AŞK İNLETİRMİŞ
“ Eyvah’ Ne yer, ne yar kaldı
Gönlüm dolu âh-ü zar kaldı
Şimdi buradaydı, gitti elden,
Gitti ebede, gelip ezelden.
Ben gittim, o hâk-sar kaldı,
Bir gûşede tarumar kaldı.”
Lise yıllarımızda okuduğumuz
Abdülhak Hamit’in bu dizeleri
birçoklarımızın hafızasındadır.
Hikâyesini de paylaşmak istedim:
Abdülhak, Tanzimat dönemi şair
ve yazarlarımızdandı.
Aynı zamanda iyi bir diplomattı da.
O, 1880’li yıllarda Bombay’da
hariciye görevlisiydi.
Bu sırada eşi Fatma Hanım,
ölümcül bir hastalığa tutuldu.
Ve mecburen İstanbul’a
dönmek zorunda kaldı.
Ama ne yazık ki, Fatma Hanım,
yolda yani Beyrut’ta vefat eder.
Eşine olan insanî duyguları yoğun olan
şairimizin dünyası yıkılır.
Kendisini, bu dünyada yapayalnız hisseder.
Ve çok sevdiği eşinin ardından
bu dizelerle derdini dile getirir.
Gerçi merhumun hercai gönüllü"
olduğunu söyleyenler de vardır, ama
gerçek aşk ve vefa bu olsa gerek..
Ne demişler, dert söyletir, aşk inletir...