KUR’AN OKUMAK MI?

Şerif Simavi simavi48@gmail.com


Bir Bilen Dostla sohbetteyiz.

Dedim ki: “Üstadım,

Ku’an’ı okuyanlarımız çoktur.

Çünkü o ilk kez “İKRA’”, oku! 

buyruğu ile inmeye başladı.

Peki, onu okuyalım ama nasıl okuyalım?”

“Sevgili Dost, derim ki,” dedi

ve devam etti bir BİLEN:

O Yüce Kitabı, her Müslüman

orijinalinden okumayı öğrenmesi

ve dahi sıkça okuması ya da

güzel okuyanlardan dinlemesi gerek.

Bu da yetmez; çünkü onu

ömür boyu anlamadan

okumak da yaraşmaz Müslümana.

Onu anlamak gerek anlamak.

Zaten okumak demek,

anla ve anlat demektir.

Anlamak için güvenilir tefsirlere

bakmak gerekir.

Bu da yeterli olmaz; onu getirenin,

bize tebliğ edenin uygulamasını, 

hayatını bilmek gerek.

Bu da yetmez; anladıklarımızı,

öğrendiklerimizi pratiğe dökmek gerek.

Bana, 

“Kur’an’ı iyi anlamak için

ne yapalım, ne okuyalım?” 

sorusunu sorarsanız,

derim ki:

Kur’an meallerini yani 

Türkçe çevirilerini okuyalım, derim. 

Ama mealler bazen 

kafa karışıklığına neden olabilir;

Onun için zaman zaman

tefsirlere de bakmak gerekir.

Bu güne dek Kur’an’ın üç yüze yakın

Türkçe meali; onu aşkın,

ciltlerce tefsiri (yorumu) yapılmış.

Bu tefsirler yapılırken, ayetlerle ilgili 

rivayetlere ve tefsiri yapan

kişinin görüşlerine yer verilmiştir. 

Böylece bazı tefsirlerde tasavvufi görüşler, 

bazılarında rivayetler, bazılarında da

müfessirin görüşleri ağırlık kazanmıştır. 

Bundan dolayı İlahiyatçılarımız,

Kur’an Tefsirlerini sınıflandırırken, 

“Rivayet ve dirayet tefsirleri” 

diye ikiye ayırırlar.

Heeee, ne yazık ki, bir de,

ayetlere batıni anlamlar 

ve dahi açıklamalar yükleyen,

cifr ilminden yararlanarak oluşturulan

tefsirler de yapılmıştır. 

Böyle tefsir yapanlara göre Kur’an, 

ancak bu şekilde anlaşılırmış. 

Ama ayetlerdeki bu batıni, gizemli anlamları,

bizler gibi sade vatandaşlar bilemezlermiş(!)

Onu ancak arif olanlar, rasihler,

(derin bilgi sahibi olanlar) bilebilirlermiş(!!!)

Bir de ruhsal varlıkların çeşitli celselerde

yaptıkları Kur’an yorumları var piyasada.

Onlar da bu yorumları şöyle takdim ediyorlar:

“Bu bilgiler çok uzun bir ruhsal celse çalışması 

sonucunda elde edilen, derlenen

ve bunun neticesinde alınan bilgilerdir (!)….”(1)

Peki, Sevgili Üstadım, dedim “Bir Bilen”e:

“Bizlerin hangi meal ve tefsirleri

okumamızı tavsiye edersiniz?””

O da dedi ki: Şerifçiğim, bazı kitapların 

adını vereceğim şimdi. Vereceğim, ama 

sakın reklam yaptığımı düşünmeyesin(!))))

Elmalı tefsirinin sadeleştirilmiş baskısı

güvenle okunabilir.. 

Diyanet Vakfı’nın beş ciltlik tefsiri 

ve ayrıca yorumlu meali; 

Seyyit Kutup’un, Fi zılal’il Kur’an’ı; 

Süleyman Ateş Hoca’nın tefsiri;

Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün meali....

Ve Muhammed Esed'in meali...

Şu anda aklıma gelenler bunlar. …”

Teşekkür ettim dostuma.

Bu sohbete siz ne dersiniz

değerli dostlar?????