"BEN MEHDİYİM! BEN MEHDİYİM!"

Şerif Simavi simavi48@gmail.com


Prof. Dr. Faruk Beşer’in anlattığına göre, 

Mahmut Efendi 1980 yılında 

bir camide sohbet ediyormuş.

Sohbetin sonuna doğru kapıda uzun boylu, 

cübbeli sarıklı, heybetli bir adam peydahlanmış. 

İki elini birden kaldırırken yüksek sesle

camide bulunanlara şöyle selenmiş: 

– Esselamü aleyküm!

Ve devam etmiş:

- Ben Mehdiyim! Ben Mehdiyim! Ben Mehdiyim! 

Bu duyuruyu üç kez tekrar etmiş. 



Hoca Efendi bu ilana kayıtsız kalıp, cevap vermemiş.

Ama orada bulunan cübbeli sarıklı bir Oflu,

çakma Mehdi’ye cevap vermekte gecikmemiş:

'HAY ÇEDDUNE RAHMET! 

PİZ DA SENİ PEKLEYİDUK, 

NEREDE KALDUN YA!”



Çakma ve mecnun Mehdi, bu cevap üzerine

hiç ses çıkarmadan çekip gitmiş…



Bizde Deccal ve Mehdi;

Hristiyanlarda Mesih 

ve Armageddon savaşları

Zaman zaman gündem oluşturuyor ya.

Gündeme dair bu anekdotu paylaşmak istedim. 

Bu bağlamda bir de kendimizi sınayalım mı?

A) Mehdi konusunda kafam karışık.

B) Hiçbir Mehdi’ye kulak asmayalım.

C) Mehdilerin şarlatan olanlarına aldanmayalım.

D) Mehdilik konusunu bir bilenden iyice öğrenmek isterim.

Ne dersiniz? Hangi şıkkı işaretleyelim?