böcekler için kullanılırlar.

Derris elliptica'dan elde edilen preparatlar; içerdikleri Rotenon maddesi ile temas zehirlidir.

 

Ouassia amara'dan elde edilmiş preparatlar; Unlu Bitlere ve Testereli Arılara karşı etkilidir.

 

Ryania speciosa'dan elde edilmiş preparatlar; içerdikleri Ryanodin adlı alkoloid, Lepidoptera larvalarına temas ve mide zehiri olarak selektif etkilidir.

 

Kieselgur; Kisealg'lerden elde edilen bu madde alg kireci adı altında Patates Mildiyösü'ne veya Patates Böceği'ne karşı kullanılır. Etkisi, su çekme veya böceklerin solunum sistemini tıkamasına dayanır. Belirli koşullarda bitkiyi kuvvetlendirici olarak da etki edebilir.

 

Kaya Unu; çeşitli zararlı böceklere karşı solunum sistemini (trakeleri) kapayıcı toz olarak kullanılır. İçerdiği Silisyum nedeniyle Kieslegur gibi bitkiyi kuvvetlendirici olarak da yararlı olabilir.

 

Metaldehit; sentetik bir Molluskisit olan bu maddeden elde edilen preparatlar, tuzaklarda repellent olarak kullanılır. Esas kullanım alanları ise Sümüklü Böceklerdir. Temas ve mide zehiri olan bu maddenin yönetmelikteki yeri tartışmalıdır. 

 

Potasyum Sabunu (Arap Sabunu); meyve ağaçları ve sebzelerde Yaprak Bitlerine karşı kullanılan bu sıvı sabunun başarısı populasyon yoğunluğuna göre değişmektedir. Etki süresi çoğunlukla kısadır.

 

Feromon preparatları; dişi böceklerin erkekleri cezbetmek için kullandıkları feromonlar kısmen sentetik olarak üretilmekte ve özel tuzaklarda Elma İç Kurdu, Salkım Güvesi gibi  zararlılara populasyon yoğunluğunun tahmininde kullanılmaktadır. Bağ Salkım Güvesine karşı son yıllarda şaşırtma tekniği alanında daha yaygın bir kullanım alanı bulmuştur. Feromon  preparatlarını  içeren tuzaklarda erkek bireyler yakalanmakta ve böylelikle bu zararlının üreme şansı azaltılmaktadır.

 

Bacillus thuringiensis (bt) preparatları; bu bakteri meyvecilikte, özellikle Lepidoptera larvalarına karşı selektif etki göstermektedir. Patates Böceğine karşı da kullanılan ırkları bu bakterinin ekolojik tarımda kullanımı yaygındır.

 

Böceklerde granül oluşturan virüs preparatları; İsviçre'de Madeks ticari adıyla tanınan bu preparat, özellikle meyve iç kurtlarına karşı denenmektedir.

 

Bitkisel ve hayvansal yağlar; hayvansal yağların ekolojik tarımda kullanımı enderdir. Buna karşın Kolza ve nem bitkilerinden hazırlanan yağlı preparatlar, kısmen Kükürtün de eklenmesiyle Kırmızı Örümceklerin kışlık yumurtalarına karşı başarıyla kullanılmaktadır.

 

Parafin yağları; bu mineral yağlar organik tarımda parathion içermemek koşuluyla Kırmızı Örümceklerin kış yumurtalarına karşı kullanılmaktadır.

 

 Organik Tarımda Kullanılan Diğer Kimyasallar ……

 

1.İnsektisit etkili sabunlar: Meyve ağaçları ve sebzelerde yaprak bitlerine karşı kullanılan sabunun başarısı popülasyon yoğunluğuna göre değişmektedir. Etki süresi çok kısadır. Başarılı olabilmesi için böceğin teması gerekir. Akar, sapta beslenen zararlılar ve yumuşak vücutlu zararlıların kontrolünde kullanılabilir.

 

2.Jelatin: İnsektisit olarak kullanımı mümkündür. Fakat ne şekilde kullanılabileceği hakkında herhangi bir bilgi yoktur.

 

3.Parafin yağları: Organik tarımda insektisit ve akarisit olarak zararlıların kış yumurtalarına karşı kullanılmaktadır.

