BİR ZAMANLAR BU MANZARA YOKMUŞ
Bir köşe yazısından esinlenerek
aşağıdaki cümleleri paylaşmak istedim.
Bir zamanlar sengine acem mülkünün
feda edildiği İstanbul’da
Metro, metrobüs yokmuş.
Ama otobüslerde büyüklere yer verilirmiş.
Şimdi hepsi var, ama on sekizlik genç koltukta;
seksenlik ihtiyar onun yanında ayakta gidiyormuş.
Bir zamanlar, tasarruf anlayışı varmış,
kanaat ve tevazu varmış.
Şimdilerde ise israf tavan yapıyormuş;
Her gün çöpe beş milyon ekmek atılıyormuş.
Bir zamanlar zengin fakir arasında bu kadar uçurum yokmuş;
Şimdi ise dokuz kul, bir pulu paylaşıyor;
bir kul ise dokuz pula konuyormuş.
Bir zamanların az buçuk mürekkep yalamışları,
kaç göbek gerideki dedesinin dilini biliyormuş;
Şimdilerde ise liseyi üniversiteyi bitirenler
daha dünkü Namık Kemallerin, Ömer Seyfettinlerin,
Mehmet Akiflerin, Ziya Paşaların….dilini anlamıyormuş.
Dünün aydını, en az bir İmam Hatipli kadar dini biliyormuş;
Ama bugünün aydını dini konuların çoğuna fransızmış.
Dün kendi kendine yeten ve tahıl ambarı olan
bir Türkiye varmış;
Ama bu gün tarım nedir bilmeyen bir gençlik
ve bir yılda üç milyon ton buğday
ithal eden bir Türkiye varmış.
Dün birbiriyle sarmaş-dolaş
kardeş olan bir toplum varmış;
Bu gün dedikodunun, gıybet, iftira ve
yalanın tavan yaptığı bir toplum…
Hiç mi artılarımız yok diyeceksiniz,
ama eksileri de görmek bir erdem değil midir?
Bu paylaşım iki yıl öncesine ait.
Belki şimdi eksilerimiz artıya dönüşmüştür)))))))