1943’LERE Mİ DÖNELİM YANİ?
Yıl 1943. Matbuat (Basın Yayın)
Genel Mdr. Yardımcısı İzzettin Nişbay imzasıyla
bütün gazetelere bir genelge gönderilir.
Özetle denir ki:
“Bundan böyle dinden bahseden haber,
yorum ve tefrikaların basılması yasaktır…”
Nerelerden nereye gelindi..
Günümüzde hemen hemen tüm medyada;
gazete ve Tv’lerde din konuşuluyor.
Ancak işlenen konular ve sorulan sorular
İnsanı bazen oldukça düşündürüyor.
Meselâ mı?
Meselâ:
-Öldüğümüz zaman kefenin beyaz olması şart mıdır?
Beyaz olmasa olmaz mı?
- Niçin kadınlar aynı safta erkeklerle namaz kılamıyor?
- Bikini ile denize girmek günah mıdır?
- Uzun elbise giyersek üşütüp hasta olmaz mıyız?
- Kısa donla namaz kılınır mı?
- Şöyle bir rüya gördüm. Nasıl yorumlarsınız??
Daha neler…
Dinin özü ile ilgili olmayan böylesi programlar
başka şeyler de düşündürüyor:
Mesela, ülkemizde (ABD’deki Siyonist ve avenjalistlerin)
istediği gibi İslam Protestanlığı mı oluşturulmak isteniyor?
Bu tür konu ve sorularla halkın hafızasındaki
o güzel “İslâm” imajı sulandırılmak mı isteniyor?
Bazı medya vaizlerinin donanımlı akademisyenlerden
değil de; asabi, fanatik, rijit ve kavgacı tiplerden
seçilmesinin ardında başka amaçlar mı vardır?
Bunları görünce 1943’lere dönesi geliyor insanın doğrusu.
:))))))))))))))) Sizler ne dersiniz?