CUMALİYELİK
BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM???
Bu soru, Âraf suresinin
172. Ayetinde soruluyor:
“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?
- Kim kime soruyor?
- Rabbimiz, biz kullarına soruyor.
- Kullar ne cevap veriyor?
- "Elbette Rabbimizsin!"
"Buna tanıklık ederiz!" diyorlar.
- Rabbimiz bu soruyu ne zaman sordu?
- Babalarımızın sulbünden sperm halinde
ana rahmine düştüğümüz anda.
- Ne demek bu?
Açar mısınız biraz lütfen?
- Burada mecazi bir anlatım vardır.
Yaratan, kulunu kendisini tanıyabilecek,
varlığını ve birliğini kabul edebilecek
bir yapıda yaratmıştır.
Bir başka deyişle söylersek,
insanın genleri, daha ana rahminde iken
Tevhid inancı ile şifrelenmiştir.
- Bu anlattıklarınız,
çocukken öğrendiğimiz
şu cümlelerin bir açıklaması mıdır???
Dinin nedir?
İslâm.
Ne zamandan beri Müslümansın?
Kalû bela’dan beri.
Kâlu Bela ne demektir?
ELESTÜ BİRABBİKÜM
(Ben sizin Rabbiniz değil miyim??
hitabının cevabıdır..””
-Evet, doğru söylediniz; aynen öyledir.
Allah, genlerimize koyduğu bu şifreyi
böyle bir canlandırma ile anlatmıştır biz kullarına.
Yüzyıllar önce bilimsel bir gerçeklik,
başka türlü nasıl anlatılırdı bilmem ki?
- Peki, Allah, bu mecâzi anlatımla
neyi amaçlamıştır?
- Hesap gününde inkârcıların:
"Doğrusu, bizim bundan haberimiz yoktu,”
dememeleri için
veya:
“Daha önce atalarımız (Allah’a) ortak koştu.
Biz onlardan öyle gördük ve öğrendik.
(Ya Rab!) Onlardan sonra gelen nesiller olarak
bizleri helak mi edeceksin?" diyerek
itirazda bulunmamaları için.
Evet, işte bunun için Allah, insanı
kendisi hakkında şahit tutmuştur.
Ayrıca bu ayetle Allah, bizlerde,
kendisinin varlığını sezme,
algılama yatkınlığının yaratılışımızda
(fıtrat) var olduğunu gösteriyor.
Ama ne yazık ki, kendini beğenmişlik,
nefsine düşkünlük veya çevresel etkilerle
İnsan oğlu tarafından bunun üzeri örtülebiliyor
ve bazılarımız inkâra yönelebiliyor.
Bu gerçeği iyice anlayabilmemiz içindir ki,
Allah, akıl ve fikir verdiği her kuluna
temsili olarak böyle şahitlik ettiriyor..
- Bu tanıklığın yüzyıllar ötesinde
bedenlerimiz henüz yaratılmadan
Ruhlar âleminde yapıldığını öğrenmiştik biz.
Bu doğru değil mi?
- Bir yerde metin varsa yorum da vardır.
Evet, böyle yorumlar da vardır, ama
doğru değildir. Zemahşeri, İbn Kesir,
Hasan Basri gibi müfessirler
ve Çağdaş Kur’an tefsircileri,
bu ayeti yukarıdaki anlattığımız gibi
yorumlamışlardır….”
Cumalarımızın mübarek ve
hayırlara vesile olması dileklerimizle