40 YAŞINDA CAMİYE YOLU DÜŞEN ADAM
Bu başlıkla, kadim bir sanatçımızdan Söz etmek istiyorum.
Hani şu,
3 yıllık liseyi, 8 ayrı okul ve yılda bitiren
bir ünlümüzden söz etmek istiyorum.
Hani şu,
İstanbul Pertevniyal Lisesinin 9. Sınıfında iken kimya öğretmeni “Deli Hulusi”nin sorduğu soruya cevap veremeyen ve “bilemedin eşek oğlu eşek” diyen hocası tarafından kafası kara tahtaya vurulan bir sanatçımızdan…
Hani şu,
13 yaşında alkolle tanışan ve sonunda alkolik olup kendisine, Bakırköy Akıl hastanesini “dinlenme ve huzur evi” olarak seçen ünlü Mahmut Hocamızdan.
Hani şu, hastaneden her çıktığında çareyi yine içkide ve kadında arayıp dört defa evlenip, bu sancılı evliliklerden
üç çocuğu olan bir bahtiyar adamdan.
Hani şu,
çocukluğunda bir cami avlusuna girip, oradaki çiçekleri koklarken, bir görevlinin: “Ne yapıyorsun ulan orada?
Şimdi gelirsem, koparırım kulaklarını!..”
tehditlerine maruz kalan talihsiz delikanlıdan..
Hani şu,
ölüm yatağında iken babasının: “Oğlum sana inanç, ibadet konusunda faydalı olamadım.
Ancak… sana Özkul soyadını bırakıyorum.
Ben senin kul, hem de, ÖZ KUL olmanı istiyorum.
Kul olmayı hayatının gayesi bilmeni arzuluyorum…”
diye vasiyette bulunduğu bir oğuldan.
Hani,
babanın bu vasiyetinin de etkisiyle yıllar sonra, bir arkadaşının aracılığı ile Sünbülefendi Camii imamıyla tanışıp
bundan böyle namaza başlamaya karar veren adamdan.
Ne yazık ki, bir zavallı ve hoşgörüsüz tarafından camide suratına bir şamar atılan ve bir daha camiye gitmeyen bir sanatçımızdan...
Evet, evet,
bu günlerde 90'lı yaşlarını yaşayan bu sanatçımızı hatırlayınca, onaylamamakla birlikte POPÜLER vaizlerimizi
arıyor sanki gözlerimiz.
Satanizmin, Ateizm ve Deizmin, alkol ve uyuşturucunun sarmalında olan gençlerimizin istikbalini düşünüyor insan.
Ne dersiniz?
Feride Atınç Bilgiç
Kıymetli hocam ; hangisi evlâdır bilemedim?
Esasen çoktan bildim de yazıya girizgâh edeyim dedim