 

4. Kaya unu: Zararlı böceklerin solunum sistemini kapayıcı toz olarak kullanılmaktadır.

 

5.Metaldehit: Sümüklüböceklerin savaşında tuzaklarda repellent olarak kullanılmaktadır

 

6. Kireç-Kükürt bulamacı: İnsektisit, akarisit ve fungisit etkisi bulunmaktadır. Meyve ağaçlarında kabuklu bitleri baskı altına aldığı saptanmıştır.

 

7. Caffein: Düşük konsantrasyonlarda böcek repellentidir. Bazı böcekler caffeinin yüksek dozlarında hayatta kalabilmiş, ancak üreme faaliyeti gösterememiştir.

 

8.Cryolite: Sodyum fluoaluminate’nin inorganik formulasyonudur. Ancak balıklara yüksek toksitite gösterir. Larvalara ve sert kabuklu böceklere karşı kullanılır.

 

9. Beyaz Kil: Diş macununda da kullanılır. İlaçlanan yüzeyde koruyucu bir tabaka bırakarak, böceğin temasıyla böcekleri uzaklaştırır. Conotrachelus nenuphar (Herbst) ‘e karşı etkilidir.

 

10. Sülfür: Toz veya sprey olarak kullanılabilir. Kırmızı örümceklerin kontrolünde kullanılabilir. 19.9ºC üzerin-deki sıcaklıklarda uygulamalar bitki yapraklarına zarar verebilir. Yağ uygulaması yapıldıysa uygulamanın üstünden 4 hafta geçmeden sülfür uygulaması yapılmamalıdır. Korozyona sebep olacağı için plastik ilaçlama aletleri ile uygulama yapılmalıdır. Sülfür aynı zamanda istenmeyen bir tat bırakacağı için hasat öncesi kullanımına izin verilmez.

 

11. Kireç ve kireç-sülfür: Akar, pisilla ve bazı saplarda beslenen böceklerde etkilidir. Yağ uygulaması yapıldıysa 4 hafta geçmeden ilaçlama yapılma-malıdır. Sıcaklık 18.8 º C ‘den fazla ise ilaçlama yapılması önerilmez. Yakıcı bir materyaldir.

 

12. Bacillus thurigiensis Preparatları:

Leptinotarsa decemlineata, Plutella xylostella, Pieris brassicae, Euproctis chrysorrhoea, Hyphantria cunea , Yponomeuta malinellus , Malacosoma neustria vs. karşı başarılı uygulamalar yapılmaktadır.

 

Organik Tarımda Zirai Mücadele…

 

Organik tarımda zararlı mücadelesinde kullanılacak mücadele yöntemlerini koruyucu ve iyileştirici mücadele yöntemleri olarak gruplandırabiliriz.

 

Koruyucu önlemler zararlıların bulaşmalarını veya çoğalmalarını önleyen, doğal dengeyi bozmadan ve herhangi bir girdi kullanmadan zarar oluşmasını önleyen ve öncelikli olarak uygulanması istenene önlemlerdir. Bu önlemler kanuni mücadele, kültürel önlemler ve fiziksel mücadele yöntemleridir.

 

İyileştirici mücadele yöntemleri ise koruyucu önlemlerin alınmasına karşın zararlıların yine de sorun olması durumunda uygulanan yöntemlerdir. Bunlar mekaniksel, biyoteknik, biyolojik mücadele ve kimyasal mücadeledir. Organik tarımda istenen, zararlılardan kaynaklanan problemlere karşı koruyucu önlemlere ağırlık vermek ve iyileştirici metotları en son seçenek olarak kullanmaktır.

 

Alternatif İnsektisitler…..

 

Kimyasal kullanımı dışındaki metotların böcek zararını engelleyemediği durumlarda insektisit kullanımı ürün kaybını önlemede bir alternatif olmaktadır. Zarar başladığında organik yetiştiriciler bitkisel kökenli doğal insektisitleri , çeşitli ev yapımı bitkisel spreyleri, sentetik organik insektisitleri kullanmak zorundadır.

 

Bitkisel Kökenli Doğal İnsektisitler….

