KÖLELER VE KÖLECİLER
ABD’deki Müslümanların,
drama üslubu ile köleliği dillendiren
bir plakları vardı yıllar önce.
Sözlerini paylaşmak istedim:
“Sen dünyanın en sıcak,
en renkli vatanı olan
Afrika’da yaşıyordun.
İstediğin meyveyi koparabilir,
İstediğin gibi yaşayabilirdin.
Adın Ali, Abdullah, Ahmet, Mehmet’ti.
Bir gün kıyıya adamlar geldi.
Sen onları çiçeklerle karşıladın.
Ama onlar seni demirlere vurup
memleketlerine götürdüler; köle ettiler.
Adını Cassius, John, Michel koydular.
Bodrumlara kapattılar,
Hürriyetini elinden aldılar.
Seni alkole ve ahlaksızlığa
mahkûm ettiler.
Tekrar hürriyetine,
insanlığına dönmek istiyorsan
MÜSLÜMAN ol;
Adını değiştir, ruhunu değiştir.
ALLAH’A VE PEYGAMBERE koş.”
Ne yazıktır ki, 1848 yılına kadar
ABD’ye dokuz milyon köle taşınmıştır.
Bu Afrikalı kölelerin % 25’i,
ABD’ye varıncaya dek
işkence, dayak, açlık
ve susuzluk yüzünden
hayatını kaybetmiş
ve denize atılmıştır.
Kölelik mi?
O, Demokrasi ve insan haklarının
beşiği olan ülkelerde çoktan kaldırıldı(!)
Meselâ; İngiltere’de, 1933’te,
ABD’de 1863’te,
ve Fransa’da da 1848’de
güya kaldırılmıştı(!)