BİR BAYANIN İTİRAFLARI"""

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

Aşağıdaki cümleler benim değil;

Bir bayan yazarın(S.M.)'nın yazısından alıntıladığım bazı cümleler. 

Meselâ diyor ki:

“Romantizm baskısı diye 

erkekler üzerinde ciddi bir baskı var. 

Bu da bence erkekleri değersizleştirmenin

ve düşmanlığının bir parçası…..

Bu devirde erkeksen ve romantik değilsen

öl daha iyi. Adam değilsin.

Eskiden adamlığın ölçüsü, yiğitlikle, güvenle, 

erkeğin ailesine sahip çıkması ile ölçülürdü.

Şimdi ne kadar romantik olduğun ile ölçülüyor. 

Evlilik öncesi başlıyor... 

Nasıl evlenme teklif ettin? 

Pastadan yüzük çıktı mı? 

Gökyüzüne onun adını yazdırdın mı?

Kimsenin aklına gelmeyen bir şey yaptın mı? 

Herkesin içinde yere diz çöküp yalvardın mı?...

(….)

Karın mı?

Onun bir şey yapmasına gerek yok. 

Kadın olması ona yeter. 

O her halükarda haklıdır. 

Ev işi yapmayabilir, 

isterse seninle yatmayabilir, 

özgürdür, istediği gibi gezebilir, çalışabilir,

hiç bir şeyde senin onayına ihtiyacı yoktur. 

Güçlüdür ayaklarının üstünde durur.......

Ayrıca kocaya hizmet etmek gibi 

bir mecburiyeti de yok.

Sen ona hizmet etmek zorundasın. 

O bir azizedir, ona tapman gerekiyor. 

Kanunlar ondan yana, 

seni şikayet ederse, sen kesin suçlusun, 

şahit bile aranmaz........................... 

Medya ondan yana. Kadınsan haklısın.

Bütün kadınlar dört dörtlük ve mükemmel; 

erkekler ise onların kıymetini bilmeyen odunlar. (!) 

Erkekler: Modern çağın köleleri.

Ne yaparlarsa yapsınlar 

kadınları mutlu edemiyorlar. 

(….)Feminizmin başarısı mı desek,

... bilmiyorum.

son yıllarda başta batı ülkeleri olmak üzere

erkekler üzerinde kuvvetli bir baskı 

ve sindirme politikası uygulanıyor.

Hem kanunlarla hem medya baskısı ile

hem de toplum vicdanında. ........"


 

Kö­tü ol­duk­la­rı­na ar­tık er­kek­le­rin ço­ğu da inan­mış du­rum­da. Er­kek­ler ar­tık er­kek ol­mak­tan do­la­yı uta­na­cak du­ru­ma gel­di­ler. Med­ya va­sı­ta­sı ile ka­dın­la­rın yük­sel­ti­len bek­len­ti­le­ri, er­kek­ler üze­rin­de cid­di bir bas­kı oluş­tur­muş du­rum­da.

Er­kek­ler di­zi ve film­ler­de­ki ya­kı­şık­lı, zen­gin, ro­man­tik, sü­per kah­ra­man­lar­la ya­rış­mak zo­run­da. San­ki er­kek­le­rin dün­ya­ya ge­liş ama­cı ka­dın­la­rı mut­lu et­mek için­miş gi­bi bir al­gı oluş­tu­rul­du. Fa­kat her gün de­ği­şen ve ar­tan bek­len­ti­ler yü­zün­den ka­dın­lar bir tür­lü mut­lu ola­mı­yor­lar.

Din­dar er­ke­ğin med­ya­nın da­yat­tı­ğı ro­man­tik dav­ra­nış­la­ra ih­ti­ya­cı yok. Mü'min er­kek za­ten ne­za­ket­li­dir. Ön­ce Al­lah rı­za­sı için, yu­va­sın­da mu­hab­bet için eşi­nin gön­lü­nü hoş et­me­ye ça­lı­şır.

Eğer ka­rı­sı­na gül ge­ti­re­cek­se bu­nu ro­man­tik ol­mak için de­ğil, bir mü­mi­ni se­vin­dir­me­nin Ya­ra­dan'ı se­vin­dir­mek ol­du­ğu­nun bi­lin­cin­de ya­par ve bu­na en çok en ya­kı­nın­da­ki eşi­nin la­yık ol­du­ğu­nu bi­lir. Za­ten gül gö­nül­den gel­mi­yor­sa kar­şı­da­ki­ne sa­de­ce di­ke­ni ula­şır.

Er­kek­le­rin üze­rin­de­ki bu ro­man­tik ol­ma bas­kı­sı er­kek­le­ri olum­suz ola­rak et­ki­li­yor. Er­kek­le­rin ço­ğu da ken­di­le­ri­ni ka­dın­la­rı mut­lu ede­me­yen odun­lar ola­rak gör­me­ye baş­la­dı. Bu on­la­rı da­ha mı iyi ya­pı­yor? Ha­yır. Da­ha kö­tü ya­pı­yor. Hem ka­dın­lar­dan hem ken­di­le­rin­den umut­la­rı­nı ke­si­yor­lar. Suç­lu­luk psi­ko­lo­ji­si ki­şi­de öf­ke ya­par. Öf­ke de ki­şi­yi doğ­ru dü­şü­ne­mez ha­le ge­ti­rir.

İn­san ba­şa­rı­lı ol­du­ğu­na inan­dı­ğı sü­re­ce gay­re­te ge­lir. Oy­sa med­ya er­kek­le­re ro­man­tik ol­ma­dık­la­rı ve ba­şa­rı­sız ko­ca ol­duk­la­rı ko­nu­sun­da psi­ko­lo­jik bas­kı ya­pa­rak ka­dın­la­rın gö­zün­de er­kek­le­ri de­ğer­siz­leş­ti­ri­yor.

 

 

Yazı bu minval üzre devam ediyor.

Bilmem ki ne dersiniz?

Leylalar veya Havvalar mı

yoksa Âdemler mı? 

Kim haklı kim haksız?