 

Bitkilerden çeşitli yöntemlerle elde edilen ve insektisit özelliği gösteren bileşiklerdir. Bu maddeler işlenmemiş bitkisel materyaller, bitki ekstraktları ve bitkilerden izole edilen saf bileşikler gibi formlarda olabilir. 2000'den fazla bitkinin insektisit etkisinin var olduğu bilinmesine karşın pratikte yararlanılanların sayısı çok azdır. Doğal kaynakların kısıtlı olması, standardizasyon, muhafazasındaki ve ruhsat almadaki zorluklar, ruhsatlı olmamalarından dolayı kronik toksisitite ve bitki üzerindeki kalıntılarının tespit edilememesi gibi zorluklar pratikte kullanımlarını sınırlamaktadır. Azadirachtin' in böceklere karşı uzaklaştırıcı, beslenmeyi engelleyici, doğurganlığı azaltıcı, kısırlaştırıcı, öldürücü ve yumurta bırakmayı önleyici gibi etkileri saptanmıştır.

 

Azadirachtin içeren ürünler fitofagus böcekler için orta ve geniş spekturumlu insektisitlerdir. Orthoptera, Homoptera, Heteroptera, Lepidoptera, Coleoptera, Diptera ve Hymenoptera takımına bağlı bir çok türü etkilemektedir. Leptinotarsa decemlineata, Pieris brassicae, Plutella xylostella, Ostrinia nubilalis, Bemisia tabaci, Sitophilus granarius, Spodoptera littora' ya karşı başarılı sonuçlar alınmıştır.

 

Pyrethrum Chrysanthemum cinerariaefolium'un çiçeklerinden elde edilen pyrethrum, mevcut insektisitlerin içinde en eski ve en güvenilir olan bitkisel kökenli insektisittir. Daha çok depolanmış ürün ve ev zararlılarına karşı kullanılmaktadır. Ancak gün ışığında çabuk parçalanmaktadır. Tribolium castaneum, Rhyzopertha dominica, Myzus persicae, Macrosiphum rosae, Pieris brassicae' ya karşı başarıyla uygulanmaktadır

 

Pyrethrin Tanacetum cinerarifolium 'dan ekstrakte edilen doğal pyrethrum 'dan elde edilen insektisidal kimyasallardır. Işıkta ve sıcakta etkinliğini kaybeder. Kuşlara ve memelilere toksik değildir. Çabuk parçalandıkları için hasattan bir gün öncesine kadar uygulanabilir. Pyrethrinler çiçek, meyve ve sera içerisindeki sebzelere karşı uygulanabilir. Çiğneyici ve sokucu-emici ağız yapısına sahip böceklerde etkilidir. Trichoplusia ni, Cydia pomonella, Leptinotarsa decemlineata, kırmızı örümcekler, Tripsler, beyaz sinek, Epilachna varivestis, Keiferia lycopersicella'ya ve depo zararlılarına karşı etkili bulunmuştur. Lahana kelebeği (Pieris rapae), armut pisillasına karşı etkinlik gösterememiştir.

 

Rotenone Amerika'da yetiştirilen Lonchocarpus sp. (Fabaceae) ve Asya'da yetişen tropik bir bakla türü olan Derris sp. (Fabaceae) ve Terphrosia sp. bitkilerinin köklerinden ekstrakte edilerek kullanılmaktadır. 

 

Ryania Güney Amerika kökenli Ryania speciosa adlı bitkinin kök, yaprak ve gövdesinden ekstrakte edilmekte ve Lepidoptera larvalarına temas ve mide zehiri etkisi göstermektedir. Ostrinia nubilalis, Cydia pomonella, Dacus dorsalis ve Heliothis zea gibi zararlılara insektisit ve repellent etkisinin olduğu saptanmıştır. Ancak memelilere, balıklara ve diğer suda yaşayan hayvanlara yüksek toksisitesi yüzünden kullanımı kısıtlanmıştır.

 

Quassine (Acı ağaç)  Quassine armara adlı bitkinin gövdesinden elde edilen ekstrakt meyvecilikte unlu bitlere ve testereli arılara karşı insektisit ve repellent olarak kullanılır.Sabadilla Schoenocaulon officinale bitkisinin tohumundan elde edilen ekstrakt Heteroptera takımına ait zararlılarda kullanılmakla birlikte Cydia pomonella, Ostrinia nubilalis, Thrips tabaci ve Empoasca spp. gibi zararlılara karşı insektisit etkisi göstermektedir. Kontak ve mide zehiri etkilidir. Balarılarına toksisitesi yüksek olduğundan kullanılırken dikkat edilmelidir.

