KENDİ MEZARINI KENDİLERİ KAZANLAR

Şerif Simavi simavi48@gmail.com


BUHARA YANMADAN ÖNCE

VEYA

KENDİ MEZARINI KENDİLERİ KAZANLAR

Tarih 13. Yüzyılın başlarını gösteriyordu.

Cengiz, 200 bin kişilik ordusuyla 

Buhara ve Semerkant gibi

önemli ilim ve medeniyet merkezlerini 

işgal etmeye koyulmuştu.

Buhara halkı ikiye bölünmüştü:

“Yiğitler gibi kanımızın son

damlasına kadar savaşalım” 

diyenler bir tarafta, 

“Anlaşalım, uyuşalım, eman dileyelim” 

diyenler bir taraftaydı.

Savaş taraftarı olan gençler,

iç kalede toplanıp silahlandılar.

Şehrin varlıklı eşrafı ise başka bir ülkeye 

KAÇMA seçenekleri olmadığı için

eman alarak teslim olmaya karar verdi.

Ve sonunda Cengiz, şehre girdi.

Halkı “Ulu Cami”de topladı ve sordu:

- Sizin kitabınızda, “düşmana teslim olun,” 

diye yazıyor mu?

Cevap verdiler:

- Haşa! Asla böyle bir yazı yoktur bizim kitabımızda.

- Kendi Kitabına uymayan, hiçbir kitaba uymaz.

Sizden her türlü kalleşlik beklenir.”

Ve bundan sonra adamlarına emir verdi Cengiz:

- “Bunların topunu birden katledin. Gebertin gitsinler.”

Savaşa katılma taraftarı olmayan 

bilim adamlarının cesetlerini ayrı bir yerde toplattı.

Ve genç kızlara da bir emir verdi:

- Haydi, göreyim sizleri, raks edin

bu âlim bozuntusu cesetlerin üzerinde!

Birileri Cengiz’e hatırlattılar:

“Hani kılıç kullanmayacaktın,

eman (güvence) vermiştin,” dediler.

O da cevaben dedi ki: 

- “Evet, evet, size kılıç çekmeyeceğime dair söz verdim. 

Ama diri diri gömmeyeceğime dair söz verdim mi? 

Bu insanların ellerine, kazma kürek verildi,

kendi mezarları kendilerine kazdırıldı.

Ve diri diri toprağa gömüldü. 

Kaledeki yiğitler ise yiğitçe çarpışarak şehit oldular.

Ve Buhara, Moğollar tarafından yağma

ve talan edildikten sonra, ateşe verildi. 

Dostlar, işte böyledir bu hayat;

Bazen, yamuk kullara bir başka 

yamuk kullar tebelleş oluverir. 

Dün böyleydi yasa.

Bu gün değişti mi acaba?

Ne dersiniz?