1943’LERE Mİ DÖNELİM YANİ?

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

Yıl 1943. Matbuat (Basın Yayın)

Genel Mdr. Yardımcısı İzzettin Nişbay imzasıyla

bütün gazetelere bir genelge gönderilir. 

Özetle denir ki: 

“Bundan böyle dinden bahseden haber, 

yorum ve tefrikaların basılması yasaktır…”

Nerelerden nereye gelindi..

Günümüzde hemen hemen tüm medyada; 

gazete ve Tv’lerde din konuşuluyor. 

Ancak işlenen konular ve sorulan sorular 

İnsanı bazen oldukça düşündürüyor.

Meselâ mı?

Meselâ:

-Öldüğümüz zaman kefenin beyaz olması şart mıdır?

Beyaz olmasa olmaz mı?

- Niçin kadınlar aynı safta erkeklerle namaz kılamıyor?

- Bikini ile denize girmek günah mıdır? 

- Uzun elbise giyersek üşütüp hasta olmaz mıyız?

- Kısa donla namaz kılınır mı?

- Şöyle bir rüya gördüm. Nasıl yorumlarsınız??

Daha neler…

Dinin özü ile ilgili olmayan böylesi programlar

başka şeyler de düşündürüyor:

Mesela, ülkemizde (ABD’deki Siyonist ve avenjalistlerin)

istediği gibi İslam Protestanlığı mı oluşturulmak isteniyor? 

Bu tür konu ve sorularla halkın hafızasındaki 

o güzel “İslâm” imajı sulandırılmak mı isteniyor? 

Bazı medya vaizlerinin donanımlı akademisyenlerden 

değil de; asabi, fanatik, rijit ve kavgacı tiplerden

seçilmesinin ardında başka amaçlar mı vardır?

Bunları görünce 1943’lere dönesi geliyor insanın doğrusu.

:))))))))))))))) Sizler ne dersiniz?