FİZİKİ DEPREMLER Mİ SOSYAL DEPREMLER Mİ?
DEĞERLİ DOSTLARIM!
Aşağıda yazılanlar, Yazar S. E. Çakırgil’in yaşadığımız depremlerle ilgili
25 Kasım 2022 tarih ve
“Sadece ‘fizikî' değil, ‘sosyal depremler'in travmalarını da unutmadan…”
başlıklı makalesinin son paragrafı.
Okuyalım mı lütfen?
“....Hattâ daha trajik olanı ise, hâlen hayatta olan ve tv ekranlarında,
KOMİK izahlarla izleyicileri kendisine güldüren;
milleti, İslâm adına aydınlattığını sanan ekran güllerinden birisi,
Almanya'nın Duisburg şehrinde Hacı Bayram Câmii'nde
1500'e yakın bir cemaate yaptığı konuşmada,
'Büyük zatlardan bazılarının gördükleri rüyalar'la,
“deprem bölgesinden son üç hafta içinde âhirete göçenlerin
tamamının cezalandırılanlar olduğu”
gibi zâlimâne lafları İslâm adına söyleyebiliyor
ve sonra da,
'Evlerinizin depremde yıkılmaması ve sizlerin de
o yıkıntılar altında ölmemeniz için duaların yazıldığı broşürleri,
câmi girişinde, sadece 5 Alman Markı karşılığında alabilirsiniz..
Fotokopisini çıkararak çoğaltırsanız, hakkımı helâl etmem..' diyor…
Evet, 'fizikî depremler', her bir toplumda muhakkak ki
büyük travmalar meydana getirir;
ama, bir de toplumları derinden yaralayan,
ağır tahribata yol açan 'sosyal depremler' var ki,
bizim toplumumuz son 100 senede, bu sosyal depremlerin
en ağırlarını yaşadı ve hamdolsun ki, yine de ayağa kalkabildik.
Bu 'sosyal depremler' ve onların travmaları,
fizikî depremlerden çok daha fazla
üzerinde durulmayı gerektirmektedir.