Havva'lar dikkat, Yüksek topuk Yüksek ego

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

EY HAVVALAR!
ÖKÇELERE DİKKAT!
Hikâyeyi bendeniz okumadım ama
“Bir Bilen” dostum şöyle anlattı:
" Şerifçiğim, Ömer Seyfeddin’in “Yüksek Ökçeler”
hikâyesini bilir misiniz??,”
dedi ve devam etti.
"O hikâyedeki Hatice Hanım’ın,
yüksek ökçeli ayakkabıya
karşı büyük bir zaafı vardır.
Ve ev içinde daima yüksek ökçeli ayakkabı giyer.
Gel gör ki, Hatice Hanım bir gün rahatsız olur.
Doktoru, yüksek ökçeli ayakkabı değil;
bundan böyle terlik giymesini tavsiye eder.
Ve Hatice Hanım, bu terlikler sayesinde
evinde çalışanların gerçek yüzünü de öğrenir.
Nasıl mı öğrenir?
Meğer evin çalışanları, yüksek ökçelerin
“tak, tak” diye çıkardığı topuk seslerini duyunca
patroniçenin geldiğini anlıyor
ve kendilerine çeki düzen veriyorlarmış.
Bunu anlayan Hatice Hanım, çok üzülmüş
ve dahi sağlığı pahasına da olsa yüksek ökçeli
ayakkabılarını giymeye tekrar karar vermiş.”
Ve devam etti Bir Bilen Dostum:
“Sevgili Şerif, gerek yazılı,
gerekse görsel medyada
Yüksek Ökçeli Havvalar’ı
sıkça görür olduk son zamanlarda.
Kimileri kariyer sahibi Hanımlar,
kimileri de KÂRİ-YER sahiplerinin eşleri.
Bu yüksek ökçeler, Hanımları havalı gösteriyor.
Bunun yanında başka Havva’lara
tepeden bakışı da sağlıyor.
Ama çeşitli psikolojik marazlar da çıkarabiliyor.
Bana kalırsa yüksek ökçeler,
toplumu ve insanları tanımak
ve sonra da dertlerine deva olmak
amacıyla giyilirse oldukça yararlı.
Ama hava atmak, insanlara tepeden
bakmak İçin kullanılırsa çok tehlikeli.
Onların bir an evvel lastik terlik giymeleri
ve dahi eski günlerine dönmeleri,
hem kendileri hem de toplum için çok faydalı olur.
Ne dersin?"
Başımı önüme eğerek dedim ki:
"Doğru söylersin sevgili dostum.
Şimdi daha iyi anlıyorum ki,
zatı alinizin kâh yüksek topuklu,
kâh da terliğimsi ayakkabı giyişinde
bir hikmet varmış.
DOSTLAR!!
Zamane Hanımlarından
bazılarının kulakları çınlasın diyelim mi??…