EDEP VE ÂDÂB YA HÛ!!

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

Eskiler, bir insanda densizlik, 

toplumsal kurallara bir aykırılık 

gördüklerinde “EDEP YA HÛ” derlermiş. 

Eskiler, otobüste, toplum içinde

esnedikleri zaman, ağızlarını iki karış açıp

32 dişini birden göstererek esnemezlermiş. 

Onlar, sol ellerinin tersi ile ağızlarını kapatırlarmış

Eskiler, hapşırdıkları zaman. İki metre öteye

tükrüklerini sıçratmaz, iki elleriyle ağızlarını

kapatırlarmış ve hapşırma sonunda

“Elhamdülillah” derlermiş.

Çevresindekiler de ona:

“Yerhamükellah” 

(Allah sana merhametiyle 

muamele etsin,” diye dua ederlermiş.

Hapşıran da:

“Yehdina ve yehdikümüllah” yani

Allah cümlemize hidayet eylesin,” 

diye karşılık verirmiş.

Eskiler; hele bayanlar, toplum içinde

sakız çiğnemezlermiş; hele hele 

asla balon patlatmazlarmış.

Eskiler nazik, kibar insanlarmış;

birbirleriyle konuşurlarken,

“ Beyefendi, Hanımefendi,

lütfen, rica ederim, teşekkür ederim…”

gibi sözcükleri çok sık kullanırlarmış..

“Lan, hey, baksana, oha… gibi

sözcükleri edep ve adaba aykırı

görürler, kullananları ayıplarlarmış.

Eskiden okullarımızda Hayat Bilgisi diye

bir ders okutulurmuş.. 

Öğrenci karnelerinde de,

hep "PEK İYİ" diye not verilen

"HAL VE GİDİŞ" dersi varmış. 

Diyorum ki, şimdilerde de 

EDEP VE ÂDÂP DERSİ” diye

bir ders okutulsa ne iyi olur.


Ne dersiniz?????))))))