HAREMLERDE ÇAĞDAŞ HARAMLAR
Haremlerden kastımız, yatay veya dikey
Çağdaş villalar ve malikhanelerdir.
Dünyamızda milyonla insan
evsiz ve barksızken,
açlık ve sefalet içindeyken
bu haremlerin de haramları varmış.
Şayet bir haremde ikamet ediyorsanız,
evlerin tepelerine yerleştirdiğiniz radarlar sayesinde
odalarınızın her birindeki plazma TV’lerden
boğaz manzaralarını sürekli
ve canlı olarak seyretmek harammış.
Klimalarınıza sürekli gülsuyu pompalayan
cihazları taktırmak da harammış.
Haremlerinizin duvarlarını Milyonlarca liralık
tablolarla süslemek de harammış…
Haremlerdeki banyoları ve VC’lerinizi
en nadide taşlarla süslemeniz de.
Meselâ, swarovski taşlarla tezyin edişiniz,
altın kaplama musluklardan yıkanmanız,
Hele hele WC kâğıtlarınızın markasının
Louis Vuitton olması harammış.
Banyolarınızın ve jakulerinizin,
güzel manzara seyretmeniz için
salonda ve cam kenarlarında olması
ve dahi camlarının, kapısı kapanınca
buzluya dönüşüveren camlardan olması da.
Çünkü bunlar, milyonlara mal oluyormuş ve israfmış.
Haremlerinizi, dünyanın en ünlü iç mimarlarına
dizayn ettirmeniz, teknolojinin ve elektroniğin
en son imkânlarından yararlanmanız da.
Mesela mı? Mesela, düğmeye bastığınızda
odanızın hemen sohbet odası oluvermesi;
tekrar düğmeye bastığınızda
asansörlü bir mescide dönüşüvermesi gibi.
Meselâ, odalardaki süpürgeliklerinizin,
metresi 350 Eüro olan Avrupai
prada kumaşlarla kaplatılması da harammış.
Gardroplarınızın, İtalya’dan, Fransa’dan aldığınız
takım takım elbise ve çantalarla
lebalep doldurulması da harammış.
Dosta düşmana karşı çok şık ve
marka elbiseler giymeleriniz de.
Dün, binmek için merkebi bile bulamazken,
bu gün, çok pahalı dört çarpı dört
araçlara binmeniz de harammış.
Aracınızla sizin imkânlarınıza sahip olmayan
Proleteryanın ve dahi garibanların
yanından vızadak geçmeniz,
yağmurlu çamurlu yollarda onların
üstünü başını ıslatmanız
ve dahi caka satmanız da harammış…..
Lütfen bana “çok fanatiksin!” demeyiniz.
Bu paylaşımı daha önce kaleme alınmış
uzunca, ironik bir makaleden aldım