HÜRRİYET VE DEMOS MU DEDİNİZ?
Bir zamanlar âşık olduğumuz bir kavram vardı:
HÜRRİYET.
Namık kemal onun için demişti ki:
"Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten."
Şair Eşref de onu şöyle tanıtır:
Devri hürriyyette söz söylemek memnu idi/
Ağzını açsan hükümet ağlatırdı ananı /
Devr-i hürriyyetteyiz şimdi değişti kaide /
Önce söyletirler sonra ağlatırlar ananı. .."
Şimdilerde yerini ÖZGÜRLÜK’e bırakan
Bu mübarek (!) Hürriyet’ten sonra,
bir de DEMOKRASİ var gündemimizde
Çoğulcu, çoğunlukçu gibi çeşitleri olan
Demokrasiyi TDK şöyle tanımlıyor:
“Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimidir.”
Ne iştir anlamıyorum; birilerimiz
Demokrasi havariliği yaparken,
birilerimiz de çok kızıyorlar ona.
“Ben Demos’a “Demos” demem,
“Demos” benden olmayınca” diyorlar.
Çok bencilce bir düşünce değil mi?
Tıpkı o türkü sözlerini söyleyen gibi:
“Ben güzele güzel demem/
Güzel benim olmayınca.”
Bazen kafam karışıyor.
Ne dersiniz?