 

Hastalık Etmenlerine Karşı Kullanılan Preparatlar;

 

1.  Propolis; balmumundan elde edilen ve fungisit özelliklerine sahip olan bu maddenin etki mekanizması açık değildir. Önemli bir kullanım alanı da yoktur.

 

2.  Kükürt; toz veya ıslanabilir toz formunda kullanım alnı çok geniş olan organik bir fungisittir. Etki mekanizmaları canlıların solunum sisteminde yer alan terminal oksidasyon basamağında oksijenle rekabete girmesine dayanır. Organik tarımda esas olarak Külleme etmenlerine karşı kullanılır.

 

3. Bordo ve Burdunger Bulamacı; Bakır Sülfatın sönmüş kireç veya soda ile olan bu karışımları özellikle Mildiyö ve bir çok yeşil aksam hastalığına karşı kullanılır. Ancak bu ilaçların Avrupa'da kullanımı bugün hemen hemen ortadan kalkmış durumdadır. Bunların yerine Bakır Oksi Klorür veya Bakır Hidroksit esaslı preparatlar kullanılır. Ancak organik tarımda, yılda dekara isabet edecek olan bakır miktarı sınırlandırılmıştır.

 

4. Sodyum Silikat; Slisik Asitin Sodyum tuzu olan bu madde "su camı" adıyla da anılmaktadır. Etkisi yaprak epidermisine Silisyum birikimi sağlamasına dayanır. Kükürt ile birlikte "Bağ Küllemesine" karşı çiçek öncesi ilaçlamalarda kullanım alanı bulmuştur.

 

5. Sodyum Bikarbonat; kabartama tozu olarak iyi tanınan bu maddenin özellikle çeşitli fungal bağ hastalıklarına karşı kullanılır.

 

Ev Yapımı Doğal İnsektisitler  (Böcek Öldürücüler)….

 

*Önemli Uyarı : Bu karışımlar toprak analizi yapılarak ve danışman tavsiyesinde ve kontrollü olarak kullanılmaktadır.

 

Organik tarım ilkeleri doğrultusunda uygulanmasına izin verilen bazı materyallerin kullanımı ile üretici tarafından hazırlanan karışımlar pratikte çokca uygulanmaktadır. Ancak bilimsel olarak çalışan biz mücadelecilerin çalışmalar sonucunda kesin kanıtların ortaya konulmasından önce bu karışımları tavsiye edilmesi mümkün olmamakla birlikte alternatiflerin ortaya konulma süreci içerisinde kontrollü olarak kullanımlarında bir sakınca görülmemektedir. Bu amaçla aşağıda derlenen ev yapımı doğal insektisitler olarak isimlendirilen karışımların, kullanımlarından önce mutlaka test edilerek kullanılması gerekmektedir.

 

a) Alkol spreyi: 1-2 fincan %70′lik isoprophyl alkol ¼ su ile karıştırılarak kullanılır. Seyreltilmemiş alkol kullanımı bitki için risklidir. Afitler, beyaz sinek, tripsler ve unlu bite karşı uygulanmaktadır. Bir insektisidal sabunla karışımında prospektüs dikkate alınmalıdır.

 

b) Sarımsak yağ spreyi: Zararlılar üzerinde repellent etki yapar. Mineral yağ veya saf sabunla karıştırıldığında etkili bir insektisit meydana gelir. Sarımsak yağ spreyinin aynı zamanda fungusit etkisi de gözlemlenmiştir. Trichoplusia ni, afitler, beyaz sinek, Forficula auricularia L. kontrolünde etkili olmuştur. Bazı yetiştiriciler patates böceği ve kırmızı karıncalara etkili olmadığını belirlemiştir.

 

Spreyin hazırlan-ması için 3 tane 28 gramlık çok ince doğranmış sarımsak dişinin 2 çay kaşığı mineral yağ içersinde en az 24 saat bekletmek gerekir. Yavaşça içerisine yarım litre su ilave edilir. Karışımı sağlandıktan sonra süzülerek kavanoz içerisine bekletilmek üzere aktarılır. Karışımdan 1-2 çorba kaşığı alınarak yarım litre su ile karıştırılır. Bu oran etkili oluyorsa daha fazla su ilave edilerek uygulama yapılabilir. Uygulama tüm bitki yüzeyi ıslanacak şekilde yapılmalıdır. Yağa duyarlı olabilecek süs bitkilerinde uygulama kontrollü yapılmalıdır.

