İKİ HAYDUT VE SONLARI
Severim didaktik hikâyeleri.
İşte bu da onlardan biri:
İki haydut, bir malı yağma ederler.
Sonra bunlardan biri, erzak almak için şehre iner,
diğeri de yemek hazırlamaya koyulur.
Tam bu arada ikisine de şeytan musallat olur.
Her biri, yalnız başına çaldıkları mala
sahip olmak arzusuna kapılırlar.
Yemek hazırlayan, şehre inenin yemeğine zehir atar.
Şehirden dönen ise, kendini karşılayan arkadaşını
yolda öldürür ve ardından da zehirli aşı yer
ve sonra o da öbür dünyaya göç eder.
Böylece yağma edilen mal, kimsenin işine yaramaz.
Burada Sevgili Yunusumuzun sözlerini hatırlayalım:
Mal sahibi mülk sahibi,/ Hani bunun ilk sahibi?
Mal da yalan, mülk de yalan/ Var sen de biraz oyalan.
Ne dersiniz?????