GENÇ DELİKANLILAR
Evet, değerli Dostlar, bu genç delikanlılar,
1970’li yılların başında, 4 yıllık bir yüksek okulun merdivenlerinden birlikte çıktılar,
koridorlarında birlikte sohbet ettiler,
aynı sınıfların sıralarında hocalarını birlikte dinlediler.
Şimdi de içlerinden bir Ebuzziyafet (Ziyafet babası) çıkıyor,
zaman zaman onları bir lokantada cem ediyor.
Onlar da rûberû (yüz yüze) görüşüp böyle hasret gideriyorlar;
dertleşiyorlar, büyük kentin stresini atıyorlar.
Görüldügü gibi bu ençler, İstanbul’un Aksaray semtinde Kelle-paça çorbası içiyorlar. Vuslatın sonunda vedalaşıyorlar ama Ziyafet Babası, diş kirası olarak birer poşet sunmayı da ihmal etmiyor.
Ne var biliyor musunuz poşetlerde?
Merhum Şair Sezai Karakoş’un eserleri var.
Katılamayanlar, telefon edip
gelecek Vuslat gününün tarihini istiyorlar.
Kadim dostlarla vuslatın tadı bir başka gerçekten.
Bu dünyada iki şeyin; CEMÂL (güzelliğin) ve BEYAN( yorumun) sonu yokmuş.
Güzel dostlarımızın, güzel bakışlarımızın ziyadeleşmesi dilek ve dualarımızla.