MÜSLÜMANIZ! DİYECEKLERİNİ SANMIŞTIM."
Genç yaşında Birinci Dünya Savaşı'na
yedek subay olarak katılan ve
Doğu cephesinin Makineli bölüğündeki
askerlerimizi eğitmekte olan
Şevket Süreyya Aydemir diyor ki:
"... İstanbullu bir çavuştan başka
okuma yazma bilen yoktu (bölükte).
Daha ilk derste belli oldu ki,
bu bölükte, hangi dinden olduğumuzu
doğru dürüst ve kesin olarak bilen kimse de yoktu.
(...) Askerlere sordum:
-Bizim dinimiz nedir? Biz hangi dindeniz?
Hep birden:
-Elhamdü-l-illâh Müslümanız,
diye cevap vereceklerini sanıyordum.
Fakat öyle olmadı. Cevaplar karıştı.
Kimisi “İmam-ı Âzam dinindeniz” dedi.
Kimisi, “Hazreti Ali dinindeniz” dedi.
Kimisi de, hiçbir din tayin edemedi."
( Suyu Arayan Adam, İst. s. 109-110
Aynı soruyu bu gün sorsak
nasıl bir cevap alırız acaba?
Ne dersiniz???