ÇİÇEKLERİN DE DİLİ VARMIŞ

Şerif Simavi simavi48@gmail.com


Bizler çiçekleri de konuşturmuşuz.

Bir zamanlar onların mesajlarını

evlerimizin pencerelerinden sunmuşuz

Ve dahi bizler de o mesajları algılamışız.

Nasıl mı???? Meselâ:

Bir evin camındaki sarıçiçek, 

sokaktan geçenlere:

“Bu hanede hasta var; 

bağırıp çağırmayın lütfen!” dermiş.

Kırmızı çiçek ise, gelip gidenlere:

“Bu hanede evlenme çağına gelmiş gençler var;

Yüksek sesle ileri geri konuşmayınız lütfen! 

Bir de, birbirinizi seviniz, 

nefret duygularınızı siliniz,” dermiş..

Mimarimizin, hat ve minyatür sanatımızın

ana öğeleri olan LALE de, bize Allah’ı; 

Gül ise, “Kâinatın Efendisi”ni; 

Hz. Peygamber’i hatırlatırmış.

Sevdiğimiz insana bir buket halinde sunduğumuz 

HANIMELİ:

”Sana olan bağlılığım sonsuza dek sürecektir. 

Bundan emin olunuz.”

BEYAZ LEYLAK:

“Siz hoş ve çok temiz bir insansınız,” dermiş.

BEYAZ GÜL: 

“Saflık ve temizliğinizi, masumiyetinizi koruyunuz;

PETUNYA:

Lütfen ümidinizi yitirmeyiniz, metin olunuz.

ORKİDE: 

Siz benim için çok değerli ve önemli bir kişisiniz.

PAPATYA: 

Temiz bir kalbiniz var, sizinle dost olunur.”

Çiçeklerin dilini anlayan ve okuyan insanımızın

ziyadeleşmesi dileklerimle hayırlı bayramlar…