“BİR BİLEN” İLE SAPKINLIK ÜZERİNE
Bu hafta içinde “Bir Bilen” dostla
yine mutat sohbetimizi yaptık.
Dedim ki:
“Üstadım, bizler Fatiha suresini sıkça okuyoruz.
Namazlarımızın olmazsa olmazıdır o.
Malumunuz, bu suredeki son iki ayeti okurken
Rabbimize şöyle yakarıyoruz:
(Rabbim!) Bizleri doğru yola ilet,
Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna (götür.)
Gazaba uğrayanların ve SAPIKLARIN yoluna değil.”
Siz, bu bu ayetler hakkında neler söylersiniz?
“Sevgili Dostum,” dedi ve devam etti:
“Bu ayette geçen “DÂLLÎN” kelimesi, genellikle
Türkçemize SAPKINLAR olarak tercüme edilmiştir.
Hidayetin zıddı olan DALÂLET,
çeşitli türevleriyle birlikte
Kur’an’da 191 yerde zikredilir..
Dalâlet kavramı, sapma ve saptırma,
sapkınlık ve sapkınlaştırıcılık
olmak üzere çift anlam taşır.
Ateizm, Deizm, Allah’a şirk koşmak,
İslam’daki inanç esaslarını kabullenmemek
inançta bir dalâlet, yani sapkınlıktır.
Başkalarını bu yola davet etmek de Dalâlet
yani sapkınlaştırıcılıktır…..”
O bir nefes aldı, ben söze karıştım:
“Peki Üstadım, sapıklık ve sapkınlaştırıcılığn
başka çeşitleri de var mıdır acaba?” dedim.
Güldü ve dedi ki:
“Şerifciğim, aslında sizin bu sorunuzu,
Kur’anın mesajlarını iyi bilen bir Psikolog,
psikiyatrist veya sosyoloğa sormak gerekir.
Zannediyorum onlar sapkınlık ve saptırıcılığın
bir çok somut örneklerini vereceklerdir.
- Mesela? dedim.
- Mesela, adına pedofili, zoofili, nekrofili
denen çeşitli cinsel sapık ve sapkınlıkları;
meselâ, sonu “izm”le biten
bazı sapkın felsefi ekolleri ve bunlara
kendilerini kaptırmış olanları;
Meselâ, insanların kutsallarını,
manevi değerlerini istismar edenleri.
Mesela, psikopat veya antisosyal tipleri…
Aziz Dostum, bizler bu sureyi sıkça okumayı
alışkanlık haline getirmeliyiz; sapkınlardan ve
iki ayaklı şeytanlardan yalnız ve yalnız
Rabbimize sığınmalıyız…”
Sohbetimizin bir bölümünü sizlerle paylaşırken
Sırat-ı Müstekim’de (Doğru yolda) olmamız,
Sapkınlıktan uzak kalmamız ve de,
çaylarımızı iftardan sonra afiyetle içmemiz
dilek ve temennilerimle....