İHLÂS NEDİR?

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

İhlâs huşu ve niyet; işte bu üçü,

ibadet ve davranışlarımızda aranan, 

olmazsa olmaz üç önemli temel kuraldır.

Bir ara “HUŞU nedir,”

sorusunun cevabını paylaşmıştım.

Peki, İHLAS nedir mi?

O, saf, arı, duru, şaibeden uzak olmak demekmiş.

O, tüm ibadet ve davranışları yalnız ve yalnız

Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapmak;

Zor da olsa, gösterişten, çıkarcılıktan, 

şirk ve nifaktan uzak duygularla yapabilmekmiş.

O, meleğin bilip de yazamadığı, 

şeytanın görüp de bozamadığı

sadece Allah ile kulu arasındaki bir sırmış.

O, niyetlerimizle birleşip tüm davranışlarımızı

İbadete dönüştüren bir iksirmiş.

Davranışlarımız, niyet ve ihlâs ile değer kazanırmış.

O, ibadet ve davranışları Allah rızasına büründürürmüş.

Onsuz ibadet ve davranışlarımız,

riyaya, gösterişe dönüşüverirmiş.

Ve riya ise gizliden gizliye şirke götürürmüş kulu.

O, Allah’ın birliğini anlatan 114 sureden birinin adıymış.

O, LAİLÂHE İLLALLAH’ın bir adıymış

“Allah’tan başka ilâh yoktur,” sözünün

bir adı da, “İhlas kelimesi” imiş.

O, Fatiha’yı okurken söylediğimiz:

“Rabbim! Ancak sana ibadet ederiz,”

cümlesinin işaret ettiği mana imiş.

Sıhhat derecesi nedir bilmiyorum; ama

dini literatürde şöyle bir hadis vardır:

“İnsanlar helâk oldu, 

ancak âlimler müstesna. 

Âlimler de helâk oldu; 

ancak bilgisiyle amel edenler kurtuldu.

Amel edenler de helâk oldu, 

ancak İHLASLILAR hariç......."

Velhasıl İHLAS, Kamil (erdemli) bir insanın

üzerinde taşıdığı üç önemli vasıftan biriymiş:

BİLGİ- AMEL-İHLÂS 

Tüm davranışlarımızın,

ibadet ve itaatlarımızın

İHLÂS ve huşu ile kuşatılması,

şirk ve riyadan uzak olması 

dilek ve dualarımızla…. 

(Hadisin Kaynağı: (Aclunî, Keşfü’l-Hafa, 2/280 no: 2795)