EZAN OKU!
Kıbrıs Barış Harekatı’na katılmış olan
bir komutanımız vardı askeri görevimizi yaparken.
Zaman zaman Kıbrıs hatıralarını anlatırdı.
O anlatılardan birini paylaşmak istedim:
"Bir gün nöbetçi asker, dışarıdan bir yabancının
Garnizona girmekte olduğunu görür.
Hemen silahına davranır ve DUR! Emrini verir.
Yabancı durur ve kendisinin
bir bölükte asker olduğunu söyler.
Nöbetçi: “Parola!” der.
Yabancı derhal parolayı söyler.
Nöbetçi: “Alay komutanının adını söyle!” der.
Yabancı, onuda söyler. Ama nöbetçide,
yabancının asker olabileceği kanısı oluşmamıştır.
Çünkü şivesi bozuktur yabancının.
Nöbetçi bir şey daha ister yabancıdan:
“EZAN OKU!” der.
Ama yabancı, ezan okumayı bilmez
ve nöbetçi tarafından yakalanıp
nöbetçi subaya teslim edilir.
Ve sonunda yabancının
bir casus olduğu ortaya çıkar..."
Komutan bu olayı anlattığında
arkadaşların bir kısmı, hafif tebessüm etmiş,
bazıları da: “Yahu ezanı biz de bilmiyoruz”
diye mırıldanmışlardı.
Günde beş kez dinlediğimiz;
Milli Marşımızda:
“Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli”
dediğimiz ezanı, bizler biliyor muyuz acaba.
Kendimizi bir deneyelim mi?