 

c) Otlarla Hazırlanan Spreyler: Aromatik otlardan elde edilen solüsyonlar bir çok organik yetiştirici tarafından kullanılmaktadır. Bu solüsyonlar repellent etki yapmaktadır. Bu amaçla Sage, Tansy, Thyme gibi bitkiler kullanılmaktadır. Yapılan bir çalışmada Plutella xylostella ‘nın ve diğer bazı kelebeklerin lahanadaki zararının ve yumurta sayılarının bu solüsyonlarla azaltıldığı belirlenmiştir. Ayrıca bu solüsyonlar yaprak yiyen zararlılara karşıda kullanılmaktadır.

 

1-2 fincan taze yaprak 2-4 fincan su ile karıştırılır. Bu karışım bütün gece bekletilir. İçerisine ¼ oranında temizleyici sıvı sabun karıştırılır. Sıvı sabun ilacın yapraklara yapışmasında ve yayılışında etkili olmaktadır. İlaçlamada bitkinin tüm aksamının ilaçlanması başarıyı etkilemektedir. Gerekli görülmesi halinde haftalık periyotlarla uygulama tekrarlanabilir.

 

d) Kırmızı Tozlar: Karabiber, kırmızı biber, dere otu, zencefil’in hepsi capsaicin içerir. Böcekler üzerinde repellent etki yapmaktadır. Sentetik capsaicin arazide kullanılmak üzere üretilebilir.

 

Yapılan bir çalışmada capsaicin’in 28 gramının 1/25′i soğan bitkisi etrafına serpildiğinde Delia antiqua ‘nın koyduğu yumurta sayısını azalttığı belirlenmiştir. Delia radicum’un lahanada ve havuçta zararını da engellemektedir. Ancak hazır paketlenmiş biber tozlarının kullanımı ekonomik olmayabilir. Eğer yetiştirici üretimini de kendi yapıyorsa maliyet azaltıldığı için kullanımı daha uygun olacaktır. Uygulama sırasında hassas ciltlerde tahrişlere neden olabilmektedir. Uygulamada havuç, lahana veya soğan sıralarına serpilerek uygulanabilir. Yağmur veya sulama sonrası uygulama tekrar edilmelidir.

 

e) Nicotin spreyi; Tütün bitkisinden elde edilir. Böceklere toksiktir. Ev yapımı nikotin çayının en büyük avantajı etkinliğinin birkaç saat sürmesidir. Arılara toksik değildir. Nikotin toprak zararlılarına karşı kullanılmaktadır. Özellikle kök afitleri, tripsler, yaprak delicileri, armut pisillası, Crioceris asparagi ‘na karşı kullanılmaktadır.

 

Bir fincan kurutulmuş ,öğütülmüş tütün yaprağını ¼ çay kaşığı saf sabun ilave edilmiş 4.5 lt ‘lik su içinde yarım saat bekleterek süzmek suretiyle solüsyon hazırlanır. Bu solüsyon birkaç hafta kapalı bir kapta saklanabilir. Toprak zararlıları için bitkinin kök bölgesine toprak üstüne karışım uygulanır. Yaprak zararlıları için yaprak altlarının da iyice ilaçlanması gerekir. Nikotin bitki yaprakları tarafından absorbe edilerek birkaç hafta bitkide bulunur. Güvenlik açısından yalnızca genç bitkilere ve hasattan bir ay öncesine kadar kullanımı daha uygundur. Patlıcan, biber, domates ve diğer solanaceae’lerde kullanımı uygun değildir. Tütün mozaik virüsünü taşıyan tütünlerden hazırlanan solüsyon bu virüsün bitkilere bulaşmasına neden olabilir.

 

Ülkemizde 70º C’ sıcaklıktaki 1 lt suda 50 gr. kuru tütün 1 gün suda bekletilerek meydana gelen eriyik pülverizasyon yöntemi ile kullanılmıştır. Bu yöntem tarla koşullarında patates böceği larvaları, afit ve kırmızı örümceklere karşı etkili olmuştur. Kullanılan tütün yaprağının tazeliği, suyun niteliği, uygulama dozu ve sıklığı kullanılan ilacın etkinliğini belirlemiştir. Nikotine sülfatın sıcak kanlılara toksisitesi nedeniyle dikkatli kullanılması gerekir.

