KÖLELER VE KÖLECİLER

Şerif Simavi simavi48@gmail.com

ABD’deki Müslümanların,

drama üslubu ile köleliği dillendiren

bir plakları vardı yıllar önce. 

Sözlerini paylaşmak istedim:


“Sen dünyanın en sıcak,

en renkli vatanı olan

Afrika’da yaşıyordun.

İstediğin meyveyi koparabilir,

İstediğin gibi yaşayabilirdin.

Adın Ali, Abdullah, Ahmet, Mehmet’ti.

Bir gün kıyıya adamlar geldi.

Sen onları çiçeklerle karşıladın.

Ama onlar seni demirlere vurup

memleketlerine götürdüler; köle ettiler.

Adını Cassius, John, Michel koydular.

Bodrumlara kapattılar,

Hürriyetini elinden aldılar.

Seni alkole ve ahlaksızlığa

mahkûm ettiler.

Tekrar hürriyetine,

insanlığına dönmek istiyorsan

MÜSLÜMAN ol;

Adını değiştir, ruhunu değiştir.

ALLAH’A VE PEYGAMBERE koş.”

Ne yazıktır ki, 1848 yılına kadar

ABD’ye dokuz milyon köle taşınmıştır.

Bu Afrikalı kölelerin % 25’i,

ABD’ye varıncaya dek 

işkence, dayak, açlık 

ve susuzluk yüzünden 

hayatını kaybetmiş 

ve denize atılmıştır.

Kölelik mi?

O, Demokrasi ve insan haklarının

beşiği olan ülkelerde çoktan kaldırıldı(!) 

Meselâ; İngiltere’de, 1933’te, 

ABD’de 1863’te,

ve Fransa’da da 1848’de

güya kaldırılmıştı(!)