Evet, öyle bir Peygamber vardı;

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

Üç yıl önce bu gün paylaşmışım

ve demişim ki:::

""Evet, öyle bir Peygamber vardı;

Kur’an buyruklarını hayatında aynen uygulayan;

dünya malına pek iltifat etmeyen;

savaş ganimetlerinden kendisine 

geçinebilecek kadarını alıkoyan; 

kalan kısmını fakirlerle paylaşan 

Yeme, içme konusunda azla yetinen

bir PEYGAMBER (s.a.s)'di O. 

Mevcut mallarının gelirlerini, yolculara, 

misafirlere, ülkeye gelen yabancı ülke elçilerine,

fakirlere, muhacirlere tahsis etmiş olan

bir PEYGAMBER idi O. 

Vefatında ise, o devrin zenginlik sembolü

sayılan altın ve gümüşü yoktu O'nun. 

Sadece üzerinde "Muhammedün Rasûlullah" 

yazısı bulunan gümüş bir mührü kalmıştı.

Şunlar da O’nun geriye bıraktıklarındandı:

Gündelik giysileri, birkaç su kabı, i

çinde yıkandıkları tekne, 

iki adet kilim, bir çarşaf, makas, tarak, misvak…..

Ve Kılıç, ok, zırh, mızrak, miğfer'den oluşan

birkaç adet de silahı kalmıştı.

Bu bağlamda “Düldül” adındaki devesi de unutulmamalı..

Bir de Onun izinden gittiğini(!) söyleyenler var günümüzde.

Mesela; 22 milyar dolarlık kişisel servetiyle

dünyanın en zengin isimlerinden biri olan 

Brunei Sultanı Hacı Hassan Bolkiah gibi.

Hani şu, dünyanın en büyük sarayı olan

Istana Nurul Iman’da yaşayan adam.

Hani şu, 200 bin metrekarelik alan üzerine kurulu,

1788 odası, 290 banyolu, 51 bin ampulün aydınlattığı,

aynı anda 5 bin misafirin ağırlanabildiği,

18 asansörü olan sarayda yaşayan adam.

Hani şu, altın kaplamalarla döşenmiş Boeing 747

ve 6 küçük uçağı 2 helikopteri olan

adamdan söz ediyoruz.

Bir de, SON PEYGAMBERİ tanımadığı halde

O'NUN gibi mütevazı yaşayanlar var bu dünyada.

Meselâ; dışarıdan bakıldığında sıradan bir baba, 

ya da çiftçiyi andıran Uruguay devlet başkanı José Mujica gibi.

Yazılanlar doğru ise, O da, 12 bin dolar olan 

aylık maaşının yüzde 90’ını

hayır kurumlarına bağışlıyormuş.

Politik nedenlerle mi bilinmez ama, Mujica, 

alışılmışın dışında giyim tarzıyla,

rahat tavırları ve alçak gönüllü halleriyle,

1987 model Volkswagen Bettle arabasıyla, 

yaşadığı yeri koruyan sadece iki görevlinin oluşuyla

her zaman ilgi topluyormuş.

Şu sözler onunmuş:

“İnsanların yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları

bir dünyada, başkalarının 500 metrekarelik malikanelerde

yaşamasını anlamıyorum.

Evsizler için ev, suyu olmayanlar için su ve ekmek lazım. 

Sen böyle bir dünyada, özel uçağım olsun,

oraya buraya gideyim diyorsun.

Eğer herkes daha fazlasını isterse 

bir gün kimseye bir şey kalmayacak.

Küresel ısınmadan bahsediyoruz,

ama doğaya saldırmaya 

ve çöp üretmeye devam ediyoruz''

Evet, bir de böylesi var Başkanların. 

O da, İslâm Peygamberini yakinen tanısaydı,

belki hayatının diğer yönlerinde de

Onun gibi düşünür, ONU örnek alırdı kendisine.

Hayatımızda o Peygamber'i (s.a.s.) örnek

alabilmemiz dilek ve temennilerimle

selam olsun dostlara........