 

f) Domates yaprağı: Domates,patates ve tütün yaprakları zehirli alkoloid içerir. Bu toksinler suda çözünür ve iyice kıyılmış yapraklar suda bekletilerek ev yapımı ilaçlar elde edilebilir. Bu ilaçlar doğal düşmanları çekmede de rol oynar. Domates yaprak ilacı afitler içinde kullanılabilir. Aynı zamanda domates yaprak spreyi mısırda Heliothis zea’ya karşı etkili olmaktadır. Yapılan çalışmada mısır bitkisi domates yaprak spreyi ile ilaçlandığında ilaçlanmayan mısıra göre daha fazla sayıda Trichogramma çektiği görülmüştür.

 

Bu solüsyonun hazırlanması için domates yaprağı iyice kıyılarak 1-2 fincan hazırlanır. 2 fincan su içerisinde bütün gece bekletilir. Süzülerek yaklaşık 2 fincan su ile karıştırılır. Uygulama bitkinin bütün aksamını kapayacak şekilde yapılır.

 

g)Tuz spreyi: Pieris rapae ve kırmızı örümceklere karşı kullanılabilir. 2 çorba kaşığı tuz ile 4.5 lt su karıştırılır. Karışım bitkiye uygulanır.

 

h) Sarımsak spreyi: 1 sarımsak soğanı,1 lt su, 1 orta boy soğan, 1 çorba kaşığı kırmızıbiber, 1 çorba kaşığı sıvı sabun karıştırılarak hazırlanır. Sarımsak ve soğan küçük küçük kesilerek karıştırılır. Su içerisine konularak bir saat beklenir. Bir saat sonra sıvı sabun ilave edilir. Karışım dolapta bir hafta bekletilebilir. Sümüklü böceklere karşı kullanılabilir.

Gene aynı şekilde soğan sarımsak spreyi olarak yaprakları yiyerek zarar yapan böcekler için tarifler bulunmaktadır. 

Bu spreyin hazırlığı: 4 kırmızı biber, 4 soğan, 2 baş sarımsak ‘tan karışım hazırlanarak karışım sabunlu su içerisinde 24 saat bekletilir. Süzülerek üzerine 2 lt su ilave edilip uygulama yapılır. Serin şartlarda bu solüsyon 2 haftadan daha fazla süre bekletilebilir. 

Sarımsak spreyi, patates böceği, kaphra böceği, cruciferalarda zarar yapan larvalar ve nematotlarda etkili olmaktadır.

 

ı) Kadife çiçeğinden hazırlanan sprey: Kadife çiçeği su ve sabunla karıştırılarak bir solüsyon hazırlanır. Bu solüsyon afid, larvalar ve sinekler için repellent etki yapar.

 

j) Isırgan suyu: Ülkemizde Akdeniz Bölgesinde afitlere karşı uygulanmaktadır.

 

k) İnsektisit etkili sabun spreyi: 2.5 çorba kaşığı sıvı sabun yaklaşık 1 lt su ilave dilerek karıştırılır.

 

l) Bitkisel yağ: 2 çorba kaşığı mısır veya ayçiçek yağı 2 çorba kaşığı sıvı sabunla karıştırılır. Uygulama yapılmadan önce iyice karıştırılarak uygulanır.

 

m) Sabun, sarımsak tozu ve kırmızı biber karışımı: 2 çay kaşığı sıvı sabun yaklaşık 1 lt ‘lik kavanoza konulur. Kavanozun ağzına ince bir tül gerilerek kırmızı biber ve sarımsak tozunun her biri ilave edilir. Su konularak ilave edilen kısmın kavanoza akması sağlanır. Bu ilacın pıhtılaşmasını önler. Tülü kavanozun ağzından alarak karıştırılır. Sabun, emici böcekleri, sarımsak kırmızı biber karışımı çiğneyici tipteki böcekleri uzaklaştırır. Bu karışımın dezavantajı yağmurla birlikte yıkanması ve yeniden uygulamaya ihtiyaç duyulmasıdır.

 

Yem Tuzaklarının Hazırlanışı

 

Kesici kurtlar için:

Testere talaşı, kepek, şeker pekmezi ve yeterli miktarda su eşit miktarlarda karıştırılarak yapışkan bir solüsyon hazırlanır. Akşam saatlerinde bitki çevresine ufak bir halka şeklinde dağıtılır. Şeker pekmezi kesici kurtları çeker ve bu solüsyondan geçmeye çalışırken yapışkan bir yapı kazanır.Bu maddeler güneşte kurur ve zararlılar ölür.

 

Veya ; 100 g kepek,10 gr şeker, 200gr su, 5gr. Pyrethrum tozu karıştırılarak bitki etrafına yayılır. Kesici kurtlar bu maddeyi yiyerek ölür.

 

Meyve Sinekleri için:

Meyve sinekleri için tuzaklara yemler meyve olgunlaşmadan, zararlılar çıkmadan önce yerleştirilmelidir. 

 

Bunun için:

1. Plastik bir şişenin altında küçük bir delik açılır. Şişenin ağzı bir tıkaçla kapatılır. Şişenin ¼’nü yemle doldurulur. Şişe bu şekilde bahçe etrafına veya ağaçlara asılır. Bu yemler sinekleri delikten içeri çeker ve sinek yem içerinde ölür.

2. Plastik bir şişenin üst kısmını kesilir. Yem solüsyonu şişenin yarısını içerecek şekilde konulur. Şişenin kesilen üst kısmı şişenin geri kalan kısmına, deliği altta kalacak şekilde yerleştirilir. Sinekler şişelere çekilerek yem solüsyonu içerisinde ölür.

 

Yem solüsyonu 2 şekilde hazırlanır.

a) 1 lt su, 250 ml idrar, birkaç damla vanilya özü, 100 gr şeker ve 10 gr pyrethrum tozu

b) 1 çay kaşığı pyrethrum tozu, 250 gr bal, 1 kaç damla vanilya özü, 250 gr. portakal veya salatalık kabuğu, 10 lt su.

 

Işık tuzaklarını hazırlanışı:

Gece faaliyet gösteren uçan böceklerin kontrolünde kullanılabilir. Kesici kurtlar, sap kurtları, çeltikte zarar yapan yaprak emicileri vs. Odunumsu yapılardan oluşan 3′lü bir dayanak hazırlanır. Bu dayanağın uçları toprağa yerleştirilir. Orta kısmına bir ışık kaynağı asılır. Ve alt kısmına bir miktar yağla karıştırılmış su kasesi yerleştirilir. Bu tuzağın en iyi yerleştirilme zamanı böceğin yaşam çemberine ve ürünün gelişim evresine göre belirlenir. En iyi zaman böceğin yumurta bırakmasından öncedir.

 

Renk Tuzakları:

Yaklaşık 30X30′luk farklı renklerdeki kötü hava koşullarında zarar görmeyecek kartlara yağ ve yapışkan sürülerek hazırlanır. Renklere cezbedilen böcekler yapışarak ölür.

 

Organik Tarımda İnsektisit Uygulamalarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar…

 

Organik tarımda kimyasalların kullanımı sırasında bazı hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

1. Organik pestisitlerin uygulanmasından önce prospektüsün mutlaka dikkatlice okunması gerekir.

2. Memelilere ve faydalılara en az toksik olan ürünlerin kullanılması gerekir.

3. Zararlı habitatlarının ve biyolojilerinin iyi bilinmesi gerekir.

4. Hedef zararlıya karşı uygun preparatların kullanılması ve doğru zamanda uygulanması gerekir.

5. Yağmurlu rüzgarlı havalarda uygulama yapılmamalıdır.

6. Göller, kanallar, içme suları vs. uygulamada korunmalıdır.

7. Ürünlerin uygun şartlarda muhafaza edilmesi gerekir.

8. Kullanılan kimyasal uygulayıcı için sağlık riski taşımamalıdır.

9. İlacı hedefine ulaştırabilecek en uygun ilaçlama aleti kullanılmalıdır.

10. Organik pestisitlerin doğada çabuk ayrıştığı unutulmamalıdır. Buna bağlı olarak uygulamaların tekrarlanması gerekmektedir.

11. Yetiştirilen bitkilerde birden fazla za